Son dakika! Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati'den önemli açıklamalar: Yeni modelimizin temeli yüksek büyüme ve düşük cari açık
Son dakika haberleri: Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, katıldığı canlı yayında, ekonomideki gelişmeler ve alınan kararlar, mevduata kur desteği modeli ile döviz mevduatlarındaki çözülme sürecine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye Ekonomik Modeli'nin temelini açıklayan Bakan Nebati, "Yüksek büyüme ve düşük cari açık, modelimizin temeli bu." dedi. Yıl sonu büyüme hedefinde çift haneye doğru gidildiğini ifade eden Nebati, "Türkiye'de büyük bir canlanma var. İhracatımız çok kuvvetli. Bütçe açığımız ise yüzde 3,5'in altında." dedi.
Son dakika haberleri: Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, "Türkiye Ekonomi Modeli" ile yeni bir model öne sürdüklerini belirterek, "Öne sürülen modelle dün Cumhurbaşkanımız adeta bir manifesto yayınladı. O andan itibaren de Türkiye'de birçok şey değişti." dedi.
Nebati, katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
"Türkiye Ekonomi Modeli" hakkında bilgi veren Nebati, "Hem yeni bir model öne sürüyoruz hem de öne sürülen modelle dün Cumhurbaşkanımız adeta bir manifesto yayınladı. O andan itibaren de Türkiye'de birçok şey değişti." dedi.
Nebati, bu değişimin "normalleşme" olduğunu belirterek, "Son birkaç aydır kur ataklarıyla ilgili yaşanan gelişmeler ve buna ilişkin yapılan yorumlar aslında normal olmayan bir şeyin tartışmasıydı. Şimdi normale döndük. Artık gerçek kişilerimiz, kurumlarımız, kamu yönetimimiz, siyasetimiz ve sizlerle her şeyin normal çerçevesi içerisinde devam ettiği bir sürece giriyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Reel sektörün, ekonomik aktivitede bulunan aktörlerin önünü görebileceği çok önemli bir sürece girildiğini belirten Nebati, "Özellikle önümüzdeki yıl, bunun da semerelerini çok açık bir şekilde göreceğimiz bir yıl olacak." dedi.
"TÜRKİYE 2020'DE KRİZDE FIRSATLARI EN İYİ ŞEKİLDE KULLANAN BİR ÜLKE OLDU"
Uzun süredir Türkiye modeli, Çin modeli, Güney Kore modeli diye tartışmaların yapıldığına değinen Nebati, modelin neden Türk modeli olduğunu ve diğer ülkelerden nasıl ayrıştığını anlattı.
Nebati, gelişmiş olan ekonomilerin 90'lı yıllarda dünyadaki ticaretten yüzde 65'ler civarında bir payı aldığını, 2007-2008'de bunun yüzde 50 haline geldiğini, sonrasında ise gelişmekte olan ülkelerin bu payın büyük bir kısmını almaya başladığını anımsattı.
Türkiye'nin son 19 yılda ortaya koyduğu büyük hamleyle farkını ortaya koyarak öne çıktığını aktaran Nebati, egemen güçlerin aldıkları payların düştüğüne dikkati çekti.
Nebati, birlikte hareket edemeyen, ticaretin daraldığı ama aynı zamanda doğrudan yabancı yatırım girişlerinin de küresel sermaye akımlarının da risk ve oynaklık algısının artmasıyla da azaldığı bir döneme gidildiğini belirterek, şunları kaydetti:
"Bir defa bakın Türkiye 2020 yılında çok önemli bir şey yaptı. Krizde fırsatları en iyi şekilde kullanan bir ülke oldu. Bu çok önemli. Bunu kullanmasının temel sebeplerinden bir tanesi bulunduğu coğrafya, ikincisi 19 yıldır yapılmış olan altyapı yatırımlarının tamamlanmış olması, üçüncüsü her türlü pazara yakın olması, aynı zamanda özgün pazar olma niteliği kazanması, 3,5-4 saatte bir uçağa bindiğinizde 1,5 milyarlık pazara hızlı şekilde ulaşabilme ve bu pazarın da aynı zamanda çeşitli olması. Böylesine bir imkanlar silsilesi var."
Türkiye'nin 2020'de doğrudan yatırımlarının birikimli olarak şu anda 12,7 milyar dolara ulaştığını belirten Nebati, "Sıcak para biz sevmiyoruz, istemiyoruz. Çünkü sıcak paranın ne zaman geleceği belli fakat ne zaman gideceği belli değil. Bu giderken de ne tür tahribatlar yapacağını da birçok defalar gördük, yaşadık." dedi.
Nebati, Türkiye'nin maliyet avantajı, katma değerli ve yeşil üretime dayalı bir beceriye sahip olması, pazara yakın olması, nitelikli insan sermayesine sahip olan ender ülkelerden birisi olmasıyla dijital altyapıyı geliştirdiklerini ve cari dengeyi de sürdürülebilir bir alan olan ülkeler sınıfına soktuklarını söyledi.
"ORTA GELİR TUZAĞINDAN ÇIKMAK İSTİYORUZ"
Orta gelir tuzağından çıkmak istediklerini aktaran Nebati, şöyle devam etti:
"Kırılganlıklarımızdan bir tanesi, 2013 yılında 12 bin 500 dolar neredeyse kişi başına düşen gelire ulaştık ancak o günkü şartlar içerisinde hepimizin memnun olduğu bir durum vardı. Türk lirasının değeri tarihi olarak çok yüksek, fakat ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 56 idi. Bir problem daha var. Cari açığımız büyümeyle beraber yükseliyor. Bütün bunlar bizim o günlerden itibaren almaya çalıştığımız ve aslında Sayın Cumhurbaşkanımızın sadece son 19 yılda değil tanıdığımız günden beri ortaya koyduğu bir şey. Bu ekonomik model Türkiye'nin şartlarına uygun hale gelirse özgün ve özgür olacak. Dolayısıyla bu kırılganlıklardan bir tanesi olan orta gelir tuzağından çıkmak, reel efektif değer kurunu kabul edilebilir bir seviyeye getirmek amacıyla da bu çalışmalar yapıldı."