İslamköylü First Lady
Sadeliği ile tanınan Nazmiye Demirel, sürgünde de miting alanında da eşinin yanındaydı. En büyük üzüntüsü anne olamamaktı. Son 5 yılını ise çok sevdiği Güniz Sokak'tan uzak hastanede geçirdi
Süleyman Demirel'in 65 yıllık hayat arkadaşı Nazmiye Demirel, 86 yaşında hayata gözlerini yumdu. Sürgünü, darbeleri yaşadı, miting alanlarında hep yanıbaşındaydı. Flaşlardan uzak durdu, sade bir hayat sürdürdü. Tek özlemi ise anne olmaktı. Anne olamadı belki ama bebek koleksiyonu ve çiçeklere olan sevgisiyle bu özlemini gidermeye çalıştı. Demirel çiftinin çocukları olmadı. Buna sebepse Nazmiye Hanım'ın geçirdiği ateşli hastalıktı. 1951'de yakalandığı hastalıkta yanlış tedavi uygulanmış ve anne olma şansını yitirmişti. Fakat bir zamanlar gazetelere yansıyan, 1948'de evlenen çiftin evliliklerinin ilk yılında bir kız çocuk sahibi olduğu ancak çocuğun öldüğü iddiası da hiç yalanlanmadı.
HEM BEŞİK KERTMESİ HEM SEVDALI
Güniz Sokak'la özdeşleşen Nazmiye Demirel, son 5 yılını evinden uzakta bir hastane odasında geçirdi. Alzheimer yüzünden Çankaya Köşkü'ndeki günlerini unuttu ama esaretle geçen günlerini ve İslamköy anılarını hiç unutmadı. İslamköy'de doğan Demirel, akrabası ve komşu kızı olan Nazmiye Şener ile çocuk yaşta beşik kertmesiydi. Çift, çocuk yaşta nişanlandı. Nişan yapıldığında Demirel 17, Nazmiye Hanım ise 14 yaşındaydı. Demirel'in liseyi bitirmesinin ardından İstanbul'a üniversiteye gitmeden yapılan nişanın ardından düğün 1948'de gerçekleşti. Düğün için 8 yıl beklediler. Düğün başladığında Demirel, Burdur Hükümet Konağı inşaatının başındaydı. Demirel, o günü şöyle anlatıyor: "Bizim köy düğünleri üç gün sürer. Düğün perşembe günü başlar, pazar günü gelin çıkar. Ben cumartesi günü köye geldim... Perşembe ve Cuma günü yapılan düğünde yoktum." Yakın çevresi, İslamköy günlerinde birbirlerine sevdalı bu iki gencin görücü usulü evlenmesini bir "gönül izdivacı" olarak niteliyordu.
DEĞİŞMEYEN RİTÜELLERİ VARDI
1948'de evlenen çift, mühendis olan Demirel ile yurtdışına çıktı. Nazmiye Demirel, 1954'ten itibaren eşini ABD, Fransa, İsviçre ve İtalya'da yalnız bırakmadı. İlk olarak ABD'de direksiyon başına oturdu ve ehliyeti olmayan eşini o gezdirdi. 1950'li yıllarda kendine ait arabasıyla Ankara caddelerinde gezen Nazmiye Demirel şöyle demişti: "Prensip olarak, kocamın makam arabasında bir yere gitmezdim. Alışverişlerim için kendi arabamı kendim kullanırım." Değişmeyen davranışları vardı: Sabah namazını kıldıktan sonra çayı demlemek; kahvaltıyı hazırlamak ve güne makyajla başlamak gibi... Hamur işleri, yaprak sarması kadar dobralığı da meşhurdu. "Bizimki" diye bahsettiği eşini eleştirmekten hiç çekinmedi.