Altı cemevi üstü cami
Ordu Fatsa'daki Alevi vatandaşların yaptığı ibadethane " Türkiye'de tek" olma özelliği taşıyor. Buradaki Aleviler, altlı üstlü yaptırdıkları Cemevinde semah dönerken Camide de namaz kılıyorlar.
Ordu'nun Fatsa ilçesindeki bu ibadethane görenleri şaşırtıyor. Hz. Ali Camii ve Hz. Ali Cemevi altlı üstlü olarak ikisi bir arada hizmet veriyor. Binanın ilk katı aşevi, ikinci katı Cemevi, üçüncü katıda Cami olarak kullanılıyor. Üstelik Cemevini kullanan Aleviler Camiyi de kullanıyor.
Altı Cemevi üstü cami olan bu bina 14 yıl önce bir hayırseverin bağışladığı 174 metrekare arazi üzerine "Cemevi ve Cami Yaptırma Derneği" tarafından yaptırılmış. Cami ve Cemevinin yapılışı hakkında detaylı bilgileri Dernek Başkanı Ali İhsan Kartal'dan alıyoruz:
TÜRKİYE'DE BAŞKA ÖRNEĞİ YOK
"Bu ibadethane Türkiye'de tek, Cemevi ve Cami aynı çatı altında. Burada Alevi vatandaşlarımız hem cem ibadetini yerine getirip semah dönüyor, hem de ezan okununca yukarı çıkıp namazını kılıyor. Bu şekilde gelenek ve göreneklerimizi devam ettiriyoruz. Biz eskiden cemlerimizi evlerde yapardık, aynı zamanda Cami'ye de giderdik. İlerleyen zamanlarda şehirlere göç oldu, evler küçüktü ve cem yapmaya müsait değildi. Yeni bir Cemevi yaptırmak istedik, bizler hem cem yapıp hem de camiye gittiğimiz için 1996 yılında cemevimizle birlikte üstüne camimizi yaptırdık. Aleviler de namaz kılar, bizler elhamdülillah Müslüman'ız. Burada Aleviler namaz kılıyor, kuran okuyor. Cenazelerimizi de buradan kaldırıyoruz. Sünni vatandaşlar da yeri geldiğinde cem törenlerimize katılıyor" dedi.
CAMİNİN İMAMI DA ALEVİ
Kendisinin de Alevi kökenli olduğunu belirten, İlahiyat Fakültesi mezunu olan, Hz. Ali Cami İmamı Ali Rıza Güvenkaya; "Cami ve Cemevi'nin bir arada hizmet vermesinden kimse rahatsızlık duymadı. Sünnilerin de Alevilerin de tepkisi olumluydu. Zaten İslamiyet'in özünde de hoşgörü yatar. Dışarıdan gelen vatandaşlar Cami ve Cemevimizin üst üste olduğunu gördüklerinde çok şaşırıyorlar. Örneğin; K.Maraş Elbistan'dan gelen bir Alevi arkadaşımız olmuştu. Nasıl böyle bir şey olabilir diye şaşırmış, anlam verememişti. Ama konuşup kendi anlayışımızı anlattığımızda hoşgörüyle karşıladı." dedi.
Cami ve Cemevi'nin bulunduğu bölge önceden Alevi ağırlıklıyken, sonradan Toki konutlarının yapılmasıyla Sünni nüfusu ağırlık kazanmış. Maddi sorunlardan dolayı halk caminin minaresini dahi yaptıramamış. Alevilerin camiyi beş vakit kullanmadığını ama Cuma namazlarında büyük bir katılım olduğunu öğreniyoruz.
Ordu'nun Fatsa ilçesindeki bu ibadethane görenleri şaşırtıyor. Hz. Ali Camii ve Hz. Ali Cemevi altlı üstlü olarak ikisi bir arada hizmet veriyor. Binanın ilk katı aşevi, ikinci katı Cemevi, üçüncü katıda Cami olarak kullanılıyor. Üstelik Cemevini kullanan Aleviler Camiyi de kullanıyor.
Altı Cemevi üstü cami olan bu bina 14 yıl önce bir hayırseverin bağışladığı 174 metrekare arazi üzerine "Cemevi ve Cami Yaptırma Derneği" tarafından yaptırılmış. Cami ve Cemevinin yapılışı hakkında detaylı bilgileri Dernek Başkanı Ali İhsan Kartal'dan alıyoruz:
TÜRKİYE'DE BAŞKA ÖRNEĞİ YOK
"Bu ibadethane Türkiye'de tek, Cemevi ve Cami aynı çatı altında. Burada Alevi vatandaşlarımız hem cem ibadetini yerine getirip semah dönüyor, hem de ezan okununca yukarı çıkıp namazını kılıyor. Bu şekilde gelenek ve göreneklerimizi devam ettiriyoruz. Biz eskiden cemlerimizi evlerde yapardık, aynı zamanda Cami'ye de giderdik. İlerleyen zamanlarda şehirlere göç oldu, evler küçüktü ve cem yapmaya müsait değildi. Yeni bir Cemevi yaptırmak istedik, bizler hem cem yapıp hem de camiye gittiğimiz için 1996 yılında cemevimizle birlikte üstüne camimizi yaptırdık. Aleviler de namaz kılar, bizler elhamdülillah Müslüman'ız. Burada Aleviler namaz kılıyor, kuran okuyor. Cenazelerimizi de buradan kaldırıyoruz. Sünni vatandaşlar da yeri geldiğinde cem törenlerimize katılıyor" dedi.
CAMİNİN İMAMI DA ALEVİ
Kendisinin de Alevi kökenli olduğunu belirten, İlahiyat Fakültesi mezunu olan, Hz. Ali Cami İmamı Ali Rıza Güvenkaya; "Cami ve Cemevi'nin bir arada hizmet vermesinden kimse rahatsızlık duymadı. Sünnilerin de Alevilerin de tepkisi olumluydu. Zaten İslamiyet'in özünde de hoşgörü yatar. Dışarıdan gelen vatandaşlar Cami ve Cemevimizin üst üste olduğunu gördüklerinde çok şaşırıyorlar. Örneğin; K.Maraş Elbistan'dan gelen bir Alevi arkadaşımız olmuştu. Nasıl böyle bir şey olabilir diye şaşırmış, anlam verememişti. Ama konuşup kendi anlayışımızı anlattığımızda hoşgörüyle karşıladı." dedi.
Cami ve Cemevi'nin bulunduğu bölge önceden Alevi ağırlıklıyken, sonradan Toki konutlarının yapılmasıyla Sünni nüfusu ağırlık kazanmış. Maddi sorunlardan dolayı halk caminin minaresini dahi yaptıramamış. Alevilerin camiyi beş vakit kullanmadığını ama Cuma namazlarında büyük bir katılım olduğunu öğreniyoruz.