Son dakika: Ahmet Özer’in soruşturması tamamlandı: 15 yıla kadar hapsi isteniyor
Cumhuriyet Halk Partisi'nin 31 Mart seçimlerinde PKK'nın siyasi uzantısı DEM Parti ile kent uzlaşısı adı altında aday gösterdiği Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in, PKK/KCK silahlı terör örgütü içerisinde faaliyet gösterdiği tespit edilmişti. Hakkında başlatılan soruşturma kapsamında Özer 30 Ekim’de tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Soruşturma devam ederken Ahmet Özer hakkında “terörizmin finansmanı" suçundan ikinci bir soruşturma başlatılmıştı. Özer hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. 83 sayfadan oluşan iddianamede, Özer'in "Silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar suçundan hapsi isteniyor.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin 31 Mart seçimlerinde PKK'nın siyasi uzantısı DEM Parti ile kent uzlaşısı adı altında aday gösterdiği Esenyurt Belediye Başkan Ahmet Özer'in, PKK/KCK silahlı terör örgütü içerisinde faaliyet gösterdiği tespit edilmişti. Hakkında başlatılan soruşturma kapsamında Özer 30 Ekim'de tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Soruşturma devam ederken Ahmet Özer hakkında "terörizmin finansmanı" suçundan ikinci bir soruşturma başlatılmıştı. Özer hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. 83 sayfadan oluşan iddianamede, Özer'in "Silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar suçundan hapsi isteniyor.
15 YILA KADAR HAPSİ İSTENDİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca, yürütülen soruşturmalardan biri tamamlandı. 83 sayfalık iddianamede PKK/KCK terör örgütünün yapısı detaylı bir şekilde anlatıldı. İddianamede, tutuklu sanık Ahmet Özeri'in "Silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapsi istendi. Soruşturmanın başlangıcı olarak Diyarbakır'da cezaevindeki bir koğuşta yapılan aramada ele geçirilen örgütsel metinde Ahmet Özer'in adınım geçtiği belirtildi. "14. Hafta Görüşmeleri" başlıklı doküman üzerinde yapılan incelemede, Abdullah Öcalan ile kapatılan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekillerinden oluşan heyetle görüşmelerinin yapıldığı, heyetin bazı akademisyenlerin Demokratik Özerklik projesine katkı sunmak istediği ve Ahmet Özer'in önerdikleri ve Öcalan'ın bu duruma önem verdiği yer alıyordu.
KIRMIZI BÜLTENLE ARANAN ÜST DÜZEY ÖRGÜT MENSUBUYLA YOĞUN İLETİŞİM
İddianamede yer alan hususlardan biri de terör örgütü suçlarından aranan 3 şüpheliyle olan iletişim kayıtları ve dinlemesi oldu. Söz konusu bu şüphelilerden birinin KONGRA-GEL Eş Başkanı ve KKK Yürütme Konseyi Üyesi, hakkında kırmızı bültenle yakalama kararı bulunan Remzi Kartal olduğu ve 14 kez irtibat kurduğu iddianamede yer aldı. Bu denli üst düzey bir örgüt mensubu ile sıradan bir kimsenin irtibat kuramayacağı vurgulanan iddianamede, Özer'in üst düzey örgüt yöneticisi ile kısa süre içerisinde bu yoğunlukta iletişim kurmasının ve bu iletişimin zamanlamasının tesadüf olamayacağı da kaydedildi.
TERÖRLE İÇ İÇE
Remzi Kartal isimli şahsın örgütün hendek ve barikat eylemeleri ile sözde demokratik özerklik ilan etmeye kalkıştığı dönemde Özer ile görüşmenin gerçekleştiği, bu anlamda terör örgütünün özerkliği hayata geçirmek adına yapılması gerekenlerle ilgili en üst düzey emir ve talimatları doğrudan Özer'e ilettiği anlatıldı. Yine Ahmet Özer'in halen terör suçlarından ceza infaz kurumlarında bulunan 5 kişiyle yoğun ve sürekli irtibat kurmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu iddianamede belirtildi. Özer'in bir diğer iletişim kaydında, annesini kaybeden M.K. isimli bir şahsı arayarak başsağlığı dilediği ve şahsa "Sizin gibi değerli evlatlar yetiştirdi" dediği yer aldı. M.K.'nın üç kardeşinin de PKK'dan hüküm giydiği, örgüt adına çeşitli faaliyetler gerçekleştirdikleri tespiti yer aldı.
