1850 metrede 'Hayy' gibi yaşamak: Usta yazar Sadık Albayrak'tan samimi açıklamalar
Gazeteci-yazar Sadık Albayrak, Trabzon'da 1850 rakımdaki yayla evinde 'Kıtmir' adını verdiği kangal cinsi köpeğiyle inzivaya çekildi. Gözlerden uzakta yaşayan Sadık Albayrak, kitaplarını yazıyor, bahçesinde torunları için alabalık yetiştirmeyi, yaylayı ağaçlarla donatmayı planlıyor. Albayrak CHP sözcüsü Faik Öztrak'ın 'sosyete' sözleri ile ilgili olarak da şunları söyledi: "Bunlara, 'Koy çuvala, salla salla vur duvara' demek geçti içimden. Muhatap almaya değmez. 'Aslıhu Nesluhu' derler. Yani bir adamın aslı neyse nesli de o olur. Ben, 1950'li yıllarda Trabzon Kemeraltı'nda manifaturacılık yapan Hacı Ahmet Albayrak'ın oğluyum. Biz köylüyüz. Ama Ataköylülerden ya da Kadıköylülerden faklı bir köylüyüz..."
Karadeniz'in dağları üzerinde sisle kaplı, oksijeniyle gideni çarpan yaylasında her biri 45 metrekarelik iki mütevazı ev. Bahçesinde torunlara alabalık yetiştirebilmek için hazırlanmış küçük havuzlar. Yol kenarlarından toplanmış ve birer sanat eseri muamelesi yapılan asırlık ağaçların kökleri. Kuran'ı Kerim'de bahsi geçen Ashab-ı Kehf'in köpeği Kıtmir'in adı verilmiş iri cüsseli bir kangal köpeği. Düzinelerce kaynak kitap. Fikir adamı, gazeteci Sadık Albayrak'ın yeni yaşamının özeti bu kadar. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın babası Sadık Albayrak'ı bedenen inzivaya, manen ve fikren ise yükselişe çekildiği evinde önemli değerlendirmelerde bulundu.
12 EYLÜL'ÜN KURBANLARINDAN
12 Eylül 1980 darbesinin fikir adamlarını bir silindir gibi ezdiği günlerdi. Tutuklanan, askeri mahkemelerde yargılananlar arasında Sadık Albayrak da vardı. Cezaevine girdi. En yakın dostlarından biri o dönem MSP İstanbul İl Gençlik Kolları Başkanı olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'dı. Tayyip Erdoğan'ı 13-14 yaşlarında katıldığı münazaralardan, 1977-1978 yıllarında MSP'deki görevinden tanıdı. Yeni Devir gazetesindeki köşesinde, kendisinden çok genç olan Tayyip Erdoğan için "Bu genç, Türkiye'de büyük hizmetler edecek" diye yazmıştı. Dostlukları hiç bozulmadı. Sadık Albayrak, vefası nedeniyle, dava arkadaşı Tayyip Erdoğan'a "Nuru ayn'ım', yani 'gözümün nuru" diye hitap ediyor. Sadık Albayrak dava arkadaşını şöyle anlatıyor:
O YILLARIN BECKENBAUER'İYDİ
"Tayyip Erdoğan şiir, edebiyat ve sosyal içerikli konularda konferanslar verirdi. Spora olan ilgisi de çok fazlaydı. Futbolla ilgilenmesi, ileride yönetici olmasının işaretiydi. O dönemde 'Türkiye'nin Beckenbauer'i' deniyordu ona. Yürüyüşü ve hareketleriyle, toplumu etkileyici fiziki bir yapısı vardı. Bu, ezilmiş bir toplumun Tayyip Bey'de kimliğini bulmasıydı. Mücadelesi halk katmanında yansımasını buldu.
YAŞAM TARZLARIMIZ AYNI
Hasbi olmak çok önemli. Onun çocukları imam hatipli. Aileyle de bir yakınlığımız vardı. Cenab-ı hak nasip etti. Hısım-akraba olduk. Yaşam tarzımız birbirimize uygun, aile yapılarımız birbirine yakın. Debdebe, ihtişam yok. Emine Hanım ile eşim Kıymet Hanım'ın sıcak muhabbetleri vardır. Ailece hep mütevazı olduk. Bütün hayatımız boyunca Allah'a kul, yüce Resulüne ümmet olmak için mücadele verdik.