Cezaevini müze yapın
Başbakan Erdoğan'ın, "Diyarbakır cezaevi yıkılacak" açıklaması üzerine Diyarbakır Baro Başkanı ve sivil toplum örgütleri, kendisine, "Müze yapın" ricasında bulundu: Cezaevini yıkarak hafızamızı silmeyin
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Diyarbakır mitinginde, "Diyarbakır Cezaevi'ni kapatacağız. Orasının 12 Eylül'ü hatırlatmasını istemiyoruz" demesi, cezaevinin müze olmasını isteyen Diyarbakırlıları harekete geçirdi. Diyarbakır Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar, iftarda biraraya geldiği Erdoğan'a "O cezaevini yıkarak hafızamızı silmeyin" dedi. Başbakan Erdoğan da cezaevinin kapatılması ile ilgili kararlarının net olduğunu ama yıkımın kesinleşmediğini ve konuyu değerlendireceklerini söyledi. Diyarbakır'daki Sivil Toplum Kuruluşları da cezaevinin yıkılmamasını, müzeye dönüştürülmesini istiyor. Sivil toplum örgütü temsilcilerinin, cezaevinin akıbetiyle ilgili görüşleri şöyle:
"MÜZEYE DÖNÜŞTÜRÜLMELİ"
Diyarbakır Baro Başkanı Avukat Mehmet Emin Aktar: 12 Eylül'de bir vahşet yaşandı. Bu vahşetin en fazla somutlaştığı yer Diyarbakır Cezaevi'dir. Bu, gelecek kuşaklara aktarılmazsa; 1980'den sonra doğan veya o tarihte daha çocuk olanlar, Diyarbakır Cezaevi'nde neler yaşandığını bilemezler. Orayı yok ettiğimiz zaman toplumun hafızasını silmiş oluruz. Buna hakkımız yok. Burası bir müzeye dönüştürülsün ve her köşesinde, her koridorunda, her koğuşunda neler yaşandığı yazılsın. Çünkü orada onlarca insan öldürülmüş, binlerce insan işkence görmüş. Kesinlikle orasının müze olmasını istiyoruz.
"DÜNYADA BÖYLE OLUYOR"
Güneydoğu Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Şahismail Bedirhanoğlu: Başbakan ile Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar'ın görüşmesi sırasında yanlarındaydım. Başbakan konuyu değerlendireceklerini söyledi. Cezaevinin yıkılması bir dönemin hafızalardan silinmesi demektir. Diyarbakır Cezaevi'nin müze olarak düzenlenmesi ve böyle kalması çok önemli. Dünyada da zaten bu işler böyle oluyor.
"GEÇMİŞLE YÜZLEŞİLMELİ"
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Galip Ensarioğlu: Geçmişle barışmadan tam demokrasiyi yakalamak mümkün değil. Bu da ayıp değil. Almanya hâlâ insanları yaktıkları fırınları müze olarak kullanıyor ve bunları her yıl milyonlarca insan ziyaret ediyor. Bu bir olgunluktur, erdemdir. Bu anlamda Diyarbakır Cezaevi geçmişle yüzleşme açısından en önemli sembollerden biridir.
"DOZERİN ÖNÜNE ATLARIM"
Diyarbakır Cezaevi'nde işkencelere uğrayan 75 yaşındaki eski hâkim ve milletvekili Nurettin Yılmaz: Bu cezaevi yıkılırsa yemin ediyorum canımı hiçe sayıp Diyarbakır'a gelirim ve kendimi dozerlerin önüne atarım. Bu cezaevi yıkılırsa, gelecek nesiller maalesef bizi ve bizlere yapılan işkenceleri unutur. İnsanlık onurunun kabul etmeyeceği işkencelere maruz bırakıldık bu cezaevinde. Kesinlikle burasının bir müzeye dönüştürülmesi lazım. Hatta daha da öteye gidilerek, buranın şehitlik ilan edilmesi lazım. Müzenin üzerine uluslararası seferler yapan uçaklardan bile görülecek, yüzlerce metre yüksekliğinde bir anıt dikilmeli.
"UTANÇ MÜZESİ OLSUN"
İHD Bölge Temsilcisi Ali Akıncı: Diyarbakır Cezaevi'nin, işkence aletleri ile bir utanç müzesine dönüştürülmesi gerekir. Jentteki Sivil Toplum Kuruluşları ve kent dinamiklerinin talebi, cezaevinin yıkılmadan utanç müzesine dönüştürülmesidir. Başbakan değerlendirmelerini bu noktada yapmalıdır.
"TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ"
Diyarbakır Esnaf ve Sanatkar Odası Başkanı Alican Ebedinoğlu: Diyarbakır Cezaevi'nin Diyarbakır halkı için sembolik bir öneme sahip olduğunu sayın Başbakan'a aktardım. Kendisi de 2011 yılında, yine bizlerle, STK'larla yapacağı görüşme sonrasında bunun mümkün olabileceğini söyledi. Biz de konunu takipçisi olacağız.