İddianamede ifadesinin özetine yer verilen Özer'in, suçlamaları kabul etmediği, Remzi Kartal'ı hemşerisi olması ve aynı zamanda bir dönem milletvekilliği yapmış olması sebebiyle tanıdığını, 29 ve 30 Ağustos 2015 tarihlerindeki görüşmeyi hatırlamadığını, ayrıca iki gün içerisinde 14 kez irtibat kurmak gibi bir tarzı olmadığı, Sait Karlı ve Faik Kaplan isimli şahısları tanımadığını, kendilerini sahibi oldukları Karlı Kitap Kırtasiye isimli firmayı şu anda öğrendiğini, bu firma tarafından hesabına aylık olarak belirli periyotlarla yatırılan parayı bilmediğini, yapılan arama sonucunda makam odasında bulunan ve Mezapotamya Ajansına ait olduğu iddia edilen dergi hakkında hiç bir bilgisi olmadığını, Esenyurt meydanında düzenlenen festivalin 46 tane il derneği, belediye ve ilgili birimi tarafından organize edildiğini, konserde sahneye çıkan Rojda Şenses isimli şahsı tanımadığını, Abdullah Öcalan ile ilgili slogan atıldığını bilmediğini, 15Aralık 2023 tarihinde MEBYA-DER isimli yere giriş yaptığını hatırlamadığını, 12 Aralık 2023 tarihinde yapmış olduğu görüşmedeki kişileri tanımadığını, hakkındaki 694 farklı, terör örgütü kaydı bulunan kişiyle telefon irtibatı bulunduğu iddiası ile ilgili olarak ise, gerek siyasetçi gerekse akademisyen kimliği ile yaptığı görüşmeler olduğunu, PKK/KCK terör örgütü demokratik özerklik projesi kapsamında herhangi bir görev asla üstlenmediğini, Dağ Sancısı isimli kitabı kendisinin yazdığını, terör örgütüyle herhangi bir irtibatı bulunmadığını ifade ettiği kaydedildi.
TERÖR DERNEKLERİNE ZİYARET
Ahmet Özer'e yapılan teknik takip izleme tedbiri kapsamında, 15 Aralık 2023 günü 15.45 sıralarında Şevket T. isimli şahısla birlikte Van'daki bir adreste terör örgütünün yapılanmalarından MEBYA-DER (Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Dayanışma Ve Kültür Derneği) isimli derneğe giriş yaptıkları ortaya çıktı. Soruşturma devam ederken terör örgütü dağ kadrosunda yer almış ardından teslim olup etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan H.B. tanık olarak ifade verdiği iddianame kaydedildi. İfadede, Özer'in Mersin ilinde örgüt adına ideolojik eğitim organize ettiği ve bu eğitimi bizzat verdiği yer aldı. Yine iddianamede yer alan tanık anlatımıyla terör örgütü PKK/KCK'nın Avrupa yapılanmasında görevli üst düzey mensuplarından Cemal Kavak'ın yardımıyla terör örgütü mensubu bir şahsın yurt dışına kaçmasını sağladığı ve Kavak'ın talebi üzerine kırsala katılacak örgüt mensupları için yüklü miktarda para gönderdiği anlatıldı.
KAÇAMAK SAVUNMA
Başsavcılık, "Ahmet Özer her ne kadar hakkındaki suçlamaları kabul etmemişse de mevcut deliller uyarınca savunmasının kaçamaklı, hayatın olağan akışına uygun olmayan ve suçtan kurtulmaya yönelik beyanlar olduğu anlaşılmıştır" ifadelerine iddianamede yer verdi. İddianamede; "Kent uzlaşısı" formülünün teorisinin terör örgütü yönetimince yapıldığı, demokratik özerklik sisteminde bazı alanlarda uygulanacak bir formül olduğu, doğu illerinde yerel yönetimlerin kazanılarak özerklik sisteminin kurulması, batı illerinde ise Kürt nüfusunu özerklik sistemine benzer bir sistemle yerel yönetimlere dahil edilmesi planlaması çerçevesinde oluşturulduğu ve adına da "Kent Uzlaşısı" denildiği iddia edildi.
KENT UZLAŞISI SORUŞTURMASI DERİNLEŞTİRİLİYOR
İddianamede ayrıca Ahmet Özer gibi İstanbul'daki bir kısım Belediye Başkanı, Başkan Yardımcısı ve Belediyle Meclis Üyesi'nin 31 Mart 2024 yerel seçimleri sonrasında terör örgütünce verilen talimatla "Kent Uzlaşısı" faaliyeti kapsamında terör örgütünün uzlaşma sağladığı partiden seçilmeleri sağlanarak görev yapmaya başladıkları ve halen görevli oldukları öne sürüldü. "Kent Uzlaşısı" formülünün, DEM Parti üstü bir örgütlenme sistemi olduğunu iddia eden savcılık, bu kişilerin, terör örgütünün "Kent Uzlaşısı" faaliyeti kapsamında faaliyet yürüten örgüt mensuplarından olduklarının anlaşıldığı ve terör örgütünün metropol illerde etkinliğini arttırma amacını haiz Kent Uzlaşısı faaliyetinin tüm unsur ve mensuplarıyla deşifre edilmesi için soruşturmaların derinleştirilerek devam ettiği belirtildi.
BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCILARI İLE MECLİS ÜYELERİ HATIRLATILDI
İddianamede, başsavcılıkça yürütülen soruşturma kapsamında "Ahmet Özer benzeri terör örgütünün faaliyeti kapsamında belediyelerde görev alınmaları sağlanan" Kartal Belediye Başkan Yardımcısı Cemalettin Yüksel, Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Livan Gür, Üsküdar Belediye Meclis Üyesi Bülent Kayğun, Sancaktepe Belediye Meclis Üyesi Elif Gül, Fatih Belediye Meclis Üyesi Güzin Alpaslan, Tuzla Belediye Meclis Üyesi Hasan Özdemir, Adalar Belediye Meclis Üyesi Nesimi Aday, Şişli Belediye Meclis Üyesi Sinan Gökçe ve Beyoğlu Belediye Meclis Üyesi Turabi Şen'in 11 Şubat'ta tutuklandıkları hatırlatıldı.