'Özür dilemek yerine bize iftira atıyorlar'

Erdoğan, soykırım iddialarına Çanakkale'de yanıt verdi: Türk milletinin vatanına tasallut eden kimi ülkelerde alınan haksız kararlar, özür dilenmesi gereken bir millete iftiradan başka anlam taşımaz

Başbakan Tayyip Erdoğan, ABD ve İsveç'te kabul gören Ermeni iddialarına, şehitler diyarı Çanakkale'den yanıt verdi. Çanakkale Zaferi'nin 95. yıldönümü törenlerinde Ermeni tezlerine destek veren ülkelere "Siz kendinize bakın" mesajı gönderen Erdoğan, şöyle dedi: "Çanakkale'de emperyalist duygularla ölüm kusan, Türk milletinin vatanına tasallut eden kimi ülkelerde bugün görülen sorumsuz açıklamalar, alınan haksız kararlar, özür dilenmesi gereken bir millete karşı iftira atmaktan başka hiçbir anlam taşımaz." Konuşmasında Atatürk'ün Çanakkale'de ölen düşman askerleri için "Onlar, bu topraklarda canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır" sözlerini hatırlatan Erdoğan şu mesajları verdi:

'ÖZÜR DİLENMELİ'
Mustafa Kemal'in bu sözleri bizim binlerce yıllık sevgi ve hoşgörü medeniyetimizin ruhunu yansıtan son derece anlamlı ifadelerdir. O dönemde bizim Yemen'den, Hicaz'dan, Irak'tan, Filistin'den toplanan askerlerimiz Mısır'daki toplama kamplarında insanlık dışı şartlar altında kötü muameleye maruz kalırken, Çanakkale'de esir düşen düşman askerlerine misafir muamelesi yapılmış, ölülerine dahi hürmet gösterilmiştir.
1915'te bu milleti tarih sahnesinden silmek için her türlü saldırı sahneye konulurken, tüm bu vahşeti görmeyerek başka yerlere takılmak haksızlıktır, vicdansızlıktır. Ayağında çarığı yokken, kursağından bir kaşık çorba geçmezken, göklerden ölüm yağarken, bu Mehmetçik düşmanına kahve ikram edecek kadar, ekmeğini esir düşen düşman askerle paylaşacak kadar azizdir, kahramandır.
Alınan haksız kararlar, özür dilenmesi gereken bir millete karşı iftira atmaktan başka hiçbir anlam taşımaz. Dünya savaşlarında milyonlarca insanın ölümüne sebep olan kimi ülkeler, önce kendi anlayışlarını, kendi eylemlerini, kendi yanlışlarını gözden geçirmeli. Bu ülkenin tarihi de parlamentolarca çarpıtılamayacak kadar temizdir, azizdir, şanlıdır, güneş gibi parlak bir hakikattir.
Mehmetçik tarihe sığmayacak kadar, makbere sığmayacak kadar büyüktür. Düşünün: Sene 1915... Bir taraftan Çanakkale'de savaşan bir Türk milleti var. Diğer taraftan Türkiye'nin değişik yanlarında vatan topraklarını savunmaya çalışan bir Türk milleti var. Böyle bir dönemde Türkiye'yi soykırımla yargılamak isteyenler önce bunu bilmelidirler. Bugünü anlamalıdırlar.
1915'te Türkiye'nin doğusunda yaşanan olaylar aydınlatılmak isteniyorsa, bunun adresi binlerce kilometre uzaktaki parlamentolar değil, arşivlerdir, belgelerdir, anılardır, raporlardır, mektuplardır, resimlerdir.
Geleceği barış ve kardeşlik üzerine kurmalıyız. Geçmişe takılıp kalanlar aydınlık bir geleceğe ulaşamazlar.
Tüm dünyanın dilinin tutulduğu bir dönemde mazlum halklar için sesimizi cesaretle yükselttik. Gürcistan için, Darfur için, Afganistan, Aden körfezi için nasıl barış, adalet ve huzur istiyorsak aynı şekilde Gazze için, Kudüs için, Karabağ için de barış, adalet, huzur istiyoruz.
Sevgili gençler, çocuklar. Şehitlerimiz vazifelerini yaptılar. O tarihi kanlarıyla yazdılar. Şimdi sizler o tarihi en doğru şekilde anlamak ve aktarmak gibi önemli bir mesuliyet taşıyorsunuz. Lütfen tarihinize bigane kalmayın. Tarihinize, geçmişinize sırtınızı asla dönmeyin. Bu toprakların tarihini en iyi şekilde yazabilecek, aksettirebileecek, gerçekleri açığa çıkaracak olanlar en önce sizlersiniz. Özgüveniniz tam olsun.

MISIR'DA NE OLMUŞTU?
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan'ın konuşmasında değindiği Mısır'daki kamp Seydibeşir Usare kampıydı. İngilizlerin esir aldığı 16. Tümen'in 48. Alayı'na bağlı Türk askerleri kampta işkenceye maruz kalmıştı.

Google Haberler'de tüm geliþmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ý takip edin.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!