Sokaklarımızı güvenli hale getireceğiz

Erdoğan: Hayvanlar konusunda kimse bize merhamet dersi vermeye kalkışmasın. Cumhur İttifakı olarak teklifi yasalaştırıp sokaklarımızı güvenli hale getireceğiz. Tüm grubumuzdan kararlı bir duruş bekliyorum, asla taviz yok

Sokaklarımızı güvenli hale getireceğiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün katıldığı AK Parti Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Erdoğan şu mesajları verdi:

BAŞIBOŞ KÖPEK SORUNU VAR: Birileri ısrarla görmezden gelse de, Türkiye'de başıboş köpek sorunu var. Dünyanın hiçbir medeni ülkesinde, modern şehrinde göremeyeceğiniz bir sokak köpeği popülasyonuyla karşı karşıyayız. Milletimiz bu sorunu çözmemizi, halkımız sokakların güvenli hale gelmesini, çocuklarımız, gönül rahatlığıyla okula gitmek, parkta oynamak istiyor. İsteklere, feryatlara sessiz, tepkisiz, bigâne kalmamız düşünülemez.

KİMSE BİZE MERHAMET DERSİ VERMESİN: Hayvanlar konusunda kimse bize merhamet dersi vermeye kalkışmasın. Bölücü terör örgütünün beşikteki bebeği katletmesine, canlı bombaların şehirlerimizde masum sivilleri aramızdan almasına, Gazze'de sayısı 16 bini bulan masum çocuğun, 40 bini geçen masum insanın katledilmesine ses çıkarmayanlar, kalkıp da bize merhametten bahsetmesin. Dağdaki eli kanlı katil sürülerine methiyeler düzenler, kimse kusura bakmasın, bize vicdan ve merhamet nutku çekemez. Timsahın gözyaşları merhametten değil. Komisyon çalışmaları sırasında, köpek yüzünden hayatını kaybetmiş 10 yaşındaki kızının acısını yüreğinde taşıyan annenin, 10 yaşındaki oğlu parçalanmış babanın üzerine yürüyen bir karakter fukarasının diline en son alacağı kelime merhamettir. Değil insana, değil masum çocuklara, herhangi bir canlıya karşı, yüreğinde zerre miskal merhamet olan biri, kalkıp da o densizliği yapmaz. Yüreği yaralı bir anneyle empati kuramayan, başka canlılarla nasıl kursun? İnsana sevgi göstermeyen, başka canlılara nasıl sevgi beslesin? İnsan sevmiyorlar ki, bir köpeği nasıl sevecekler?

MİLLETVEKİLLERİNE 'KATİL' DİYE BAĞIRABİLİYOR: Birileri muhalefet vekillerinin desteğiyle Meclis'e taşınıyor, Meclis koridorlarını işgal ediyor; utanmadan sıkılmadan Meclis çatısı altında milletvekillerine 'katil' diye bağırabiliyor. Milletvekili, milletin temsilcisi, sadece kendisini seçenlerin değil, tüm Türkiye'nin, 85 milyonun tamamının vekilidir. Milletvekiline, hem de yüce Meclis çatısı altında 'katil' diye bağıran da, onu oraya getirip o cesareti veren de, bütün millete karşı saygısızlık yapmıştır, edepsizlik yapmıştır. Bu densizliğe, edepsizliğe, şımarıklığa pabuç bırakacak, boyun eğecek bir grup değiliz. Üç-beş marjinal karakterin çığırtkanlık yaparak, bağırarak çağırarak Meclis'i çalışamaz hale getirmesine eyvallah etmeyiz. Kimse Gazi Meclis'in şanına ve konumuna gölge düşüremez. Böyle bir edepsizliğin tekrar yaşanmaması için gerekli tedbirleri almalı.

ASLA TAVİZ YOK: Utanç verici tüm sahnelere rağmen yasa teklifi komisyonda kabul edildi. Meseleyi, Meclis tatile girmeden önce Genel Kurul'un da takdirine sunacak; orada da taşkınlıklara prim vermeden, Cumhur İttifakı olarak teklifi yasalaştırarak sokaklarımızı güvenli hale getireceğiz. Tüm grubumuzdan kararlı bir duruş bekliyorum, asla taviz yok. Teklifin yasalaşması sadece bir başlangıç. Önemli olan sahiplenme kampanyası. Son bir haftadır ortalığı ayağa kaldıran sanatçılar, dernekler, medya mensupları başta olmak üzere tüm hayvanseverlerden başıboş köpekleri sahiplenme kampanyamıza güçlü destek bekliyoruz. Sergilenen yüksek hassasiyetin çok daha fazlasını, sahiplenme sürecinde de göreceğiz.

