Davutoğlu: Bu milleti bölmek isteyen kahrolsun!
"Milyonlarca Nefes Teröre Karşı Tek Ses" mitinginde Başbakan Ahmet Davutoğlu konuştu. Davutoğlu yaptığı konuşmadı, "Bu milleti bölmek isteyenler kahrolsun" dedi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Bu milleti bölmek isteyen, bu milleti parçalayarak eti kemikten ayırmak isteyen herkes kahrolsun, kahrolacak inşallah. Çanakkale'ye, Yemen'e yürüyen yiğitlerin torunlarını bölmek isteyenler kahrolacak ve söz veriyoruz size onların hak ettiği cezayı vermek için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
Davutoğlu, Sivil Dayanışma Platformu'nca Yenikapı'da düzenlenen "Milyonlarca Nefes, Teröre Karşı Tek Ses" mitingindeki konuşmasına, "Asırlarca yedi iklimde barış ve adalet arayışının merkezi olmuş aziz İstanbul, yine bugün barış ve adalet arayışı için kardeşlik için nefesi nefese, gönlü gönle vermeye gelmiş aziz İstanbullular, değerli hemşehrilerim, aziz milletim, hepinizi saygıyla, muhabbetle, selamların en güzeliyle selamlıyorum. Allah'ın selamı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun" sözleriyle başladı.
Davutoğlu, "Ne güzel bir ifade, milyonlarca nefes... Şimdi karşımda al bayraklarıyla bir al bayrak bahçesi kurmuş olan her bir kardeşimin nefesini nefesimde, yüreğini yüreğimde hissediyorum. Bu ne muhteşem bir manzara, bu ne muhteşem bir buluşma, bu ne güzel bayrak, bu ne güzel millet, bu ne güzel kardeşlik. Allah aşkına hangi milletin böyle asil bir bayrağı, hangi milletin böyle tek bir yürek gibi çarpan kardeşleri, fertleri var?" diye konuştu.
"Nefesimize nefes katan herkesten Allah razı olsun" diyen Davutoğlu, bu muhteşem kalabalık içindekilerin bir kısmının Fırat, Dicle kenarında Kürtçe, bir kısmının Meriç'te Rumeli, bir kısmının Kızılırmak'ta Orta Anadolu, bir kısmının Aras kenarında Karadeniz, Kafkas lehçesiyle, ninnileriyle büyüdüğünü ama bugün Kafkasya, Mezopotamya, Rumeli çocuklarının, tüm Anadolu çocuklarının tek bir nefes ve yürek olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:
"Her birinizin nefesini hissediyorum. O nefes Kelime-i Tevhid ile birlikte kardeşlik diyor. Her birinizin nefesini hissediyorum, doğduğunuz, büyüdüğünüz dağların esintisi olan nefesinizi... İşte burada sadece kardeşlik nefesi var. Sadece Yenikapı Meydanı'ndaki milyonlarca nefes değil, Türkiye'nin her bir köşesindeki 78 milyon nefes bugün aynı ritmle çarpıyor. Birlik, birlik, kardeşlik... Bugün her biriniz 78 milyonu temsil ediyorsunuz. Sanmayın ki burada sadece Yenikapı'da buluşanlar var. Burada İlahi Kelam'ın ölmez dediği şehitlerin nefesi var. Burada son nefesinde kelime-i şehadet getirerek Hakka yürüyen Mehmetçiği son nefesi var, son emaneti var. Mehmetçiği son nefesi için kardeşliği birleştirmeye hazır mısınız? Son anda kelime-i şehadet getiren o aziz Mehmetçiği emanetine sahip çıkmaya hazır mısınız? Bu milleti bölmeye isteyenlere karşı, inadına kardeşlik, inadına kardeşlik, kıyamete kadar kardeşlik demeye hazır mısınız? Mehmetçiğin son nefesinin hakkı için bir daha söyleyin, kıyamete kadar kardeşlik demeye hazır mısınız? İşte nefes bu. Allah Mehmetçiğin o son nefesiyle emanet ettiği bu aziz vatana sahip çıkmak kudretini bize nasip eylesin."
