Darbeyle kaldırılan senato yine gündemde

1961 Anayasası ile gelen çift Meclis sistemi, 12 Eylül darbesi sonrası hazırlanan 1982 Anayasası ile tarihe karıştı. Başkanlık tartışmalarıyla birlikte yeniden senato kurulması tartışılıyor

Başbakanlık ve Yarı Başkanlık tartışmaları ile Türkiye'nin bir dönem uyguladığı TBMM ve senato modeli yine gündeme oturdu. Türkiye'de iki meclis geleneği bir asrı geçen bir sürece dayanıyor. 23 Aralık 1876'da Genç Osmanlıların baskılarına direnemeyen II. Abdülhamid, Meclis'i açtı. Parlamento, Ayan Meclisi ve Meclis-i Mebusan'dan oluşturuldu. 1920'de kurulan Meclis'te tek kamara olması tercih edildi. 1924 Anayasası'nda da tek Meclis uygulaması devam etti. Seçim sistemi nedeniyle Meclis aritmetiğindeki dengesizlik, 1924 Anayasası ile yürütmeye verilen geniş yetkiler, iktidarın bireysel haklar konusundaki karnesinin kötü olması, bu tutum karşısında yasama organını denetleyecek kurumların olmaması sistem tartışmalarını beraberinde getirdi. Özellikle 1950'li yıllarda sorunların çözümü için çift meclis sistemine geçilmesi bir formül olarak görüldü. Türkiye'de birçok kesim tarafından istenir hale gelen çift meclis, 1961 Anayasası ile geldi. Cumhuriyet Senatosu'nun sistemin anayasal demokratik düzeni koruyacağı, bir fren ve denge mekanizması olacağı öngörüldü. Kuruluş gerekçesi de "Yasamanın etkili ve verimli işleyeceği" düşüncesine dayandırıldı. Sorunların çözümünde büyük katkı vereceği beklentisi ile kurulan senato, sık sık değişen hükümetler ve yasama çalışmalarında bir devamlılık olmaması nedeniyle Meclis ile uyum sorunu yaşadı. Artan terör alaylarına karşı senato ve meclis ortak bir dil oluşturamadı. Senato üyeleri her iki yılda bir yaşanan seçimler nedeniyle kendilerini işlerine vermekten çok parti işleri ile uğraşmak zorunda kaldı. Türkiye'nin en çalkantılı yıllarında istikrarsızlıkların çözümü, toplumsal gerilimin düşürülmesi için iyi niyetli girişimlerde bulundu ancak yetkilerinin sınırlı olması nedeniyle yeterli olmadı. 1982 Anayasası hazırlanırken senatonun korunacağı görüşü hâkimdi ancak beklenen olmadı. Senato, 1982 Anayasası ile kaldırıldı. Buna gerekçe olarak da "işlevsiz görülmesi ve yasama faaliyetlerini yavaşlatması" gösterildi. Sistemi dengeleme ve yasamanın "olası hatalarını" düzeltme işlevi Anayasa Mahkemesi'ne bırakıldı. Açık kaldığı süre boyunca Meclis'ten geçen kanunların yüzde 93'ü senato tarafından kabul edildi. Darbeci askerlerin ömür boyu senatör ilan edilmesi de senatonun demokratik meşruiyetine yönelik eleştirileri doğurdu. Türkiye'deki senato hiçbir zaman ABD'deki kadar geniş yetkilerle donatılmadı. Başbakanlık, yarı başkanlık sistemi tartışmaları ile birlikte TBMM'nin iki kamaralı bir yapıya kavuşturulması, Senato'nun kurulması tekrar tartışılmaya başlandı.


"Meclis'te bir denge unsuru olabilir"
Eski DYP'li Bakan Esat Kıratlıoğlu: Senato
gündeme gelebilir ama kaldırılış sebebi itibariyle ortaya koyduğu fikir engelleyici, kanunların çıkmasını zorlaştırması, uzatmasıydı. Bunu kaldıran ise ihtilal hükümetiydi. 1982 Anayasasına bu nedenle konulmadı. Benim kanaatime göre senato düşünülebilir. Parlamento bünyesinde bir denge olarak düşünülebilir.

"Geçmişte darbe tehlikesini önledi"
Eski DYP'li Bakan Nahit Menteşe:
1969'da Yassıada'da hüküm giyen DP'lilerin siyasi yasaklarını TBMM'de görüşüp kaldırdık. Asker rahatsız oldu. Senato'ya gitti konu. Seçim kararı da almıştık. Senato'da, Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Deliveli, 'Müzakerelerin ışığı altında bunu komisyon olarak geri çekiyoruz' dedi. Darbe tehlikesi de önlenmiş oldu.

Yasama, iki kamaralı daha sağlıklı iş yapar'
Eski TBMM Başkanı, AK Parti Zonguldak Milletvekili Köksal Toptan: Yasama organı iki kamaralı olursa daha sağlıklı iş yapar. Avrupa ülkelerinin çoğunda çift kamaralı. Bizde de olmasını yararlı görürüm. Bizde eski senato sisteminden kaynaklanan endişeler var. Deniliyor ki senato yasama işlevini yavaşlatıyor deniyor. Bu öngörüye katılınabilir ama önlemleri de alınabilir. Mesela her konuyu senatoya götürmeyebilirsiniz. Bazı ayrımlar yapılarak bazı görevlerin sadece senato tarafından yapılması sağlanabilir. Bugünkü meclisin görevleri arasına girebilecek hizmetler ile diğerleri ayrılabilir diye düşünüyorum. Senato, başkanlık sisteminde daha fazla önem taşır. Başkanlık sistemi ile çift kamara ile birlikte tartışılmalıdır. Bunda fayda olduğuna inanıyorum.

"Milletvekili seçim yöntemi ele alınabilir"
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli:
2014'te halk tarafından seçilen cumhurbaşkanı çok güçlü bir cumhurbaşkanı olacak. Sayın Başbakan, cumhurbaşkanı olursa hareketin lideri ve arkasındaki çok güçlü bir kamuoyu desteği dikkate alınırsa Türkiye zaten yarı başkanlık sistemine geçecek. Yukarıda doğal ve güçlü lider olursa sistemde bir sıkıntı olmaz. Ama mevcut cumhurbaşkanı sorumsuz olacak. Karşı çıkanlar esas bu durumu gözden kaçırıyor. Gelin bu yapının eksik kalan yanlarını tamamlayalım. Bu ne deve ne de kuş! Bu noktada çift meclis konuşulabilir. Milletvekili seçim yöntemi ele alınabilir. Dar bölge konuşulur. Gücün tek elde toplanmaması gerekiyor.

B İ T T İ

Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!