'Yeni anayasayı biz yaparız demem'
"Kurmaylarımdan yüzde 58'in değil, yüzde 42'nin analizini istedim" diyen Erdoğan, 2011'de hazırlanacak yeni anayasada mutlaka uzlaşma arayacaklarının altını çizdi
Referandum sonrasında kurmaylarından yüzde 58'in değil, yüzde 42'nin analizini istediğini belirten Başbakan Tayyip Erdoğan, 2011 seçimlerinin ardından yeni anayasa için çalışmalara başlayacaklarını tekrarladı ve "Diğerleri de çalışmalarını yapsınlar ve uzlaşma komisyonu kuralım. 'Biz yapacağız' demeyeceğiz. Şimdiden veriyorum müjdesini. Hodri meydan" dedi. İstanbul Ticaret Odası'nın (İTO) Meclis Toplantısı ve 'Başarılı KOBİ Yarışması'nın ödül törenine katılan Erdoğan, şu mesajları verdi:
2011 SONRASINA DAVET
2011 genel seçimlerinin hemen sonrasında yeni bir anayasa yapmak için çalışmaları başlatacağız. Diyoruz ki sorumluluğu olan kurum, kuruluş hepimiz bir çalışmanın içine giriyoruz. Yeni bir anayasa istiyorsak, ne düşünüyorsak, neyi o anayasada görmek istiyorsak, buyurun çalışmayı yapalım.
Köksal Toptan'ın Meclis Başkanlığı döneminde mecliste grubu bulunan partilere uzlaşma komisyonu için teklif getirdik. Ana muhalefet partisi, 'Böyle bir komisyona üye vermeyiz' dedi. Şimdi biz her şeye varız. Diyoruz ki diğerleri de çalışmalarını yapsınlar ve 2011 seçimlerinden sonra biz iktidar partisi olursak, meclis başkanlığına kim gelirse böyle bir uzlaşma komisyonu kuralım. 'Biz yapacağız' demeyeceğiz. Şimdiden veriyorum müjdesini. Orada da o adımı atalım. Hodri meydan. Yeter ki bu ülkede bütün STK'ların katılımını sağlayalım. Aydınlarımızın katılımını sağlayalım ve böylece anayasamızı oluşturalım. 2011'de, Allah ömür verirse inşallah 10 ay sonra bu seçimler olacak. Bu adımları atalım.
2011 seçimlerinde de ekonomik programa uyacağız. Bu halk oylamasında dediler ya, 'Devletin tüm imkanlarını seferber ettiler.' Doğru, Hazine yardım yaptı. Onu kullanıyoruz. Ama grubu olan partiler de Hazine yardımını alıyor. Bu yasalarla sana verilmiş hak. Diyor ki. 'Ülkenin başbakanı şu tarihe kadar makam aracını kullanır.' Yok 'Hanımına alıyor, kızına alıyor, çocuğuna alıyor.' Yasa diyor ya. Herhalde hanımsız dolaşacak halim yok.
'HAYIR VERMESEYDİM'
Türkiye'nin geleceği adına çok önemli sınavı milletçe başarı ile verdik. Sadece evet diyenler kazanmadı. Hayır diyenler de kazandı. Bir müddet sonra keşke ben de hayır vermeseydim diyenleri göreceksiniz..
(Yarından itibaren karanlık bir gün başlıyor sözleri) Düşünebiliyor musunuz? Yargıda üst kademelere gelmiş bir kişi bu açıklamayı yapabiliyor. Bu ne kadar karanlık bir zihniyet olduğunu gösteriyor. Aslında sormak lazım, kararan ne var göster bakalım. Aslında bu ülke karanlıktan aydınlığa çıkıyor. Millet bunun kararını verdi. Hem bir taraftan diyeceksin ki, 'Saygı duymak lazım'; e o zaman niye kararıyor?
