CHP’nin halkçılığı ve milliyetçiliği hikaye
CHP’nin ‘Türkiye’nin menfaatleri neyi gerektirir?’, ‘Yerli ve milli olmak nedir’ gibi dertleri yok. Takındıkları tavırlar, yanlarına kimleri aldıkları, kimlerle nasıl hareket ettikleri malum. Onlar hiçbir zaman altı oklarındaki milliyetçilik ve halkçılığın gereğini yerine getirmediler. Bu işler lafla değil, ruhla olur
Başkan Recep Tayyip Erdoğan Kuala Lampur Zirvesi için gittiği Malezya'dan dönerken gazetecilerin sorularını şöyle cevapladı:
CHP'NİN "MİLLİLİK VE YERLİLİK" DİYE DERDİ YOK: (Ana Muhalefet partisi CHP'nin, Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin haklarınını korunması için Libya ile varılan mutabakata karşı çıkmasıyla ilgili soruya) Takındıkları tavırlar, yanlarına kimleri aldıkları, kimlerle nasıl hareket ettikleri malum. İlk gün "öyle mi böyle mi" derken olumlu adım attılar. Sonra bu konuda bile "halka nasıl izah edeceğiz?" diye sıkıştılar. CHP olsun, İYİ Parti olsun, onlarla bir yere varmak mümkün olur mu? Bunlar kim legaldir, kim illegaldir, kim Türkiye dostudur, kim değildir, bunları bilecek çapta değiller. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi'nin böyle bir derdi yok. Türkiye'nin menfaatleri neyi gerektirir, yerli olmak nedir, milli olmak nedir? Yani bunun 6 okunun içindeki milliyetçiliğe, halkçılığa falan bakmayın. Onların hepsi hikâye. Hiçbir zaman onlar bunun gereğini yerine getirmediler, getiremezler. Bu işler, öyle lafla olmuyor. Karikatürize edilmiş olan oklarla olmuyor. Bütün mesele bunu ruhen yaşamak. Ruhen yaşayamazsanız zaten bir yere de varamazsınız. Bu millet de sizi zaten bir yere temsilci olarak koymaz. Olay bu. Biz Libya'da, Suriye'de nasıl bir rol üstlendiysek bundan sonraki süreçte de buna benzer rolleri birlikte üstlenmenin kararlılığını ortaya koyacağız. Yani nemelazımcılığın olmadığı, "bana dokunmayan yılan bin yaşasıncılığın" olmadığı bir süreci devam ettireceğiz. Koalisyon güçleri adı altında Irak'a girdiler mi? Girdiler... Suriye'ye girdiler mi? Girdiler... Yani "Bizim ne işimiz var orada?" diyorlar mı? Demiyorlar... Aynı şekilde Libya'da Mısır'ın, Abu Dabi yönetiminin ne işi var? Gelip oraya girdiler mi? Girdiler... Ve biliyorsunuz Hafter meşru bir siyasetçi değil, adam gayrimeşru. Ona meşruiyet kazandırmanın gayreti içinde olanlar var. Serrac ise meşru bir lider, meşru bir temsilci. Onu ise yok farz etmenin gayreti içerisine giriyorlar. Peki bunun içinde kimler var? Mısır var, Abu Dabi var, Fransa var, hatta İtalya var. Şimdi maalesef Rusya'nın da kendisi görünmese de bakıyorsunuz oluşturduğu bir şirket var. Wagner Hafter'en paralı askerliğini yapıyor. Biliyorsunuz Amerika'nın buna benzer şirketleri çoktur. Tabi ki bizim seyirci kalmamız doğru değil. Biz de elimizden geleni şu ana kadar yaptık ve yapmaya da devam edeceğiz.
