İşte 28 Şubat'ın korkunç yüzü

Giriş Tarihi: 28.2.2016
İşte 28 Şubat'ın korkunç yüzü

Eski Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Nabi Koçak: Bana kaza görünümlü suikast düzenlendi. Arkadaşım öldü, kardeşimin bacakları koptu

28 Şubat'ta medyanın desteğiyle Refahyol Hükümeti'ni düşüren ve Refah Partisi'ni (RP) kapatan askeri vesayetin, Fazilet Partisi'ne (FP) de baskı yaptığı ortaya çıktı. Özel Kuvvetler Komutanlığı'nın 'gizli' ibaresiyle Askeri İstihbarat Daire Başkanlığı'na gönderdiği 11591 No'lu resmi belgeye göre; dönemin eski Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Nabi Koçak'ın FP'den milletvekili adaylığı engellenmeye çalışıldı. SABAH'ın ulaştığı bu gizli belge için Koçak, "Bu resmi belge Çevik Bir tarafından FP'ye de gönderildi" dedi. Koçak, kendisine suikast düzenlendiğini, kardeşinin ise sakat bırakıldığını söyledi. Gizli belgede Fadime Şahin içinse 'mağdur' deniyor.

'ERBAKAN'IN EVİ POLİS VE JANDARMAYLA KUŞATILDI'

ŞAHİN'İN İFADESİNE BAŞVURULDU

SABAH'ın ulaştığı gizli belgede Koçak'ın TBMM'ye girmesinin engellenmesi gerektiği yazıyor. Tarih ve saat kısmı boş bırakılan ancak 18 Nisan 1999 genel seçimlerine yönelik olduğu anlaşılan belgede "Kapatılan RP, Koçak'ın FP milletvekilliği aday adaylığı FP Genel Başkanı Recai Kutan'la görüşüldü. FP milletvekili adayı Koçak'ın TBMM'ye girmesini engellemek için grubu tarafından hazırlanan raporlar tarafınıza Ek-452 sunuldu" ifadesi yer aldı. Belgede, Koçak ile ilgili saptanan iddialarda darbe müsameresinde rol alan Fadime Şahin'in ifadesine başvurulması dikkat çekti. Belgede, "Sahte tarikat şeyhi Ali Kalkancı olayında mağdur olan Şahin'in ifadesi sonucu, Koçak'ın kapatılan RP belediye başkanı iken, Şahin ile beraber oldukları bildirildi. İslamcı Kürtçülük yapan DEP-HADEP'in yöneticileri ile hareket ettikleri saptandı. 30 Ağustos, 23 Nisan, 10 Kasım'a katılmamak için sağlık raporu aldığı saptandı. Tamamlanan dosyalar CD-125/8, ek klasörler İSTİHDA Başkanlığı'na ivedi olarak gönderildi" denildi.

İÇİMİZDEKİ HAİN...
Ali Nabi Koçak, belgeyle ilgili olarak SABAH'a konuştu. Bu belgeyi 1.Ordu Komutanı olan Bir'in FP'ye gönderdiğini ve Necmettin Erbakan ile Recai Kutan'ın buna itibar etmediğini kaydederek, "Abdullah Gül, Merve Kavakçı'yı 4. sıraya aday olarak koyunca beni 5. sıraya kaydırdı. Ancak içimizdeki hainlerden birisi listeyi değiştirip beni 8. sıraya yazdı. Buna rağmen seçildim. 10 gün sonra il ve ilçeye itiraz olmamasına rağmen YSK'ya itiraz edilerek milletvekilliğim düşürüldü ve CHP'ye verildi" diye konuştu. İşte Koçak'on anlattıkları:

HEYKEL NÖBETİ... Maltepe'ye Tugay Komutanı Doğu Silahçıoğlu atanınca düğmeye basıldı. Silahçıoğlu bir gece Sultanbeyli'nin ortasına fiberden yapılmış Atatürk heykeli diktirdi. Ben 15 gün boyunca "Aman yakmasınlar" diye zabıtaya 24 saat nöbet tutturdum. O heykeli istedikleri gibi yakılmayınca geri götürdüler. Merasimlere civardaki ilçelerden Lions dernekleri getirtti ve törenlerde İHL liseleri geçerken "Kahrolsun şeriat" diye bağırttı. Sultanbeyli'de başarılı olamayınca Sincan'a yöneldiler.

FADİME ŞAHİN'LE KUMPAS... Şahin o dönem Sultanbeyli'deydi. Ona burs vermiştik. 28 Şubat döneminde benimle baş başa görüşmek istedi. Ben de "Yanımda kardeşim ya da özel kalemim olursa görüşürüm, tek görüşmem" dedim ve kovdum. Tek görüşseydim muhtemelen bana bir şey bulaştıracaklardı.

SUSURLUK GİBİ KAZA... Belediye başkanlığım sonrasında 7 Mayıs 2003'te bir suikast girişimi oldu. Kocaeli'ne yakın Mehmetçik Vakfı'nın önünde bulunan Körfez BP benzinliğinin yanında önümüze kamyon çıkarıldı. Kamyonun altına girmemek için 60'la bariyerlere vurduk ve ardından benzinliğin tabelasına çarptık. Benzinlikten gelen bile olmadı. Solumda, çok sevdiğim arkadaşım Hasan Çankaya oturuyordu. Kamyonun kenarından aldığı darbeyle beyni benim üzerime sıçradı. Önde kardeşim Ahmet ve Hasan'ın oğlu Alaaddin oturuyordu. Kardeşimin kazadan dolayı iki ayağı da kesildi. Telefon etmek istedim, kulağımı bulamıyordum. Kafa derim açılarak kulağıma gelmiş meğerse.

VELİ KÜÇÜK ŞÜPHESİ... Kamyonun plakasını bile alamadık. İki kilometre uzaklıktaki polis, anonsta diğer polisleri yanlış yere yönlendirdi. Kamyonu benzinlik veya Bölge Trafik'in içinden E5'e kaçırdılar. "Benzinliğin kamera kaydına bakalım" dedik, ne hikmetse kaza yaptığımız gün kameraları çalışmıyormuş. O dönem İzmit Bölge Komutanı Veli Küçük'tü. Gel de bundan şüphelenme. O günden beri namazı oturarak kılıyorum. Belimde, kolumda, dizimde sıkıntılarım var.

ARKADAŞINA GÖNDER
İşte 28 Şubat'ın korkunç yüzü
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN