Bakan Yerlikaya’dan gençlere çağrı: Dijital dünyada her içeriği sorgulayın
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Sentetik Medya ve Enformasyon Güvenliği" Çalıştayı'nda, yapay zekâ ile oluşturulan sahte içeriklerin dezenformasyon riskini artırdığını vurguladı. Bu tehdide karşı hukuki altyapının güçlendirilmesi ve dijital okuryazarlığın artırılması gerektiğini belirten Yerlikaya, bakanlığı döneminde 237 bin 753 suç unsuru barındıran hesabın tespit edildiğini ve 112 bin 854 sosyal medya hesabının erişiminin engellendiğini açıkladı. Ayrıca, 2025'in ilk dört ayında 6 bin 765 URL ve 27 bin 304 sosyal medya hesabının kapatıldığını söyledi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen "Sentetik Medya ve Enformasyon Güvenliği" Çalıştayı'nda, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, dijital dünyanın en büyük tehditlerinden biri olan sentetik medya hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Teknolojik gelişmelerin beraberinde getirdiği risklere dikkat çeken Yerlikaya, "Sentetik medya yalnızca bir teknoloji başlığı değil, toplumsal güvenliği ve huzuru tehdit eden bir araçtır" dedi.
YAPAY ZEKA İLE OLUŞTURULAN SAHTE DÜNYALAR
Sentetik medya kavramı, yapay zeka kullanılarak oluşturulan sahte içerikler olarak tanımlanabilir. Bu içerikler, gerçek gibi görünen ancak aslında tamamen kurgulanmış video, ses, görüntü ya da metinlerden oluşuyor. Yerlikaya, "Gerçekte yaşanmamış olaylar, sahte haberler ve manipülasyonlar, toplumları yanlış yönlendiren büyük bir tehdit oluşturuyor" diyerek, sentetik medyanın yol açabileceği tehlikeleri vurguladı.
Özellikle deepfake teknolojileri, yapay zeka ile oluşturulan sahte videolar, ses kayıtları ve görseller, gerçek dünyada somut sonuçlar doğurabilecek tehditler yaratıyor. 2023 yılında yayımlanan bir araştırmada, sahte haberlerin sosyal medyada gerçeklerden 6 kat daha hızlı yayıldığı belirtilmişti. Bununla birlikte, Stanford Üniversitesi'nin yaptığı bir çalışmaya göre katılımcıların yüzde 68'i, deepfake videolarının hangisinin gerçek olduğunu doğru şekilde ayırt edemiyor.
SENTETİK MEDYANIN POLİTİKAYA ETKİSİ
Yerlikaya, sentetik medyanın yalnızca bireylerin değil, devlet yöneticilerinin ve kurumların itibarına da zarar verebileceğini ifade etti. Özellikle seçim dönemlerinde, sahte ses kayıtları ve tahrik edici videolarla kamuoyunun manipüle edilebileceğine dikkat çekti. "Bu artık teorik bir tehdit değil, pratikte karşılaştığımız ve karşılaşabileceğimiz gerçek vakalardır" dedi.
SİBER SUÇLARLA MÜCADELEDE KARARLILIK
İçişleri Bakanlığı, sentetik içeriklerin yayılımını engellemek için Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı bünyesindeki siber suçlarla mücadele birimleriyle 7 gün 24 saat çalışmalarını sürdürüyor. Dijital platformlarda yapılan ihbarları titizlikle değerlendiren Bakanlık, özellikle kamu düzenini bozmaya yönelik içeriklere hızlı müdahalede bulunuyor. Bakan Yerlikaya, "Bu mücadelede sadece güvenlik güçlerinin çabası yeterli değildir. Hukuki altyapı güçlendirilmeli, toplumsal farkındalık artırılmalı ve uluslararası iş birliği sağlanmalıdır" diyerek, konuya daha geniş bir yaklaşım gerektiğini belirtti.
DİJİTAL OKURYAZARLIK VE TOPLUMSAL SORUMLULUK
Yerlikaya, gençlere dijital dünyada maruz kaldıkları her içeriği doğru kabul etmemelerini, her zaman sorgulamalarını tavsiye etti. Dijital okuryazarlığın, çağımızın en önemli vatandaşlık sorumluluklarından biri olduğunun altını çizdi. Ayrıca, sentetik medya ve dezenformasyonun toplumun güvenliğini tehdit ettiğini, ancak doğru bilgilendirme ve dijital bilinçle bu tehdidin aşılabileceğini vurguladı.
GLOBAL TEHDİTLER VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ
Sentetik medya, küresel ölçekte hegemonya kurmaya çalışan sosyal medya platformlarının enformasyon üzerindeki tahakkümünü pekiştiren bir araç haline gelmiştir. Yerlikaya, Gazze'deki olaylar ve Myanmar örneklerinden yola çıkarak, sosyal medya platformlarının nasıl sansür uyguladığını ve gerçeği nasıl bastırmaya çalıştıklarını belirtti. "Bu, yalnızca bir dijital tehdit değil, küresel bir güvenlik sorunudur" dedi.
SİBER GÜVENLİK: YENİ DÖNEMİN ZORUNLULUĞU
Son olarak, Yerlikaya, Türkiye'nin siber güvenlikte bir marka haline gelme hedefini yineleyerek, bu doğrultuda güçlü bir mücadele yürütüldüğünü belirtti. Kabine döneminde 237 bin 753 suç unsuru oluşturan hesabın tespit edildiğini, 21 bin 214 URL hesabının engellendiğini ve 112 bin 854 sosyal medya hesabının erişime kapatıldığını söyledi. 2025 yılının ilk dört ayında ise, 6 bin 765 URL hesabı ve 27 bin 304 sosyal medya hesabının erişimi engellendi.
Yerlikaya, "Bu alandaki mücadelemizi sadece dijital suçları takip etmek olarak görmüyoruz. Aynı zamanda kamuoyunu doğru bilgiyle buluşturmak ve toplumun direncini artırmak için çalışıyoruz" diyerek, devletin bilgi güvenliğine verdiği önemi vurguladı.