28 Şubat mağduru Veysiye anlattı: "Üniversiteyi bitirebilmek için atkı ve bereyle gezdim"
Adana'da 28 Şubat mağdurlarından 2 üniversite bitiren Veysiye Karakaya, "Mezun olabilmek için okul dönemim boyunca atkı ve bere takmak zorunda kaldım. Atkı ve bereden bu zihniyet yüzünden nefret ettim" dedi.
Adana'da 28 Şubat mağdurları arasındaki 2 üniversite mezunu Veysiye Karakaya (36) o dönemde yaşadıklarını SABAH'a anlattı. 3 çocuk annesi Karakaya, "Zulüm okula adım attığım an başladı. Kayıt yaptırabilmek için başımı açmak zorunda bırakıldım. Okumak için kampüste atkı ve bere taktım. Diğer arkadaşlarım takınca aksesuar ben takınca siyasi simge olan atkı ve bereden bu zihniyet yüzünden nefret ettim. En güzel yıllarım olan gençlik dönemimi elimden aldılar. Gazeteci olmak istiyordum. Babam, 'Başörtülü birisine gazetecilik yaptırmazlar' dedi. Bende hayallerimden vazgeçmek zorunda kaldım. Yani bir iş sahibi olamayacağımızı bilerek okuduk. Recep Tayyip Erdoğan sayesinde yeniden hayal kurmaya başladım. Bazen özgürlüğümüz verildiğine hala inanamıyorum. Başörtüsünü Anayasal güvence altına almak isteyen Cumhurbaşkanımız, yine bizim için mücadele ediyor. Benim gibi mağdur olmuş insanların geleceğini garanti altına almak istiyor. Başörtüye zamanında hakaret etmiş bir zihniyetin şimdi sahip çıkmasını samimi bulmuyorum" dedi.

"GAZETECİLİK YAPTIRMAZLAR!"
Yaşadıklarını SABAH'a anlatan Veysiye Karakaya, imam hatip lisesi bitiren ablası gibi kat sayı mağduru olmamak için düz lisede okumak zorunda kaldı. 2005 yılında girdiği üniversite sınavında yüksek puan alan Veysiye Karakaya, çocukluk hayali olan gazetecilik bölümünü okumak istedi. Karakaya'nın hevesi babasının "Kızım başörtülü olduğun için okul okumana bile müsaade etmiyorlar. Bu zihniyet sana başörtülü gazetecilik mi yaptırır" demesi üzerine kursağında kaldı. Hayallerinden vazgeçmek zorunda kalan genç kız Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tarih bölümü kazandı. Karakaya'nın başörtü zulmü okula adımını attığı an başladı ve üniversite okuyabilmek için başörtüsünü çıkarmak zorunda bırakıldı. Karakaya, kış mevsimini fırsat olarak görüp başını bereyle boğazını da atkıyla örterek kapanmaya çalıştı.

"OKUL BOYUNCA BERE TAKMTIM"
Karakaya'nın peşini bu kez de öğretmen ve güvenliğin uyguladığı mobingler de bırakmadı. Karakaya, "Atkı ve bere kullansak da başörtülü olduğumuz giyimimizden anlaşılıyordu. Onun için benim gibi başörtü niyetine bere ve atkı takan kişiler sınıfta ve kampüste devamlı uyarılıyordu. Okulun girişinde 500 metre kalan servisi durdurup içeriye giren güvenlik 'Başörtüler çıksın. Acele edin oyalanmayın' diyordu. Ancak atkı ve bereyi aksesuar için takan arkadaşlarımıza kimse karışmıyordu. Onlar takınca aksesuar biz takınca siyasi bir nesne halini alıyordu. Eğitim gördüğü 5 yıl boyunca atkı ve bere takmak zorunda kaldım. En güzel yıllarımızı mahvettiler. Onlar yüzünden aktı ve bereden nefret ettim" dedi.
"OKUL BİTTİ ZULÜM BİTMEDİ"
Üniversite yıllarını 2. Sınıf bir vatandaş muamelesi görerek geçirdiğini söyleyen Veysiye Karakaya, "Sindirdiler bizi, moral ve motivasyonumuzu bitirdiler. Özgüvenimizi kaybettik. Her şeyimizi aldılar. Başımı açmadığım sürece hiçbir şey olamayacağımızı bilerek okudum. Okul bitince bu zulüm sona ermedi. İş bulamadım. İş için her çaldığım kapı başörtülü olduğum için yüzüme kapandı. Mesleğimi bana yaptırmadılar. İkinci üniversitemi bitirdim. Adalet bölümünü okudum. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın dik duruşu, kararlılığı sayesinde giyim özgürlüğümüze kavuştuk. Yaşadıklarımdan sonra zaman zaman başörtü özgürlüğünün bize verildiğine hala inanamıyorum. Nede olsa 28 Şubat'ın etkisi bin yıl sürekti ya!" diye konuştu.

"HAYAL KURMAYA ERDOĞAN'LA BAŞLADIM"
Başörtülü olduğum için çalışamayacağımı kabullendiğini ve bu yüzden hayallerimden tek tek vazgeçtiğini söyleyen Veysiye Karakaya, "Hayallerimizden bizi vazgeçirdiler. Yıllar sonra hayal kurmaya Cumhurbaşkanımız sayesinde tekrar başladım. Erdoğan başörtüsü yasağını kaldırdıktan sonra bile bazı üniversiteler de başörtülü girişe izin verildi. Bu zihniyet çok arsız bir zihniyet. Meclisten geçen bir yasaya rağmen, bizim haklarımız yasayla korunmuş olmasına rağmen bu zihniyet hala direnmeye devam etti. Bu zihniyette kesinlikle güvenmemek gerekiyor. İşte bu zihniyetin ete kemiğe bürünmüş hali CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'dur. Allah'tan teknoloji çağındayız da Kılıçdaroğlu'nun '1 metre karelik bez parçası' diye hakaret ettiği kanıtlı ve delili bir şekilde ortada"
"HİÇBİR ŞEYE ENGEL DEĞİL"
Cumhurbaşkanın başörtüsü konusu Anayasa'yla güvence altına almak istemesinin asıl nedeni başörtülü kişileri gelecekte de güvence altına almak olduğunu söyleyen Veysiye Karakaya şöyle devam etti: "Erdoğan, 'Benden sonraki dönemlerde bir daha bu kardeşlerimiz aynı zulmü görmesin, onlara bir zarar gelmesin' diye mücadele ediyor, bizleri düşünüyor. Geleceğimizi düşünen bir Cumhurbaşkanımız var. Erdoğan, başörtüyle devlet dairelerinde çalışılmasına İHA, SİHA yapılmasına kısaca hiçbir şeye engel olmadığını dünyaya gösterdi."