Erdoğan 'Aynı' şarkısını tarifle istemiş
AK Parti'nin seçim şarkısı 'Aynı'nın söz ve müziğini yapan Özhan Eren, eski bir askeri harita mühendisi, '120'nin yönetmeni ve Başbakan'ın 18 yıldır her siyasi adımında yanında olan kişi.
Harita mühendisliği okumuşsunuz, peki hiç yaptınız mı?
Hem de 11 yıl. Kuleli Askeri Lisesi ve Kara Harp Okulu'nda okudum. Sonrasında da askeri mühendis oldum. Meslek çok değişti tabii çünkü bizim eskiden ölçüm yaparken referans aldığımız yıldızların yerini uydular aldı. O nedenle askeri harita mühendisliği de artık oturduğunuz yerden yapılıyor.
Siz nasıl yapıyordunuz?
Efendim biz dağlara çıkar, mesela yıldızlara bakarak haftalarca ölçüm yapardık. Yıldızlı gecelerin haşmetini tattım o sayede çok şükür, sonra kozmoloji merakım başladı. Bilir misiniz, Carl Sagan'ın Kozmos adlı bir kitabı vardır. Bu kitabı çocuklarınız varsa mutlaka okutun. Evrenin sonsuzluğu karşısında insan ömrünün 'bir göz açıp yumma' kısalığının hüznünü aktarmıştır bana.
O çay, Hacıbey Çayı
Haritacılığı anlatıyordunuz…
Evet, ülkemizin her köşesinde çalıştım; Edirne'den Hakkâri'ye. Misal; 1987-88 yıllarının iki koca yazını Şemdinli'nin Derecik Köyü'nde geçirdim. Türkiye-Irak hududunda taşların dikilmesi ve bölge haritasının çizilmesinde yaklaşık 1 yıllık emeğim vardır. Derecik'ten en doğudaki İran-Irak-Türkiye sınırına yürüyerek gitmişliğim vardır.
Oradaki Hacıbey Çayı'nın suyunu köylülerimizle çok paylaşmışlığım vardır ki 'Aynı sudan içmişiz biz' oradan gelir.
Müzisyenlik ne zaman başlıyor?
Amasyalıyım. Amasya çok musikişinas bir şehirdir. Daha ilkokul talebesiyken hatırlıyorum radyoda klasik Batı müziği çalardı. "Orada ne çalıyor, bu ne sesi" diye sorardım. Enis Batur'un dediği gibi beni de müzikle ilgili merak böceği ısırmış demek ki. Bu da Allah vergisi bir şey.
Nasıl bir aileden geliyorsunuz?
Rahmetli dayım da keman çalmak istermiş ama dedem "İnce hastalık yapar" deyince vazgeçmiş. Anacığımın ilkokul tahsili bile yoktur, babam Karayolları'nda işçiydi. Ama annem sağ olsun, müzikle meşgul olmam çok hoşuna gittiğinden küçücükken bana imkânsızlıklarımıza rağmen mandolin, mızıka, akordeon almıştı. Sonra, Kuleli'deyken okul orkestrasında klavye çalmaya başladım. Harp Okulu'na geçtiğimde arkadaşlarım doğum günü hediyesi olarak bir ut hediye ettiler. Rahmetli Selahaddin Altınbaş'la tanıştım, 'Silemezler gönlümden'in bestecisi, meslekte çok temel başlıklar öğretti bana. Mızrabım da onun hediyesidir.
Sizi niye Kuleli'ye göndermişler, ailenizde asker var mı?
Yok. Ama mahalleden bir arkadaşım orada okurdu, ben de heves ettim. Anacığım da Anadolu kadını işte; bir yanda da fukaralık endişesi. İyi eğitim alayım istemiş. Kuleli'nin imtihanına girdim, kazandım. Sonra Mekteb-i Harbiye. Amcam, ki yüksek bürokrattı, öyle demişti: Evlat üç mektep vardır: Harbiye, Mülkiye, Tıbbiye... Ailemiz de neredeyse bu üç mekteptendir.. Okullarım sayesinde çok ciddi yüksek matematik eğitimi aldım. Bunların gelişimime çok büyük faydaları oldu. Düzenli ve dahası kararlı çalışma disiplini edindim ve çok zor şartlarda bile çalışabilmeyi öğrendim. İnatçıyımdır da zaten. Einstein'ın bir sözü var; posta pulu gibi olun der. Yapışın zarfa, adrese varmadan ayrılmak yok. Ben de hayata öyle bakarım. Adam gibi sev, adam gibi uğraş. Yani aslında o açılardan çok asker ruhluyum ama askeriyeye ait hissedemedim kendimi ya da bazıları hissettirmediler.
Öyle irtica filan gibi değil, biz şanslıydık, bu işlerle uğraşmayan çok sayıda komutanımız oldu, şükür. Benimki çok ciddi sağlık sorunlarının yol açtığı bazı ailevi problemlerdi; uzun hikâye. Kısmet işte. Ordudan ayrıldım, 20 yıl önce...
Başbakan'la işkembecide tanıştım, abim oldu
AKP'yle işbirliğiniz nasıl başladı?
Tayyip Bey benim abimdir. 18 sene önce Ankara'da sabaha karşı bir işkembecide tanıştık.
İşkembecide mi?
Evet. Ankaralı Deniz diye bir arkadaşım vardır, minik bir stüdyosu vardı. Yurtdışına bedava dağıttığı Kuran-ı Kerim albümleri yapardı orada. Abisi Melih Gökçek. Melih Bey'in kampanyası için parça yaparken Mukadder Başeğmez geldi. Çalıştık, sonra İstanbul'dan misafirimiz gelecek, haydi işkembeciye gidelim dediler.
Eee?
Oturduk ki uzun boylu, gencecik biri geldi. İstanbul Refah Partisi İl Başkanı Tayyip Erdoğan. O gece muhabbetimiz başladı. Benim iki abim var: Biyolojik olan Özkul Eren (Kanal 7'nin eski yayın yönetmeni). Diğeri de yol arkadaşı abim Nabi Avcı (Başbakan'ın iletişim danışmanı). Bizim Tayyip Bey'le çok içimiz ısındı birbirimize. Sonra belediye başkanlığı kampanyasını ben ve Nabi Bey yaptık.
