Soçi’deki zirvenin şifreleri | Burhanettin Duran yazdı
SABAH Gazetesi yazarı Burhanettin Duran, bugünkü köşe yazısında, Başkan Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in dün Soçi'de gerçekleştirdiği görüşmeyi kaleme aldı. Tahıl koridoru müzakerelerinin devam edeceğini belirten Burhanettin Duran, "Bu tür zirvelerde iki lider, heyetlerinin detaylı müzakere ettiği konuları karara bağlıyor. Baş başa görüşme stratejik değerlendirmelere, ufuk turuna sahne oluyor." ifadelerini kullandı.
İşte Burhanettin Duran'ın bugünkü köşe yazısı:
"Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın günübirlik çalışma ziyareti için dün Soçi'deydik. 17 Temmuz'da sona eren tahıl koridoru anlaşmasının yenilenmesi ihtiyacının dünya gündeminde olduğu günlerde dikkatler Erdoğan-Putin görüşmesine çevrilmişti. Vilnius Zirvesi'nde Ankara'nın İsveç'in NATO üyeliğine yeşil ışık yakmasından sonra Türkiye-Batı ilişkilerinin yeniden canlandığı bir dönemde bu görüşmenin "zor geçeceğini" düşünenler de oldu.
Herkesin üzerinde ittifak ettiği husus ise Erdoğan ile Putin arasında çok özel bir lider diplomasisi olduğu. Yine 2015 sonrası yeniden yapılandırılan Türkiye-Rusya ilişkilerinin kendine has özellikleri bulunduğu. Suriye'de karşı karşıya gelme riskini yöneten iki lider, enerji ve turizmden savunmaya kadar birçok alanda işbirliğini güçlendirdi ve derinleştirdi. İki ülke arasında ticaret hacmi 69 milyar dolara ulaşırken hedef 100 milyar dolar olarak belirlendi. Akkuyu Nükleer Reaktörü'nden sonra Sinop'ta yeni reaktör yapılması da müzakere masasında. Ukrayna'daki savaş Türk-Rus ilişkilerinin mahiyetini bir ölçüde değiştirdi. Yaptırımlara katılmayan Türkiye hem stratejik otonomisini gösterdi hem de istisnai bir denge politikası yürüttü. Bugün hem Putin hem de Zelenski ile görüşerek diplomasiyi işletebilen tek lider Erdoğan.
Başkan Erdoğan ile Putin arasında görüşme öncesi samimi diyalog
Bu dengeyi Rusya ve Ukrayna ile ilişkileri bozmadan yürütebildi. Tahıl koridoru ve esir takası Ukrayna'daki savaş boyunca gerçekleşen en önemli diplomatik gelişmeler. İşte bu rol sebebiyle bütün başkentlerin gözü Soçi'deydi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konvoyu Soçi caddelerinden geçerken kaldırımlarda bekleyenlerin ilgisi kimi zaman video çekimi kimi zaman da el sallamak olarak kendisini gösterdi. Bu ilginin arkasında NATO ittifakı içerisinde olmasına rağmen Türkiye'nin yaptırımlara katılmaması vardı. Diğer bir faktör ise Erdoğan'ın halklara ulaşabilen ve beğeni toplayan lider özellikleriydi.
Soçi'deki görüşmelere dışişleri bakanının yanı sıra enerji, savunma, hazine ve maliye, sanayi ve teknoloji, tarım ve orman, ticaret bakanlarının katılması ikili konuların geniş kapsamını gösteriyordu. Ayrıca Merkez Bankası başkanının bulunması, yerli para kullanımı gündemine işaret ediyordu. MİT Başkanı ise Suriye dosyasını akla getiriyordu.
Malum son bir haftada Suriye hareketli. ABD, Suriye-Irak sınırını kontrol altına alarak İran etkisini sınırlandırmaya çalışıyor. Rakka'da YPG ve Arap aşiretleri arasında çatışma var. Ve Deyrizor'da Esed karşıtı gösteriler devam ediyor. Bu haliyle Suriye dosyası en ilginç müzakere alanı olabilir. Seçimlerin ardından buluşan Erdoğan ve Putin her zirvede olduğu gibi dün Soçi'de de çok sayıda konuyu ele aldı. Ukrayna savaşından küresel meselelere dair perspektiflerini paylaştılar. Bu tür zirvelerde iki lider, heyetlerinin detaylı müzakere ettiği konuları karara bağlıyor. Baş başa görüşme stratejik değerlendirmelere, ufuk turuna sahne oluyor.