Niçin kaybettiğini anlayamayanlar sürekli kaybetmeye mahkumdur. Referandum sonrasında kurmaylarımdan yüzde 58'in değil, yüzde 42'nin analizini istedim. Biz milletin mesajına sağır kesilemeyiz. Çünkü aynı mesajı almak istemiyorum. 'Hayır'ın da 'Evet'e dönüşmesi lazım. Bir siyasetçinin de hedefi bu olmalı. Nerede eksiğimiz var? Bireysel olarak yanlışımız, eksiğimiz olabilir. Ama ben bir kulum. Eksiğim olacak. Ama hakaret etmem. Ettiysem özür dilerim. Bunu da zaten söyledim, söylüyorum. Yani rakibim nereden giyiniyor, ne yapıyor, onlarla uğraşmam. Ayakkabısı, şusu, busu bindiği arabayla uğraşmam. Politikamda hiçbir zaman
böyle bir şey yer almamıştır. Güle güle kullansın derim.
2011 SONRASINA DAVET
2011 genel seçimlerinin hemen sonrasında yeni bir anayasa yapmak için çalışmaları başlatacağız. Diyoruz ki sorumluluğu olan kurum, kuruluş hepimiz bir çalışmanın içine giriyoruz. Yeni bir anayasa istiyorsak, ne düşünüyorsak, neyi o anayasada görmek istiyorsak, buyurun çalışmayı yapalım.
Köksal Toptan'ın Meclis Başkanlığı döneminde mecliste grubu bulunan partilere uzlaşma komisyonu için teklif getirdik. Ana muhalefet partisi, 'Böyle bir komisyona üye vermeyiz' dedi. Şimdi biz her şeye varız. Diyoruz ki diğerleri de çalışmalarını yapsınlar ve 2011 seçimlerinden sonra biz iktidar partisi olursak, meclis başkanlığına kim gelirse böyle bir uzlaşma komisyonu kuralım. 'Biz yapacağız' demeyeceğiz. Şimdiden veriyorum müjdesini. Orada da o adımı atalım. Hodri meydan. Yeter ki bu ülkede bütün STK'ların katılımını sağlayalım. Aydınlarımızın katılımını sağlayalım ve böylece anayasamızı oluşturalım. 2011'de, Allah ömür verirse inşallah 10 ay sonra bu seçimler olacak. Bu adımları atalım.
2011 seçimlerinde de ekonomik programa uyacağız. Bu halk oylamasında dediler ya, 'Devletin tüm imkanlarını seferber ettiler.' Doğru, Hazine yardım yaptı. Onu kullanıyoruz. Ama grubu olan partiler de Hazine yardımını alıyor. Bu yasalarla sana verilmiş hak. Diyor ki. 'Ülkenin başbakanı şu tarihe kadar makam aracını kullanır.' Yok 'Hanımına alıyor, kızına alıyor, çocuğuna alıyor.' Yasa diyor ya. Herhalde hanımsız dolaşacak halim yok. 'HAYIR VERMESEYDİM'
Türkiye'nin geleceği adına çok önemli sınavı milletçe başarı ile verdik. Sadece evet diyenler kazanmadı. Hayır diyenler de kazandı. Bir müddet sonra keşke ben de hayır vermeseydim diyenleri göreceksiniz..
(Yarından itibaren karanlık bir gün başlıyor sözleri) Düşünebiliyor musunuz? Yargıda üst kademelere gelmiş bir kişi bu açıklamayı yapabiliyor. Bu ne kadar karanlık bir zihniyet olduğunu gösteriyor. Aslında sormak lazım, kararan ne var göster bakalım. Aslında bu ülke karanlıktan aydınlığa çıkıyor. Millet bunun kararını verdi. Hem bir taraftan diyeceksin ki, 'Saygı duymak lazım'; e o zaman niye kararıyor?
Niçin kaybettiğini anlayamayanlar sürekli kaybetmeye mahkumdur. Referandum sonrasında kurmaylarımdan yüzde 58'in değil, yüzde 42'nin analizini istedim. Biz milletin mesajına sağır kesilemeyiz. Çünkü aynı mesajı almak istemiyorum. 'Hayır'ın da 'Evet'e dönüşmesi lazım. Bir siyasetçinin de hedefi bu olmalı. Nerede eksiğimiz var? Bireysel olarak yanlışımız, eksiğimiz olabilir. Ama ben bir kulum. Eksiğim olacak. Ama hakaret etmem. Ettiysem özür dilerim. Bunu da zaten söyledim, söylüyorum. Yani rakibim nereden giyiniyor, ne yapıyor, onlarla uğraşmam. Ayakkabısı, şusu, busu bindiği arabayla uğraşmam. Politikamda hiçbir zaman böyle bir şey yer almamıştır. Güle güle kullansın derim.