AK Parti Sözcüsü Çelik'ten İsrail'e "Suriye" tepkisi: Bölge barışı için bir numaralı tehdit Netanyahu hükümeti
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Genel Merkezi'nde MYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu. İsrail'in Suriye'nin istikrarını hedef alan saldırılarına tepki gösteren Çelik, "İsrail, Suriye'nin istikrarına yönelik bir sabotaj girişiminde bulundu. Bölge barışı için bir numaralı tehdit Netanyahu hükümetidir. Suriye'nin toprak bütünlüğü korunmalı." dedi.
Son dakika haberleri: AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen MYK toplantısına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Çelik'in konuşmasından öne çıkanlar:
"GAZZE'YE YARDIM KORİDORU AÇILMALI"
Değerli arkadaşlar, bütün MKYK toplantılarımızda en önemli gündem maddemiz Gazze. Artık oraya yapılacak gıda yardımlarının engellenmesi ve kuşatmanın bu düzeye ulaşması, uluslararası hukuk açısından soykırım suçunun tüm unsurlarının defalarca gerçekleştiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten önemli açıklamalar!
Dolayısıyla bu kuşatmanın sona erdirilmesi ve insani yardım koridorunun açılması için küresel birliğin ve küresel bir mücadelenin ortaya konulması şarttır. Savaş suçu ve soykırım suçları bakımından Netanyahu hükümetinin yargılanması ve bu eylemlere uluslararası bir inisiyatifle, küresel bir birlikle son verilmesi artık bir insanlık meselesi hâline gelmiştir.
Bölge barışı için bir numaralı tehdit Netanyahu hükümetidir. Suriye'nin toprak bütünlüğü korunmalı, Suriye'nin bölünmesi milli güvenliğimize tehdit.
"LGS'YE İLİŞKİN YALAN BİLGİ YAYILDI"
Geçtiğimiz hafta biliyorsunuz, sınavlarla ilgili, özellikle LGS'ye ilişkin bir süreç yaşandı, bir tartışma ortaya çıktı. Burada öncelikle muhalefet odakları tarafından kamuoyuna yalan bir bilgi servis edildi. Bu yalan bilginin ardından, yalan siyaseti çerçevesinde bir kampanya yürütüldü ve bu ülkenin göz bebeği olan İmam Hatip okulları, haksız, şuursuz ve vahşi bir şekilde hedef alındı.
Ortaya atılan bu yalanlar bir bir çürütülmesine rağmen, ne bu yalan bilgiyi yayımlayanlar ne de bu yalan siyaseti sürdürenler geri adım attı. Ne bir özür, ne bir düzeltme gördük. Bu durum, söz konusu kampanyanın bilinçli, kasıtlı ve hedef odaklı bir yalan siyaseti üretimi olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Bu, vatandaşlarımız üzerinde tereddüt oluşturmaya yönelik kötü niyetli bir girişimdir. Yapılan resmi açıklamalarla bu yalanlar tümüyle çürütülmesine rağmen, hâlâ bu pozisyonu sürdürmeleri, bize geçmişte yaşanmış benzer kampanyaları bir kez daha hatırlattı.
Bu nedenle, bu yalanları deşifre etmeye ve yalan siyasetiyle mücadele etmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Özellikle başarılı çocuklarımızın anne babalarının kimlikleri veya meslekleri nedeniyle hedef gösterilmesi, bu kampanyayı yürütenlerin nasıl ayrımcı, nasıl vahşi bir zihniyete sahip olduğunu göstermektedir.
Bu bizim açımızdan tam anlamıyla bir "vahşet siyasetidir" ve buna hiçbir şekilde müsaade etmeyeceğimizi özellikle belirtmek isterim.