- "KÜRT VE TÜRK ÇOCUKLARININ NEFESİNİ BİRLEŞTİRİYORUZ"
Başbakan Davutoğlu, "İstanbul surlarının önünde şehit düşen Ulubatlı Hasan'ın çocukları ve dahi Marmara, Boğaziçi, Yeditepe şahit olsun, Mehmetçiğin son nefesine sahip çıktık, sahip çıkacağız" ifadelerini kullandı.
Burada, "Suya ağıt yakan, suya Kürtçe şiirle seslenen Feqiye Teyran'ın, çiçeğe Türkçe şiirle seslenen Yunus Emre'nin nefesini duyduğunu" aktaran Davutoğlu, o nefesleri birleştirmeye hazır olduklarını dile getirdi.
Davutoğlu, "Biz burada Alpaslan Gazi'nin yanında Malazgirt'e yürüyen Kürt ve Türk çocuklarının nefesini birleştiriyoruz. Biz burada Resulullah'ın müjdesine mazhar olmak için İstanbul surlarının önüne gelen aziz Anadolu çocuklarının son nefeslerinin kardeşliği çağrısında bulunuyoruz" dedi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Sadece şehitlerimiz değil, şu anda ben burada Silvan'da 30 Ağustos günü annesinin 'Ekmek al, alışveriş yap' diye sokağa gönderdiği Fırat'ın, yolda o hainlerce Silvan Barajı'na gidecek araçlar için döşenen patlayıcılarla vücudu paramparça edilen Fırat'ın, 12 yaşındaki o kardeşimizin nefesini hissediyorum. Ben burada Diyarbakır'da yetişip, sonra Diyarbakırlıya hizmet için dönen aziz doktor, aracı taranarak öldürülen Abdullah Biroğul'un nefesini hissediyorum. Ben burada evine rızık götürmek için Diyarbakır Yenişehir'de çalıştığı çorbacıda şehit edilen Diyarbakırlı Şehmuz'un nefesini görüyorum. Ben burada Erzincan-Kemah yolu arasında aracı taranarak öldürülen 64 yaşındaki Makbule teyzemin nefesini görüyorum. İşte artık o Diyarbakırlı, o Hakkariliyi savunmak için giden şehitlerimizin nefesiyle bu hain terör örgütünün baskısı ve zulmüyle şehit edilen o masum Kürt kardeşlerimizin nefesi birleşmiştir. Ebediyen birleşmiştir. Onlar ayrılamaz. Ben burada huzurlarında bulunduğumuz şehit annelerimizin, babalarımızın, çocukları kaçırılan Diyarbakır annelerinin birleşen nefesini görüyorum."
- "ONLARIN HAK ETTİĞİ CEZAYI VERMEK İÇİN GECE GÜNDÜZ ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ"
Başbakan Davutoğlu, "Bu milleti bölmek isteyen, bu milleti parçalayarak eti kemikten ayırmak isteyen herkes kahrolsun, kahrolacak inşallah. Çanakkale'ye, Yemen'e yürüyen yiğitlerin torunlarını bölmek isteyenler kahrolacak ve söz veriyoruz size onların hak ettiği cezayı vermek için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz. Buradan Diyarbakır'a, Hakkari'ye bir kardeşlik selamı göndermeye hazır mısınız? 'Türkü Kürtten, Sünniyi Aleviden kimse ayıramaz' demeye hazır mısınız? Selam olsun Peygamberler diyarı Diyarbakır'a, selam olsun yaylarıyla güzel Hakkari'ye ve dahi selam olsun bütün 789 bin kilometrekaredeki vatan toprağına" diye konuştu.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Yürütülen teröre karşı mücadele operasyonları için sayın Cumhurbaşkanımızı, bendenizi, AK Parti'yi itham edenlere hatırlatıyorum. Daha 9 Temmuz'da görev bize verildikten hemen sonra ayaklanma çağrısı yaptılar. Eş başkanlar gerekirse sırtımızı terör örgütüne dayıyoruz, gerekirse ayaklanırız dediler" ifadelerini kullandı.
