Yapay zekadan korkmalı mıyız? Uzman isimler uyardı: Türkiye’de seferberlik başlatmalıyız
SABAH Gazetesi, Yapay Zekâ dosyasını aralıyor. Yapay zekâyı masaya yatıran SABAH, "Tarihi, geçmişi nereye kadar dayanıyor?", "Son 15 yılda neden bu kadar ilerledi?", "Faydaları ve zararları neler?", "Dünya yapay zekâya nasıl bakıyor, Türkiye bu alanda ne durumda?", "Hangi meslekler bitecek, hangileri türeyecek?", "Araştırmalarda neler var?" sorularına yanıt arıyor. SABAH'a konuşan uzman isimler ise konuyu derinlemesine ele alıyor. İşte yapay zekâ dosyası…
Teknolojik gelişmeler dünyada birçok değişime neden oldu. En hızlı gelişen teknoloji ise yapay zekâ. Hayatımızın hemen her anına etki eden bu teknoloji başımızı döndürecek hızda ilerliyor. İnsana neredeyse bire bir benzeyen robotlar, tez hazırlayan yazılımlar ve son olarak ses taklidiyle dolandırıcılığa karışan teknikler. Dünyada bazı ülkeler yapay zekâ teknolojisi alanında büyük adımlar atıyor. Uzman isimler 1,5 yıl gibi kısa bir süre sonra yapay zekânın dünyanın merkez odağında yer alacağını vurguluyor.
Türkiye'de ise toplumun büyük bir çoğunluğu ise "Yapay zekâ nedir?" sorusuna doğru cevabı veremiyor. Bir araştırmanın sonucuna görü Türkiye'de toplumun yüze 20'sinin aklına yapay zekâ denilince robot geliyor. Türkiye'de yüzde 71 oranında kişi, gelecekte yapay zekâ ile ilgilenmeyi düşünmezken, uzmanlar, ABD, Singapur, Çin gibi ülkelerdeki güncel gelişmeleri örnek göstererek devlet desteğiyle yapay zekâya yönelik adımların atılması gerektiğine vurgu yapıyor.
Yapay zekâyı masaya yatıran SABAH, "Tarihi, geçmişi nereye kadar dayanıyor?", "Son 15 yılda neden bu kadar ilerledi?", "Faydaları ve zararları neler?" , "Dünya Yapay zekâya nasıl bakıyor ve Türkiye bu alanda geç mi kaldı?", "Ne gibi gelişmeler var?" , "Hangi meslekler bitecek hangileri türeyecek?" ve "Araştırmalarda neler var?" sorularına yanıt arıyor. SABAH'a konuşan uzman isimler ise bu konuyu derinlemesine ele alıyor.
YAPAY ZEKÂ 10-15 YILDA İLERLEDİ
Yapay Zekâ Derneği Başkanı Prof. Dr. Ali Serhan Koyuncugil, yapay zekânın geçmişinin çok eskilere dayandığını, ilk faaliyetlerinin 1200'lerde robotik olarak El-Cezirî tarafından yapıldığını, sonra Leonardo da Vinci'nin 1500'lerde otonom araçlar yaptığını ve modern anlamda yapay zekâ olgusunun temellerinin ise 1930'lu yıllarda Alan Turing tarafından atıldığını belirtiyor. Prof. Dr. Koyuncugil şunları söylüyor: "Alan Turing 'Acaba biz düşünen bir makine yaratabilir miyiz?' diye soruyor. 1950'de yayınladığı bir makalede bunun mümkün olduğunu belirtiyor. Yapay zekâ dediğimiz olgu da insanın işlerini makinaya yaptırma gayretinin bir sonucu."
İnsanın sürekli olarak işlerini nesnelere ve makinalara yaptırma gayreti içerisinde olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Koyuncugil, "Bunun kurumsal ismine ise sanayi devrimi diyoruz. 1700'lerde buharlı makinalar, 1800-1950'lerde elektrikli makinalar, 1970'de otomasyona dayalı sistemler, nihayet 2000'de otonom sistemler yani kendi kendine karar veren yapay zekâ temelli sistemler ortaya çıktı. Yapay zekâ, 1950'de fikir olarak ortaya çıktığı halde 2000'lere kadar beklendi. Çünkü elimizde yeterli veri yoktu ama artık mobil cihazların ortaya çıkmasıyla hepimiz birer veri üreticisi haline geldik ve 10-15 yıl içerisinde ilerleme kat edildi" diyor.
FATMA DAMLA KAYAYERLİ