SON DAKİKA | Fetullah Gülen CIA ve Pentagon tarafından kodlandı Ecevit eliyle ABD’ye kaçırıldı
Son dakika haberi: ABD'nin komünizm tehdidine karşı desteklediği FETÖ hareketi, kuruluşundan yıllar sonra adeta CIA'nın o bölgelerdeki istasyonlarına dönüştü. Hakkında soruşturmalar açılan elebaşı Fetullah Gülen ise dönemin başbakanı Bülent Ecevit'in "Lütfen Amerika'ya gidin" telefonu ile 21 Mart 1999'da ABD'ye kaçtı.
ÖNCEKİ RESİMLER İÇİN TIKLAYINIZ
Siyasetçilerle filizlenen darbelerle büyütülen FETÖ tarafından, Gülen hakkında rapor hazırlayan DGM Başsavcısına kaset kumpası kurularak görevden uzaklaştırıldı. Devlet refleksinin ne olacağını kestiremeyen Gülen, Ecevit'in desteğini de alarak eski CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek'in referansıyla Amerika'ya kaçtı. Burada Kasım Gülek'in ABD'de albay olarak Pentagon'da görev yapan ve daha sonra şüpheli şekilde ölen baldızı Aylin Rodomisli aracılığıyla Pentagon ve CIA ile bağlantı kurdu. 1999 yılında yeniden kodlanan FETÖ elebaşı için o dönemin CIA yetkilileri Graham Fuller ve George Fidas oturum izni için referans mektubu yazdı.
Darbelerle beslenen ve palazlandırılan FETÖ, 28 Şubat 1997 postmodern darbesini de destekledi. Gülen, o dönemde açtığı okul ve dershaneleri örgüte militan yetiştirmek için üs olarak kullandı. Ankara DGM'nin terör örgütü kurduğu gerekçesiyle hakkında 19 Mart 1999'da soruşturma açtığı Gülen, iki gün sonra ABD'ye kaçtı. Bunu unutmayan FETÖ, soruşturmayı yapan savcıya Bal Tuzağı ve kaset kumpası kurdu. Gülen, 1999'da kaçtığı Amerika'dan ülkemizin kurumlarına yerleştirdiği militanlarıyla siyasilere kumpaslar kurdu, 15 Temmuz'da da darbe girişiminde bulundu. Fetullahçı Terör Örgütü, lideri ABD'ye kaçtıktan sonra tam bir Neo-Gladyo örgütlenmesi haline geldi. FETÖ-Gladyo ilişkisinin aydınlatılması örgütün kodlarını çözmek açısından önemli. Türkiye Cumhuriyeti devleti bu konuda 15 Temmuz'dan sonra ciddi mesafe kat edebildi.
28 ŞUBAT'TA MAĞDUR OLMAYAN TEK CEMAAT!
Fetullah Gülen, 28 Şubat 1997 darbesine de açıktan destekledi, İmam-Hatip liselerini kapatan, başörtüsü yasağı getiren, Kur'an-ı Kerim eğitim ve öğretimini yasaklayan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararlarını savundu. Gülen, kendisinden nefret eden Refah Yol Hükümeti'nin başbakanı Necmettin Erbakan'ın iktidarı bırakması için açıklamalarda bulundu.
Darbecilerin aldığı MGK kararlarının yanlış olduğunda bir sevap, doğru olduğu takdirde 2 sevap verileceğini açıklayan Gülen, 16 Nisan 1997 tarihinde; "MGK kararları belki bu şekilde tavsiye niteliğinde, bazıları onları muhtıra şeklinde de algıladı. Bu şekliyle gelişmiş demokrasilerde antidemokratik bulunabilir. Fakat şurası da bir gerçek ki milli güvenliğin hâlihazırdaki konumu anayasal bazı esaslara dayandırılmıştır. (...) Eğer işin içinde bir hata varsa bu içtihat hatasıdır. Hatta fakihlerin mülahazasıyla da yaklaşılabilir, içtihattaki hatalar bir sevap kazandırır, isabet olursa iki sevap kazandırır mülahazası." iddiasında bulundu.
'POSTMODERN DARBE BELKİ DE GÜLEN'İN ÖNÜNÜ AÇMA PROJESİYDİ'
28 Şubat'ta elebaşı Gülen'in rolü, darbe girişiminin ardından kurulan Meclis Araştırma Komisyonu raporlarına da yansıdı. Gülen hakkında 1999 yılında rapor hazırlayan eski Ankara Emniyet Genel Müdürü Cevdet Saral, "28 Şubat sürecinde en az darbeyi alan, en az sıkıntıyı yaşayan dinsel örgütlerden birisi Fetullah Gülen cemaatidir. Ecevit bu cemaatle ilgili sempatik bir tavır içerisindeydi. Bunu inkâr etmenin bir manası yok. Ecevit'in cemaatin felsefesiyle ters düşen hiçbir tarafı yoktu. Bu cemaat nüfuz ticareti yaptı. Her kesimdeki insan modeliyle yaptı bunu. Belki de Fetullah Gülen bir devlet projesiydi. Belki de 28 Şubat, Gülen'in önünü açma projesiydi." değerlendirmesinde bulundu.
FETÖ elebaşı Gülen, 28 Şubat'a böyle destek olmuştu! İşte o skandal sözler... | Video