Başbakan Elazığ'da konuştu

Başbakan Erdoğan, Elazığ Kovancılar ilçesinde TOKİ tarafından yaptırılan deprem konutlarının teslimindeki kurdele kesimi sırasında yaptığı konuşmada, konutların Elazığlılara hayırlı olmasını dileyerek, ''Afetlerin önüne geçilemez ama tahribatın, can ve mal kaybının önüne geçilebilir. Bunun tek başına Hükümet icraatlarıyla, tek başına kamunun faaliyetleriyle başarılması asla mümkün değil. Tek tek her bir vatandaşım, her bir kardeşim, bu noktada tedbirini alacak, gerekeni yapacak, onun gücünün yetmediği yerde kamu devreye girecek. Burada bir şeyi daha söylemem lazım. o da şu: Bütün bu hayırlı işlerin bilesiniz ki hayırsız propagandalarını yapanlar çıkar. Çünkü, bu ülkede hep meyvesi yenen ağaçlar taşlanır. Meyvesi olmayanlar sadece ağaç taşlarlar.

Onların başka bir işi yok. Her zaman istismarcılar çıkar. Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri. Mart depreminde ölen kardeşlerime tekrar Allah'tan rahmet diliyorum, tüm milletimize sabırlar diliyorum tüm bu konutlar inşallah sakinlerine hayırlı olsun diyoruz'' diye konuştu.

''AFETLERİN ZARARLARINI ASGARİYE İNDİREBİLİRİZ''

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek de Türkiye'nin afet riski yüksek bir coğrafyada bulunuğunu belirterek, hemen hemen her yıl neredeyse zaman zaman büyük sel felaketlerinin, deprem, heyelan gibi herkesi üzen afetlerin yaşandığını söyledi.

Cemil Çiçek, afetler nedeniyle büyük sorunların ortaya çıktığına işaret ederek, şunları söyledi:

''Şunu hepimizin kabul etmesi lazım; tabii afetleri çoğu zaman önleme imkanımız yok. Depremi önleyemeyiz ama işi doğru yaparsak, doğru yapılan işlere yardımcı olursak, bu bilinci olabildiğince yaşarsak, hafızamızda bunları canlı tutarsak yaşadıklarımızdan ders çıkarır, günü kurtarmak adına yanlış yapmak yerine, bundan sonra planlı programlı bir politikayı, bir icraatı birlikte sürdürebilirsek, bu afetlerin zararlarını asgariye indirebiliriz. Bununla neyi söylemek istiyorum? Söylemek istediğim şey şu; umumiyetle depremlerde karşılaştığımız en büyük sorun yerleşimlerden, binaların ruhsatsız ve tabii afetlere dayanıksız olmasından kullanılan malzemeden ve belki bunlardan çok daha önemlisi insani zaaflarımızdan kaynaklanan büyük bedeller ödüyoruz. O nedenledir ki bu olup bitenler aslında bize işin doğrusunu yapabilmek adına da hem telkinde bulunuyor hem de işin doğrusunu yapmamız için önemli gerekçeler de ortaya çıkarıyor.''

''BÜROKRASİYLE DE UĞRAŞMAK''

Mart başında böyle bir üzücü olayın yaşandığını anımsatan Çiçek, ''Çok büyük zararlar meydana geldi, can kayıplarımız oldu hepimiz üzüldük. Ama çok şükür, devletimizin, Hükümetimizin gücü bu acıları hiç olmazsa belli ölçüde hafifletecek imkanlarını ortaya koymamıza da vesile oldu. Sayın Başbakanım; geçmişte bu deprem meselesiyle karşılaştığımız zararların onda birini bile telafi etmek değil, böyle binlerle ifade edilen konutları, 3-5 ay gibi kısa bir zamanda yapmak, 100 konutluk bir inşaatın bile 5 sene 10 sene sürdüğünü biliriz. Daha içine girilmeden yapılmış bu binaların da nasıl kötü yapıldığını hep beraber Türkiye'nin muhtelif coğrafyalarında görmüşüzdür.

Bugün geldiğimiz noktada, Türkiye artık bu türlü afetlerin ortaya çıkardığı zararları asgariye indirebilmek için elinden gelen çabayı gösteriyor. Bunun tecrübesine de sahip oluyor. Maalesef deprem, heyelan veya sel felaketi sonrası ortaya çıkan hukuki sorunları çözmek de kolay olmuyor. Ama ifade etmeliyim ki burada Elazığ'da meydana gelen depremle ilgili sorunları aşmada en az deprem kadar bürokrasiyle de uğraşmak gerektiğini gördük. İnsanımızın zaman zaman bu konularda desteğini gördüğümüz gibi bazı noktalarda miras hukukundan, aile içindeki bir kısım sıkıntılardan kaynaklanan hak sahipliği gibi sebeplerle de bazı ihtilafları çözmek kolay olmuyor.''

''Bugün önemli, anlamlı bir gün'' diyen Çiçek, eksikliklerin noksanlıkların bulunduğunu ancak bunların hepsinin giderileceğini söyledi. Ufak tefek konulardaki sıkıntıları da devlet olarak Hükümet olarak gidereceklerini anlatan Çiçek, Başbakan Erdoğan ve emeği geçenlere teşekkür etti.