Davutoğlu, Sivil Dayanışma Platformunca Yenikapı'da düzenlenen "Milyonlarca Nefes, Teröre Karşı Tek Ses" mitinginde yaptığı konuşmada, şu anda Türkiye'de iki farklı yaklaşım olduğunu belirterek, "Bir nefesleri birleştiren, yürekleri birleştiren bir anlayış, Bir de nefesleri bölen, yürekleri parçalayan bir anlayış" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın öncülüğü ile başlayan AK Parti iktidarları döneminde tek bir şey hedeflediklerini aktaran Davutoğlu, "Yürekleri birleştirmek, gönülleri birleştirmek, nefesleri birleştirmek. 2002'de, sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle AK Parti iktidara geldiğinde, olağanüstü hal vardı kaldırdık. O yıllarda Kürtçe şarkı dahi yasaktı, bütün yasakları kaldırdık. Yaylalar, mezralar Anadolu insanına kapatılmıştı, hepsini açtık. Yaylalarda halaylar, türküler söylenmeye başlandı" diye konuştu.
Davutoğlu, bu süreçte Kürtçe yayın yapan TRT Kurdi'yi kurduklarını anlatarak, "Her türlü yasağı kaldırdık, çünkü bizim inancımızca, ırkçılığın her türü ayaklarımızın altındadır" ifadelerini kullandı.
- "HİÇBİR IRKÇILIĞA, AYRIMCILIĞA İZİN VERMEDİK"
Hiçbir ırkçılığa, hiçbir ayrımcılığa izin vermediklerini, önce 'demokratikleşme' dediklerini kaydeden Davutoğlu, şunları söyledi:
"Cumhurbaşkanımız, başbakan olarak Diyarbakır'da 2005'te tarihi bir konuşma yaptı. Bütün ret politikalarını, asimilasyon politikalarını, 12 Eylül zihniyetini yere çalan bir meydan okuma konuşmasıydı. O konuşmadan bugüne kadar biz vatandaşlarımıza ne söz verdiysek hepsini yaptık. Yasakların hepsini kaldırdık. Kardeşliği ihdas edecek şekilde her türlü adımı attık ve sonra milli birlik ve kardeşlik projesi, arkasından çözüm süreciyle tek bir şeyi hedefledik. Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşlığının onurunu taşıyan herkes eşittir. Türkü, Kürdü, Rumelilisi, Mezopotamyalısı, Kafkası, herkes eşittir. Biz vatandaşımızı gördük mü, işte buradaki mübarek kardeşlerimizin yüzlerini gördük mü, 'Nerelisin' diye sormayız. Atan nereden geldi diye sormayız. Kökün, kökenin nedir diye sormayız. Biz herkesi Allah için sevdik, Allah için seviyoruz. Biz, her vatandaşımıza aynı izzet ve onurla yaklaştık."
Davutoğlu, Türkiye'de 13 yıl içinde millet arasındaki bütün ayrımcılığı ortadan kaldırmak için her türlü çabayı gösterdiklerini ifade ederek, "Her türlü ayrımcılığa karşı milletin kardeşliği için gece gündüz çalıştığımıza şahit misiniz? Kürtçe üzerindeki yasakları, anadiller üzerindeki birtakım kısıtlamaları, her türlü ayrımcılığı, ötekileştirmeyi kaldırmak için çalıştığımıza şahit misiniz? Anadolu'nun, Güneydoğu'nun Doğu Anadolu'nun yaylalarını barış türkülerine açtığımıza şahit misiniz?" dedi.
Parti olarak bu aşkla çalışırken, çözüm sürecinde tek bir şeyin en önemli talep olarak gündeme getirildiğini kaydeden Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dedik ki, Türkiye'de artık herkes, her türlü görüşü ortaya koyabiliyor. Herkes fikrini açıkça söyleyebiliyor. Gelin 'Bu silahları terkedin' dedik. Sayın Cumhurbaşkanımızın başbakanlığı döneminde çözüm sürecinin tohumu böyle atıldı. Artık silahları gömün, silahlı gruplar Türkiye'yi terketsin dedik. 2013 başları, 27 Aralık'ta yaptığı konuşmayla bunu ilan etti sayın Cumhurbaşkanımız. Ama nevruz mesajına rağmen, mayıs ayından itibaren çekilmesi gereken silahlı gruplar, Türkiye'yi terketmedi. Çözüm süreci doğru istikametinde yürürken dış odaklar, kardeşi kardeşe kırdırmak isteyen odaklar gezi provokasyonlarını başlattı. Çekilmeye başlayan gruplar, çekilmeyi bıraktılar. Daha sonra 17-25 Aralık kumpası kuruldu, hedefleri bir ve açıktı. Milletin birliği ve beraberliğini yok etmek."
