Ecem Güçlük yalanı ifşa oldu! 'Tecavüze uğradım' paylaşımını yapan erkek çıktı! Altun'dan sert tepki: Gündem suikastı...
İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Ecem Güçlük olayıyla ilgili önemli bilgiler paylaştı. Altun, yapılan paylaşımların başka birine ait olduğunu tespit ettiklerini, yalan terörü ile ilgili soruşturmanın sürdüğünü belirtti. Altun, Ecem Güçlük olayının amacını, 'Tam anlamıyla gündem suikastı' sözleriyle tanımladı.
Türk Konseyi Sosyal Medya Eğitim Programı ve Türk Konseyi Medya Koordinasyon Komitesi 1. Toplantısı başladı. İletişim Başkanı Fahrettin Altun konuşmasında sosyal medyadaki provokatif olaylara dikkat çekti, manipülasyonlara izin verilmeyeceğini söyledi. Altuni Ecem Güçlük olayının amacının 'Gündem suikastı' olduğunu belirtti, paylaşımların başka bir kişi tarafından yapıldığını tespit ettiklerini söyledi. Altun, soruşturmanın sürdüğünü de belirtti.
"ECEM GÜÇLÜK OLAYI GÜNDEM SUİKASTIYDI"
Fahrettin Altun, programdaki konuşmasında sosyal medyadaki Ecem Güçlük provokasyonuna ve yalan terörünün hızla yayılmasına değindi.
Altun çarpıcı ifadeler kullandı:
Ecem Güçlük adıyla açılan sahte bir hesabın sahibinin '3 yıl önce evine giderken 4 kişi tarafından tecavüze uğradığını' iddia etmesi sosyal medya gündemini meşgul etti. Bu yalan paylaşımda ayrıca sözde bir yargılamadan bahsediliyor ve zanlıların serbest bırakıldığı öne sürülüyordu. Kadına karşı şiddet bizim kırmızı çizgimiz olduğu için konuyu hızlıca ve titizlikle araştırmaya başladık.
İletişim Başkanlığı bünyesindeki dezenformasyonla mücadele ekiplerimiz, her gün yüzlerce bilgi ve haber için uyguladığı doğrulama ve teknik inceleme prosedürlerini hemen başlattı. Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı kayıtlarında bu isimde herhangi bir kadına ait herhangi bir dava olmadığını, herhangi bir kriminal vakanın bulunmadığını tespit ettik. Doğrulama sürecini derinleştirerek muhtemel bir kimlik gizleme olabileceği ihtimali üzerinde durduk.
Ancak bu aşamada da böyle bir vakanın, böyle bir davanın, böyle bir gözaltının ve böyle bir serbest bırakma işleminin gerçekleşmediğini gördük. Ne bu isimde bir kişi vardı ne de iddia edildiği gibi bir olay yaşanmıştı.
Bir taraftan da Milli İstihbarat Teşkilatımız ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile iş birliği içerisinde söz konusu paylaşımı yapan hesabın teknik analizi gerçekleştirildi. Bir yalanla gündem suikastı planlayan kişinin, bu hesabı birkaç gün önce açtığını ve hesabı oluştururken aslında Emre Doğantürk kullanıcı ismini kullandığını gördük.
İlk paylaşımlarında 'bir kız arkadaşı olmadığı için hayıflanan ve yalnız olmaktan bıktığını ifade eden' mesajlar atan bu kişinin, daha sonra hesap ve kullanıcı ismini Ecem Güçlük olarak değiştirdiğini tespit ettik.

"YALANI SİYASİ RANTA TEŞMİL ETMEYE ÇALIŞANLAR OLDU
Gerçekle uzaktan yakından ilgisi olmayan bu tezvirat, tamamen kamuoyunu manipüle ederek bir yalanın peşinden sürükleme gayesi güdüyordu. Toplumsal hassasiyetleri kaşıyarak bir siyasal algı operasyonu yapılması amaçlanmıştı. Ancak yalan yine çok hızlı bir şekilde yayıldı. Farklı toplum kesimlerinden binlerce sosyal medya kullanıcısı 'EcemYalnızDeğilsin' etiketiyle yaptığı paylaşımlarla, aslında bu yalanın peşine takıldı. Aslında bu 'gündem suikastının' parçası oldular. Bu etiket altında 60 bine yakın kullanıcı tarafından yapılan paylaşımlar, farklı platformlarda 35 milyonun üzerinde sosyal medya kullanıcısına erişim sağladı. Bu rakamlar yalanın ulaştığı vahamet açısından son derece dikkat çekicidir.
"KAPSAMLI SORUŞTURMALAR SÜRÜYOR"
Özellikle sözüm ona etkili hesaplar eliyle, devletimizin ve kurumlarımızın kadına yönelik şiddetle mücadelesi hakkında dezenformasyon yarışı içine girdiler. Sosyal medyadaki yalan terörünün en sıcak örneği olan bu olayla ilgili de elbette gerekli adımlar atıldı. Şu anda konu hakkında adli mercilerin başlattığı kapsamlı soruşturma devam ediyor.
"MÜCADELEMİZİ KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİZ"
Sosyal medya manipülasyonlar konusunda bir turnosol kâğıdı, bir yalan makinesi görevi görüyor. Hep birlikte bu ve benzeri vakalardan dersler çıkarmalıyız. Sosyal medyada her yazılanın doğru olmadığı noktasında uyanık olmalıyız. Hele ki bu tür vakalarda bilginin kaynağını doğrulamadan yazılacak her harfin, ortaya atılan yalanlara ve manipülasyonlara hizmet ettiğini unutmamalıyız. Maşeri vicdanı, ülkemizin birlik ve bütünlüğünü tehdit eden dezenformasyon, yalan haber, manipülasyon ve algı operasyonları ile mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.

"AMACIMIZ DEZENFORMASYONUN HER TÜRLÜSÜNÜ BERTARAF ETMEK"
Fahrettin Altun, ülkelerin, kurumların ve bireylerin siber dünyada "dijital faşizm" tehdidinin çeşitli boyutlarıyla karşı karşıya kaldığını belirterek, şunları kaydetti:
"Küresel şirketlerin, kendilerini ülkelerin ve kanunların üzerinde konumlandırmasına ve göz göre göre çifte standart uygulamasına tanıklık ediyoruz. Tarafsızlık ve ifade özgürlüğü gibi kavramların dejenere edilmesi de dijital faşizmin farklı boyutları olarak karşımıza çıkıyor. Ne yazık ki kötücül odaklar, bir yandan çeşitli çarpıtma operasyonu teknikleriyle kitleleri manipüle ediyor. Diğer yandan algoritmalar ve kişiselleştirilmiş veri üzerinden bu grupların dezenformasyon için adeta 'silahlandırılmasına' ön ayak oluyorlar. Böylece her türlü istikrarsızlığı yayarken, aynı zamanda ulusal güvenliği de tehdit ediyorlar. Demokratik sistemleri ve milli iradeyi hiçe sayarak, vatandaşları 'kendilerine tabi kullanıcılar' olarak görüp, yankı odalarına sıkıştırılmış milyonların 'tek bir ses' duymasını istiyorlar. Böylelikle hem kamusal alanı hem de söylem alanını kontrol etmeye çalışıyorlar. Ayrıca terör örgütlerinin propagandalarına serbestlik sunan küresel sosyal medya şirketleri, bunların engellenmesi yönündeki girişimlere ve çağrılara kulaklarını tıkıyor. Bu gidişatın ne kadar sorunlu olduğu hepimizce malumdur."