BİR DURUŞUNUZ OLDUĞU ZAMAN KİMSE KAPINIZI ÇALAMIYOR: (Kuala Lumpur Zirvesi'ne Suudi Arabistan'ın baskısıyla Pakistan ve Endonezya'nın katılmamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?) Suudi Arabistan ile Abu Dabi yönetiminin bu tür tavırları tabi ilk değil. 4 milyon Pakistanlı Suudi Arabistan'da çalışıyor. "Bunları geri göndeririz" vesaire diyorlar. Öbür taraftan Pakistan Merkez Bankası ile bağlantılı konularda aynı şekilde 'Paramızı geri çekeriz" gibi tehditlersavuruyorlar. Yani Allah'a hamd olsun bizim kapıyı pek çalamıyorlar. Mesele duruş meselesi. Duruş oldu mu Allah'ın da lütfuyla kapılar açılıyor.

MEYDAN OKUDUK KİMSE ARŞİVİNİ AÇAMADI
(Ermeni meselesi konusunda Türkiye yeni bir hamle yapacak mı?) Başbakanlığım döneminde çok ciddi bir meydan okuma yaptık. Karşı taraftan ciddi, dişe dokunur bir cevap gelmedi, kimse de arşivini falan açamadı. Olmayan şeyi açamazlar. Bunların Harvard'da cüzi, sembolik arşivleri var, Fransa'da yine ufak bir arşivleri var. Ermenistan'ın kendisinde bile böyle ciddi bir arşiv yok. Türk Tarih Kurumu'nu çok daha aktif hale getirerek çalışmalarımızı belgesellerle daha da güçlendireceğiz.
HAK TECAVÜZÜNE KARŞI BİZİM DE YAPTIRIMLARIMIZ OLACAK
(Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada F 35'ler ve Doğu Akdeniz'le ilgili 'Gerekli tedbirleri alırız' ifadesini kullandı. Tedbirler nedir?) S-400 olsun, F-35'lerle ilgili adımlar olsun, bunlar bitmiş işler. Şimdi utanmadan sıkılmadan Türk Akım ile ilgili " yaptırım uygularız" diyorlar. Bu, haklarımıza tecavüzdür. Bunlara karşı tabi ki bizim de yaptırımlarımız olacaktır. Yani biz eli kolu bağlı duracak bir millet değiliz. Bu konu ile ilgili biz de kendi yaptırımlarımızı kesinlikle uygulamaya sokarız.
Okan MÜDERRİSOĞLU- Şebnem BURSALI-Hilal KAPLAN /KUALA LAMPUR
CHP'NİN "MİLLİLİK VE YERLİLİK" DİYE DERDİ YOK: (Ana Muhalefet partisi CHP'nin, Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin haklarınını korunması için Libya ile varılan mutabakata karşı çıkmasıyla ilgili soruya) Takındıkları tavırlar, yanlarına kimleri aldıkları, kimlerle nasıl hareket ettikleri malum. İlk gün "öyle mi böyle mi" derken olumlu adım attılar. Sonra bu konuda bile "halka nasıl izah edeceğiz?" diye sıkıştılar. CHP olsun, İYİ Parti olsun, onlarla bir yere varmak mümkün olur mu? Bunlar kim legaldir, kim illegaldir, kim Türkiye dostudur, kim değildir, bunları bilecek çapta değiller. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi'nin böyle bir derdi yok. Türkiye'nin menfaatleri neyi gerektirir, yerli olmak nedir, milli olmak nedir? Yani bunun 6 okunun içindeki milliyetçiliğe, halkçılığa falan bakmayın. Onların hepsi hikâye. Hiçbir zaman onlar bunun gereğini yerine getirmediler, getiremezler. Bu işler, öyle lafla olmuyor. Karikatürize edilmiş olan oklarla olmuyor. Bütün mesele bunu ruhen yaşamak. Ruhen yaşayamazsanız zaten bir yere de varamazsınız. Bu millet de sizi zaten bir yere temsilci olarak koymaz. Olay