SON DAKİKA… CHP’de kararsız 90 vekil kimin tarafına geçecek? Zaman Kemal Kılıçdaroğlu lehine işliyor…
SON DAKİKA… Mahkeme kararı sonrası Kemal Kılıçdaroğlu'nun göreve döndüğü Cumhuriyet Halk Partisi'nde kriz giderek tırmandı. Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel'in aynı saatte yaptığı bayramlaşma töreninde adeta hesaplaşma yaşanırken milletvekillerinin kime destek vereceği de en merak edilen konular arasındaydı… SABAH yazarı Melih Altınok, bugünkü yazısında CHP'deki kaosu kaleme aldı. Altınok, kararsız 90 vekilin olduğuna dikkat çekerek "Geçen dakika, Özel'in yaşına sık sık atıfta bulunduğu Kılıçdaroğlu'nun lehine" ifadelerini kullandı. İşte Melih Altınk'un bugünkü yazısı…
Dün aynı saatte, CHP Genel Merkezi'nde Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Güvenpark'taki İl Başkanlığı'nda ise Özgür Özel'in bayramlaşma programı vardı.
Beklendiği üzere daha kalabalık bir gruba seslenen Özel, Kılıçdaroğlu hakkındaki "Saray işbirlikçisi" ithamlarını tekrarladı.
Ardından, "Ülkesini seven arkamdan gelsin!" çağrısıyla Anıtkabir'e doğru yürüyüşe geçti.
Birkaç kilometre ötede ise Kılıçdaroğlu'nun makam aracı kırmızı-beyaz karanfillere boğuldu; partililer "Halkın umudu Kılıçdaroğlu" sloganları attı.
Kemal Bey'in üç gün öncesinden "bekleyin" diyerek duyurusunu yaptığı konuşması da birliği imkânsız kılacak ağırlıktaydı.
"Arkamızdan sinsice sızan, ruhunu satmış FETÖ terör örgütü ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum" sözleriyle Özel ve ekibini açıkça "içimizdeki FETÖ" ve "dış odak işbirlikçisi" olarak damgaladı.
"Haram sofralarına meze yapan hortumları kesmediğim, şerefli delegeleri pavyon masalarında pazarlık konusu yapanların maskesini indiremediğim için..." diyerek arınma mesajının altını kalınca çizdi.
Peki, kılıçların bu denli sert çekildiği böyle bir ortamda taraflar daha ne kadar bir çatı altında kalabilirler?
Evet, CHP'nin 100 yıllık kurumsal yapısı, tüzüğü, yerel yönetimleri ve milletvekili koltukları kolay dağılmaya izin vermez.
Ama bu sefer FETÖ özrü, haram-pavyon ithamları, Anıtkabir yürüyüşü o kadar sembolik ve ağır ki, eski tür barış pek mümkün görünmüyor.
Bu kadar ağır ithamlar varken "birlik" lafı boşta kalıyor.
MELİH ALTINOK