"Deniz Feneri e.V." tutuklularına ziyaret

"Deniz Feneri e.V." bağlantılı soruşturma kapsamında tutuklu yargılanan Kanal 7 yöneticilerine Medya Derneği üyeleri ziyarette bulundu.

Medya Derneği Başkanı Salih Memecan ve üyeler Yusuf Ziya Cömert, Mustafa Karaalioğlu, Akif Beki ve Nuh Albayrak, Sincan Cezaevi'nde Kanal 7 yöneticilerinden Mustafa Çelik ve eski RTÜK Zahid Akman'ı ziyaret etti. Ziyaretin ardından açıklama yapan Dernek Başkanı Salih Memecan, Zahid Akman'ın ve Ömer Çelik'in moralinin yerinde olduğunu söyledi. Memecan, dernek faaliyetleri hakkında Ömer Çelik'e bilgi verdiklerini belirtirken, "Ortada bir büyük yayın kuruluşu var ve o yayın kuruluşunun üst yönetimi böyle bir
dava dolayısıyla içeride tutulmaktadır. Bu tabi bizim Medya Derneği olarak bu davayı çok sıkı takip etmemizi gerektiriyor. Öyle de yapıyoruz. Sıkı takipçisiyiz. Ben de öyle tahmin ediyorum ki adalet çok kısa sürede yanılacak ve çıkacaklar" diye konuştu.

Yeni Şafak Gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Ziya Cömert ise, genel kanaatinin, tutuklu bulunan arkadaşlarının yardım için toplanan paraları asla kendi menfaatlerinde kullanmadıkları yönünde olduğunu söyledi. "Bundan eminim, bundan zerre kadar kuşkum yok" diyen Cömert, şunları söyledi:

"Alman hükümetiyle de bu işin bağlantısı var. Yani bu iş geliştirilmiş bir işe benziyor. Ben öyle bir kanaatteyim. Ben bu arkadaşların çok uzun olmayan bir zamanda aklanarak çıkacaklarını düşünüyorum. Çünkü hakikaten burada bu insanlar diyelim ki, AÇE'deki yetimlerin hakkını yiyecek insanlar değil. Öyle insanlar değil. Dolayısıyla burada bu anlamda bir hırsızlık, bir yolsuzluk olduğunu düşünmüyorum. İnşallah aklanarak çıkacaklar diye ümit ediyorum."

"TUTUKLAMALAR İKNA EDİCİ DEĞİL"

Gazeteci Akif Beki ise, soruşturmanın garipliklerle dolu olduğunu savunarak, sanıkların kendi iradeleriyle daha önce savcılığa ifadelerinin alınması yönünde başvuruda bulunduklarını, fakat savcılığın o dönemde ifadelerini almadığını, 3 yıl sonra ise yakalama yoluyla ifadelerine başvurulduğunu kaydetti. "Yani 3 yıl boyunca soruşturulmuş bir konuda acaba yeni ne bulundu da bir durum değişikliği meydana geldi. Ne oldu da kendi iradeleriyle gelen sanıkların ifadeleri alınmazken yakalama yoluyla ifadelerine

başvurulma lüzumu doğdu?" diye soran Beki, bu konuda hiç bir şey bilmediklerini söyledi. Tutuklamaların ikna edici olmadığını öne süren Beki, "Adalete güvenin zedelenmemesi için ve herkesin bu ülkede savcılardan ve polislerden de kendini emniyette hissedebilmesi için biran önce kamuoyuna ikna edici delillerin sunulması lazım. Adalet herkes için geçerli olmalı ve herkes için tecelli etmeli. Eğer bu davada da bir suç unsuru varsa tabii ki gereği yapılmalı" diye konuştu.

"NEYSE SUÇLANDIKLARINI KENDİLERİ DE BİLMİYOR"

Dernek üyelerinden Mustafa Karaalioğlu da, davanın oluşmasında medyanın orantısız bir şekilde ilgisinin ve kamuoyu oluşturmasının rolü olduğunu iddia ederek, "Bir kanalın tepeden aşağıya bütün yöneticileri tutuklu ve bu davanın bir medya kuruluşunu ciddi bir şekilde sarsma ve ciddi bir şekilde faaliyet yapamaz hale getirme potansiyeli var bir vadede" dedi. Arkadaşlarının en kısa sürede aklanacağını düşündüklerini dile getiren Karaalioğlu, "İçerideki sohbetimizde de neyle suçlandıkları konusunda bilgi
alamadık. Çünkü kendileri de bilmiyor" diye konuştu. Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!