bu. Biz Libya'da, Suriye'de nasıl bir rol üstlendiysek bundan sonraki süreçte de buna benzer rolleri birlikte üstlenmenin kararlılığını ortaya koyacağız. Yani nemelazımcılığın olmadığı, "bana dokunmayan yılan bin yaşasıncılığın" olmadığı bir süreci devam ettireceğiz. Koalisyon güçleri adı altında Irak'a girdiler mi? Girdiler... Suriye'ye girdiler mi? Girdiler... Yani "Bizim ne işimiz var orada?" diyorlar mı? Demiyorlar... Aynı şekilde Libya'da Mısır'ın, Abu Dabi yönetiminin ne işi var? Gelip oraya girdiler mi? Girdiler... Ve biliyorsunuz Hafter meşru bir siyasetçi değil, adam gayrimeşru. Ona meşruiyet kazandırmanın gayreti içinde olanlar var. Serrac ise meşru bir lider, meşru bir temsilci. Onu ise yok farz etmenin gayreti içerisine giriyorlar. Peki bunun içinde kimler var? Mısır var, Abu Dabi var, Fransa var, hatta İtalya var. Şimdi maalesef Rusya'nın da kendisi görünmese de bakıyorsunuz oluşturduğu bir şirket var. Wagner Hafter'en paralı askerliğini yapıyor. Biliyorsunuz Amerika'nın buna benzer şirketleri çoktur. Tabi ki bizim seyirci kalmamız doğru değil. Biz de elimizden geleni şu ana kadar yaptık ve yapmaya da devam edeceğiz.
BİR DURUŞUNUZ OLDUĞU ZAMAN KİMSE KAPINIZI ÇALAMIYOR: (Kuala Lumpur Zirvesi'ne Suudi Arabistan'ın baskısıyla Pakistan ve Endonezya'nın katılmamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?) Suudi Arabistan ile Abu Dabi yönetiminin bu tür tavırları tabi ilk değil. 4 milyon Pakistanlı Suudi Arabistan'da çalışıyor. "Bunları geri göndeririz" vesaire diyorlar. Öbür taraftan Pakistan Merkez Bankası ile bağlantılı konularda aynı şekilde 'Paramızı geri çekeriz" gibi tehditlersavuruyorlar. Yani Allah'a hamd olsun bizim kapıyı pek çalamıyorlar. Mesele duruş meselesi. Duruş oldu mu Allah'ın da lütfuyla kapılar açılıyor.
MEYDAN OKUDUK KİMSE ARŞİVİNİ AÇAMADI
(Ermeni meselesi konusunda Türkiye yeni bir hamle yapacak mı?) Başbakanlığım döneminde çok ciddi bir meydan okuma yaptık. Karşı taraftan ciddi, dişe dokunur bir cevap gelmedi, kimse de arşivini falan açamadı. Olmayan şeyi açamazlar. Bunların Harvard'da cüzi, sembolik arşivleri var, Fransa'da yine ufak bir arşivleri var. Ermenistan'ın kendisinde bile böyle ciddi bir arşiv yok. Türk Tarih Kurumu'nu çok daha aktif hale getirerek çalışmalarımızı belgesellerle daha da güçlendireceğiz.HAK TECAVÜZÜNE KARŞI BİZİM DE YAPTIRIMLARIMIZ OLACAK
(Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada F 35'ler ve Doğu Akdeniz'le ilgili 'Gerekli tedbirleri alırız' ifadesini kullandı. Tedbirler nedir?) S-400 olsun, F-35'lerle ilgili adımlar olsun, bunlar bitmiş işler. Şimdi utanmadan sıkılmadan Türk Akım ile ilgili " yaptırım uygularız" diyorlar. Bu, haklarımıza tecavüzdür. Bunlara karşı tabi ki bizim de yaptırımlarımız olacaktır. Yani biz eli kolu bağlı duracak bir millet değiliz. Bu konu ile ilgili biz de kendi yaptırımlarımızı kesinlikle uygulamaya sokarız.Okan MÜDERRİSOĞLU- Şebnem BURSALI-Hilal KAPLAN /KUALA LAMPUR