ENFLASYON İNECEK: Önceliğimiz olan ekonomide de sıkıntılarımızın üstesinden geliyoruz. OVP'nin olumlu sonuçlarını görmeye başladık. Enflasyonda en kötü tabloyu geride bırakıyoruz. Enflasyon, bundan sonra daha hissedilir biçimde düşecek. Aşırı kâr hırsının şişirdiği fiyat balonu yavaş yavaş sönüyor. Fiyatlama davranışları, tekrar piyasa gerçekleriyle uyumlu hale gelmeye başladı. Dengelenme önümüzdeki dönemde güçlenerek devam edecek. Sene sonunda enflasyonu, hedeflediğimiz seviyelere indireceğiz. Kredi derecelendirme kuruluşları da Türk ekonomisiyle ilgili daha objektif değerlendirmeler yapıyorlar. Moodys'in geçen hafta kredi notumuzu iki kademe birden artırması, bunun en son örneğiydi. Türkiye'nin ekonomik kapasitesinin bu oranların çok çok üzerinde olduğunu gayet iyi biliyoruz. Kredi derecelendirme şirketleri adaletli davrandıkça bu notlar da hak ettiğimiz seviyelere çıkacak. Milletimiz gönlünü ferah tutsun. Türkiye, doğru yolda ve hedeflerine emin adımlarla ilerliyor. Daha önce nasıl enflasyonu tek haneye indirdiysek, yine başaracağız.

HAYAL TÜCCARI DEĞİLİZ: Popülizmle, hayal tüccarlığıyla da işimiz yok. Meydanlarda söz verip sonra unutanlardan değiliz. Bizden öncekilerin yaptığı yanlışları tekrarlamamakta da kararlıyız. Ülke, yakın geçmişte kendi çıkarı için ülkeyi popülizm bataklığına sürükleyen siyasetçilerden, meydanlarda vaat yarıştıranlardan, sırf seçim kazanmak için vatandaşın umutlarıyla oynayanlardan çok çekti. Böyle bir hataya yeniden düşme lüksümüz yok. Amacımız; ekonomimizi, enflasyonu körükleyecek bir kısırdöngüye sokmadan insanlarımızın refahını kalıcı olarak artırmak.

ARACILARA İHTİYACIMIZ YOK: AK Parti hükümetlerinin de, AK Parti'nin Meclis gruplarının da en temel vasfı, milletle doğrudan iletişim kurmasıdır. Aracılara, vasıtalara ihtiyacımız yok. Çarşıda, pazarda, dolmuşta, otobüste, sokakta, caddede, vatandaşımızın evinde, işyerinde, onunla doğrudan irtibat kurar, doğrudan iletişim kurar; derdini, sorununu dinler; gelir burada o derde çare bulmanın, o sorunu çözmenin mücadelesini veririz. AK Parti'yi 22 yıl boyunca birinci parti yapan ve bugünlere taşıyan da milletle ruberu kurduğu iletişimdir. Bugüne kadar milletimizin hiçbir derdine bigâne kalmadık. Hiçbir soruna kulağımızı tıkamadık. Görmezden gelenlerden asla olmadık. Başkalarının ne dediği, ne düşündüğü mühim değil; millet ne diyor, millet ne düşünüyor, millet ne söylüyor, biz ona dikkat kesildik.

