Fırat Yılmaz Çakıroğlu'nun öldürülmesinde eski rektör ve 3 yönetici hakkında hapis istemi
Son dakika... İzmir'de, Ülkü Ocakları Ege Üniversitesi sorumlusu Tarih Bölümü 4'üncü sınıf öğrencisi Fırat Yılmaz Çakıroğlu'nun Edebiyat Fakültesi yanında çıkan kavgada bıçaklanıp öldürülmesiyle ilgili açılan davada savcı mütalaa verdi. Savcı, Ege Üniversitesi eski rektörü Candeğer Yılmaz, eski rektör yardımcısı Atilla Silkü, eski genel sekreter Mehmet Bülent Özkan, eski Edebiyat Fakültesi dekanı sanık Ersin Doğer için 'görevi kötüye kullanma' suçundan 3'er yıla kadar hapis cezası istedi.
Ege Üniversitesi'nde, 2015 yılı Şubat ayında ülkücü öğrenciler ile savcılık iddianamesinde 'PKK/KCK gençlik örgütlenmesi YDG-H (Yurtsever Devrimci Gençlik-Hareketi) üyeleri' diye söz edilen diğer öğrenci grubu arasında kavga çıktı. Kavgada bıçaklanan Ülkü Ocakları Ege Üniversitesi sorumlusu Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü 4'üncü sınıf öğrencisi Fırat Yılmaz Çakıroğlu yaşamını yitirdi.

Olayla ilgili yürütülen yargılama sürecinde sanık Nurullah Semo, 'kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alırken, 'terör örgütü üyeliği' suçundan da 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Verilen karar, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozularak 'devletin birliğini ve ülkenin bütünlüğünü bozmak' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çevrilmişti.

'OKULDA TEDBİR YOKTU'
Çakıroğlu'nun öldürülmesiyle ilgili olarak olayda kusuru bulunduğu gerekçesiyle Ege Üniversitesi eski rektörü Candeğer Yılmaz, eski rektör yardımcısı Atilla Silkü, eski genel sekreter Mehmet Bülent Özkan, eski Edebiyat Fakültesi dekanı Ersin Doğer hakkında da İzmir 41'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılan davada savcı esas hakkında mütalaasını açıkladı.
İzmir 41'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın son duruşmasına Çakıroğlu'nun annesi Özlem Erdem ve babası Fuat Mahir Çakıroğlu ile taraf avukatları katıldı. Olay tarihinde Bornova'da emniyet müdürü olarak görev yaptığını söyleyen ve mahkemede tanık olarak dinlenen M.Z.S., "Olay günü saat 16.30-17.00 civarında üniversitenin güvenlik amiri beni arayıp üniversitenin içerisinde kalabalık bir grup olduğunu, bir sorun çıkabileceğini söyledi. Ben il güvenlik şube müdürünü, çevik kuvvet şube müdürünü ve terör şube müdürünü aradım. Yanımda araştırma büro amiri vardı. Onunla gittik. Üniversiteye geçiş yaptık ve olaya müdahale ettik. Biz gittiğimizde olay olmuştu. Orada herhangi bir tedbir yoktu" dedi.

