Ankesörlü telefon kartlarına mercek! 90 bin sabit hat 600 milyon veri inceleniyor
Ankesörlü telefon soruşturmalarına yeni boyut kazandıracak önemli bir gelişme yaşandı. İstanbul MİT Bölge Başkanlığı ile koordineli bir şekilde çalışma yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yurt genelindeki ankesörlü telefonlarda kullanılan kartların hafızalarını mercek altına alındı. Yurt genelindeki 90 bin sabit hat ve 600 milyon veri ayrıntılı olarak incelenmeye başlandı. İlk incelemelerle birlikte daha önce herhangi bir FETÖ bağlantısına rastlanmayan 1000'e yakın asker deşifre oldu. Örgütün 2014 sonrası aynı yöntemi emniyet ve yargıdaki mahrem yapılanması tarafından kullanıldığı ortaya çıkarıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı kripto FETÖ'cülerin tespiti için yeni bir yöntem üzerine yoğunlaştı. TSK'daki örgüt üyeleri ve mahrem imamların birbirleriyle sabit hatlarla irtibata geçmenin yanı sıra, Türkiye genelindeki ankesörlü telefon kartlarını kullandığı da ortaya çıkarıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu, FETÖ üyelerinin kullandığı ankesörlü telefonlarda yurt genelinde kullanılan telefon kartlarının hafızaları derinlemesine incelendi. İlk incelemelerle birlikte, sadece İstanbul'da daha önce sabit hatlarla haberleşme ve herhangi bir FETÖ mensubiyetine rastlanmayan 1000'e yakın asker deşifre oldu.
90 BİN SABİT HAT 600 MİLYON VERİ İNCELENİYOR
MİT İstanbul Bölge Başkanlığı ile koordineli yürütülen çalışmalarda, ankesörlü telefon kartlarının(AKS Kartları) FETÖ'nün TSK'daki üyelerinden sorumlu mahrem yapılanmasında bulunan yöneticiler tarafından örgütsel görüşme amaçlı kullanıldığı tespit edildi. Soruşturma genişletildi. Türkiye'de bulunan 90 bin sabit hat ve HTS havuzundaki 600 Milyon veri inceleniyor.
TEDBİRLİ MAHREM İMAMLAR DA DEŞİFRE OLUYOR
Ankesörlü kart havuzu üzerinde yapılan incelemelerde en önemli tespit ise, ankesörlü telefon kartlarının örgütün sadece bir mahrem imamı tarafından kullanıldığı, bu ankesörlü kart kullanılarak aranan TSK'daki örgüt üyelerini aynı tarihte iki farklı ankesörlü telefon kulübesinden örgütsel tedbire uyarak arandığı belirlendi. Daha önceki ankesör soruşturmalarında örgütün belirlediği tedbir kurallarına uymayan mahrem imamlar, sorumlu oldukları tüm askeri şahısları aynı ankesörden arıyordu ve tespit edilebilmeleri daha kolay oluyordu. Bu yeni yöntemle birlikte artık örgütsel tedbire uyarak kendisine bağlı askeri personeli farklı ankesörlü telefonlardan arayan mahrem imamlar da deşifre edilmesi sağlanıyor.
ARTIK ONLAR DA ANKESÖR AĞINA TAKILIYOR
Soruşturma birimleri bu yöntemle ankesörlü telefon veri havuzunda bulunmayan örgüt mensubu TSK üyelerini tek tek deşifre ediyor. Bir şüpheli TSK mensubunun aynı AKS kartı üzerinden 6 farklı telefon kulübesi kullanılarak kendisiyle beraber 3 asker şahsın daha arandığı, bu şahıslardan sadece 2'sine FETÖ'den adli işlem yapıldığı tespit edildi.
2014'TEN SONRA EMNİYET VE YARGI'DA DA AYNI YÖNTEM KULLANILDI
Örgütün 2014 sonrasında ankesörlü telefon kartlarıyla tedbirli bir şekilde iletişime geçme yöntemini, TSK haricindeki, Yargı, Emniyet gibi mahrem birimlerinde de kullanıldığı tespit edildi. Soruşturmanın ilerleyen süreçte bu yönde de genişlemesi beklenirken bu kapsamda ilk adım geçtiğimi hafta atıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca Polis Akademisi Başkanlığı'nda öğrenci olarak öğrenim görürken FETÖ iltisakları nedeniyle Polis Akademisinden ilişkileri kesilen eski akademi öğrencisi 53 şüpheliye yönelik operasyon düzenlendi. İstanbul merkezli 6 ilde düzenlenen operasyonda, mahrem imamlar tarafından ankesörlü telefon kartları üzerinden arandıkları ortaya çıkarıldı.
ATASOY'DA O YÖNTEMLE ARANMIŞ
Yurt genelindeki ankesörlü telefon kartlarının hafızalarının incelenmesiyle birlikte deşifre olan isimlerin başında, geçtiğimiz Şubat ayında gözaltına alınan ve adli kontrol kararıyla serbest bırakılan eski Tuğgeneral Serdar Atasoy geliyor. Piyade Kurmay Albay rütbesindeyken 30 Ağustos 2020'deki Yüksek Askeri Şura kararıyla tuğgeneralliğe terfi ettirilen Serdar Atasoy, ardından Kara Kuvvetleri Komutanlığı (KKK) İstihbarat Başkanlığı'na atanmıştı. Atasoy ifadesinde, "Bana operasyonel hat ve cep telefonu verilmişti. Bununla irtibat sağlamamızı söylemişti. Ayrıca bu dönemde büfelerde satılan ankesör kartlar aracılığı ile de görüşmeler yaptım" diyerek ankesörlü telefon kartı kullandığını itiraf etmişti.