YUNANİSTAN'IN ADIMLARINI TAKİP EDİYORUZ

Batı Trakya'daki sorunlar gündemimizin ilk sırasında yer alıyor. Özellikle din ve ibadet hürriyetiyle eğitim haklarına dair meseleler sürekli takibimizdedir. Yunanistan tarafından atılan bütün adımları takip ediyor, ihtiyaç halinde gerekli müdahalelerde bulunuyoruz. İnşallah bundan sonra da Batı Trakya Türk azınlığa kol kanat germeye devam edeceğiz. Aynı durum Kıbrıs Türk halkının gasp edilen hakları için de geçerlidir. Bugün Gazze soykırımını seyrettikleri gibi Kıbrıs Türk halkına yönelik etnik temizlik teşebbüslerini de uzaktan izlediler. 20 Temmuz 1974 Barış Harekâtı ile Kıbrıs Türk halkının varlığına uzanan kirli ve kanlı eller kırılmıştır.

BELEDİYELERİNİZ SGK'YA OLAN BORÇLARINI ÖDESİN

Her gün yeni bir vaatle arz-ı endam eden muhalefet, bize göre havanda su dövmekte. Aynı riyakârlığa seçim döneminde de başvurdular. Suyu ucuzlatmaktan bahsediyorlardı; suya yüzde 400-500 oranında zam yapıyorlar. Liyakatten bahsediyorlardı; belediyeleri akraba çiftliğine çeviriyorlar. Ortalıkla boş gezen ne kadar eş, dost, hısım, tanıdık varsa; eğitimine bakmadan belediyelere üst düzey yönetici olarak atadılar. Otoparkından toplu taşımaya belediye bünyesinde hangi hizmetler sunuluyorsa, hiç sektirmeden hepsinin ücretlerinde fahiş artışa gittiler. Emeklilere verdikleri sözleri hatırlamak bile istemiyorlar. 4 ay öncesinde meydanlarda bol keseden para dağıtıyorlardı, emeklilerimizi kapılarına dahi yaklaştırmıyorlar. Vals ve dans gösterisi düzenlemeyi belediyecilik zannediyorlar. Beceriksizlik, iş bilmezlik, ideolojik bağnazlık adeta bunların paçalarından akıyor. CHP Genel Başkanı'na şunu söylemek isterim: Dürüst siyaset, verilen sözlerin arkasında durmayı gerektirir. Tutmadığınız sözlerin mahcubiyetini, daha büyük vaatlerde bulunarak gizleyemezsiniz. Gücünüz yetiyorsa, belediye başkanlarınıza söyleyin, bedava yapacağız diyerek milletten oy istedikleri, 3 ayda 3-4 kez zam yaptıkları hizmetlerin fiyatlarını düşürsünler. Emeklilere faydanız dokunsun istiyorsanız, talimat verin, belediyeleriniz SGK'ya olan birikmiş borçlarını ödesin. Hazine ve Maliye Bakanlığı borçların tahsiline başlayacak. Milletin varlığını değişik yerlerde harcamaya müsaade yok.

MUHALEFETİN NORMALLEŞMESİ KAYDA DEĞER

Muhalefetin, Türkiye'yi yabancılara şikâyet eden eski siyasetini terk etmeye başlamasını önemsiyoruz. Hatırlanacağı üzere "Sabık Genel Başkan" döneminde CHP'nin dış politikada yaşadığı savrulmalar, siyasi rekabet kavramıyla açıklanamayacak boyutlara ulaşmıştı. Kimi CHP milletvekilleri, Avrupa'da ülke ülke dolaşıp PKK'nın Suriye'deki uzantılarının gönüllü avukatlığını yapıyorlardı. 15 Temmuz ihanetinin faillerini aklama görevini de yine CHP yönetimi üstlenmişti. Türkiye'ye ve Türk siyasetine yakışmayan bu tavrın değişim işaretleri göstermesini, "muhalefetin normalleşmesi" adına kayda değer buluyoruz. Lefkoşa'da sergilenen birlikteliğin, başta terörle mücadele olmak üzere milli meselelerde istikrarlı bir şekilde sürdürülmesini temenni ediyorum.

KALKINMA YOLCULUĞUMUZ KARARLI ŞEKİLDE SÜRÜYOR

Başkan Erdoğan, Lozan Barış anlaşması'nın 101. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, "Türkiye, bölgesinin istikrar abidesi olarak tam 101 yıldır sürdürdüğü kalkınma yolculuğunu bugün de kararlı bir şekilde devam ettirmektedir. İçinde bulunduğumuz asra milletimizin mührünü vurma irademizin önüne inşallah kimse geçemeyecektir" dedi.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!