Beykoz'da kentsel dönüşüme karşı çıkan muhalefete mahalleli ateş püskürdü: Siyaset için bizi öldürmek mi istiyorsunuz!
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından dönüşüme alınan Beykoz'un Tokatköy mahallesi sakinleri, muhalefetin evini vermeyenleri kışkırtarak süreci uzatmasına tepki gösterdi. SABAH TV'ye konuşan mahalle sakinlerinden Emin Kaya, "Biz ölmek istemiyoruz. Sen siyasetçisin beni öldürmek mi istiyorsun?" derken, bir başka mahalle sakini Mehmet Kanbur, "Okmeydanı'nda ne kadar militan varsa buraya getirdiler. Beykoz halkı burada yoktu." dedi. Akşener'in, milletvekillerini bölgeye göndererek gerilimi tırmandırmasına değinen Ömer Kuru ise, "Dokunulmazlıklarını kullanarak polisi taşlattılar. Yakışmıyor." ifadelerini kullandı.
Asrın en büyük felaketi sonrası muhalefetin kentsel dönüşüm ile ilgili ikircikli tutumu dikkat çekti. Deprem öncesi birçok noktada sol örgütler ile muhalefet ele ele vererek bölge halkını kışkırttı. Bu nedenle birçok dönüşüm projesi ya akamete uğradı ya da iptal oldu. Büyük İstanbul Depremi beklenirken, İstanbul'da dönüşüme başlanan noktalardan biri de Beykoz'un Tokatköy mahallesi. 2016 yılında başlayan süreci CHP-HDP ve İYİ Parti ile sol örgütler durdurmak için elinden geleni yapıyor. Bölgede halkın yüzde 84'ü evlerini TOKİ'ye emanet ederken, yüzde 16'sı ise muhalefetin de desteklemesi ile evlerini vermiyor. Bu da dönüşüm sürecini akamete uğratıyor. SABAH TV olarak Tokatköy'e gittik, evlerini dönüşüme veren vatandaşların düşüncelerini dinledik. Vatandaşlar, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in bölgeye milletvekillerini göndererek gerilimi tırmandırmasına, "Dokunulmazlıklarını kullandılar, polisi taşlattılar. Yakışmıyor." şeklinde tepki gösterdi. Muhalefetin engelleme çalışmalarına karşı oldukça öfkeli olan Tokatköy sakinleri, "Siyaset için bizi öldürmek mi istiyorsunuz." sözleri ile tepki gösterdi.
"İSTANBUL CHP'YE GEÇTİ, BÜYÜKŞEHİR SICAK BAKMADI, TOKİ ÜSTLENDİ"
Tokatköy Mahallesi Muhtarı Galip Bekaroğlu, SABAH TV'ye dönüşüm sürecini en başından itibaren anlattı.
Bekaroğlu, "Kentsel dönüşüm alanı 22 Şubat 2016'da deklare edildi. Beykoz Belediyesi tarafından yapılacağı bildirildi. Halk ilkten vermek istemedi. Cumhurbaşkanlığı'na durum iletildi. Cumhurbaşkanımız burayı KİPTAŞ'ın yapması emrini verdi. Daha sonra seçimlerde Büyükşehir CHP'ye geçti. Büyükşehir bu projeye yaklaşmadı. Beykoz Belediyesi Başkanı da değişti. Yeni gelen Başkanımız bunu istedi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile anlaşıldı. 2 ayda imzanın yüzde 84'ü tamamlandı. Bazı arkadaşlar benimsemedi. X partiler geldi, onlarla ilgilendiler. Fikir ayrılığı ortaya koydular." dedi.
"KAZILINCA ANLADIK Kİ DEVLET ÇOK DOĞRU KARAR VERMİŞ"
Bekaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:
Projemiz başladı. 7'nci bloğun temeli de atıldı. 662 kullanıcımız var. 823 adet yapılacak. 43 adeti dükkan olarak ayrıldı. Kazılar başlayınca gördük ki, devlet çok doğru bir karar vermiş. Zemin balçık ve kötüydü. 400 forekazık çakıldı. Hala da çakılıyor. Her insanın dairesine daire verildi. Arsalara daire verilmedi. 14 vatandaş bundan mağdur. Devlet mağdur etmez, bu da konuşulur. Kentsel dönüşümün ne kadar önemli ve doğru olduğunu deprem sonrası herkes gördü. İnşallah 1 yıl içinde sorunlar da çözülerek tamamlanacaktır.
"BİZ ÖLMEK İSTEMİYORUZ"
Tokatköy Mahallesi'nde dönüşüme evini veren Emin Kaya, 'Ben ölmek istemiyorum' diyerek durumun vahametini şu sözlerle anlattı:
Evimiz 40 senelikti, ghiç güvende hissetmiyorduk. Biz ölmek istemiyoruz, bir an önce evlerimizin dönüşmesini istiyoruz. Herkes İstanbul Depremi diye bağırıyor. İstanbul Depremi olursa bunun hesabını kim verecek? Bu binaların hepsi temelsiz, kaçak yapılar. Ne iskan var, ne forekazık çakılmış. Biz ölmek istemiyoruz, sloganımız bu.
"SEN SİYASETÇİSİN BENİ Mİ ÖLDÜRMEK İSTİYORSUN"
Bir yasa var, burası depremden etkilenme bölgesi. Herkes işini yapıyor. Arkadaş itiraz ediyor, edebilir. Ama çalışmalarımız devam ediyor. Evini veren kimse mağdur değil. Kira yardımı veriyor devletimiz. İmza atmayan yüzde 16'lık kesim siyaseten bakıyor bu işe. Bu adam yapmasın da, sonra kim yaparsa yapsın. Böyle bir düşünce yok. Sen siyasetçisin beni öldürmeye mi çalışıyorsun abi! Böyle bir şey yok. Böyle bir yapı olmaz.