Belediyeyi arpalık olarak gören zihniyet şehirlerimizin çökmesine seyirci kalıyor
Başkan Erdoğan, şehirleri geleceğe hazırlayan reformlarla Türkiye’yi 23 yıl öncesiyle kıyaslanamaz noktaya taşıdıklarını kaydetti. Ancak sabıkalı belediyecilik anlayışının yeniden hortladığını belirten Başkan Erdoğan, 6-7 yıldır ‘fetret devri’ yaşandığını söyledi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kentsel dönüşüm ve konut seferberliğiyle dirençli kentleşme konusunda tarihi adımlar attık. İnsanı merkeze alan hizmet ve eser odaklı yerel yönetim vizyonuyla İstanbul'da yaktığımız bu meşaleyi son 23 senede tüm Türkiye'ye taşıdık" dedi. AK Parti Kongre Merkezi'nde 'Medeniyetimizde Şehir ve Mekân' temalı Şehircilik Zirvesi ile Kentkırım Sergisi'nin açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan özetle şöyle konuştu:
İSTANBUL'DA YAKILAN MEŞALEYİ 23 YILDA TÜM TÜRKİYE'YE TAŞIDIK: Zengin mirasın ve müktesebatın rehberliğinde, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan itibaren şehirlerimizi sadece inşa değil, daha önemlisi ihya etmek için canla başla çalıştık. Çöp dağlarının cephanelik gibi patladığı bir şehri, görev süremiz boyunca tüm Türkiye'de örnek gösterilen bir konuma getirdik. Dört buçuk yıl gibi kısa sürede musluklardan temiz su akmaya başladı, kokudan yanına yaklaşılmayan İstanbul Boğazı'nın incisi Haliç temizlendi, çöp dağları kaldırıldı, İstanbul yeniden rahat bir nefes aldı. İnsanı merkeze alan, hizmet ve eser odaklı yerel yönetim vizyonuyla İstanbul'da yaktığımız bu meşaleyi, son 23 senede tüm Türkiye'ye taşıdık.
2002 YILINDA ON YILLARIN BİRİKMİŞ SORUNLARI VARDI: Hem İstanbul'da emaneti yüklendiğimizde hem de 2002 Kasım'ında tüm Türkiye için kolları sıvadığımızda, karşımızda on yılların birikmiş sorunları vardı. Bunların en başında da 1950'lilerde başlayıp 1970 ve 1980'lerde zirveye çıkan düzensiz göç, çarpık kentleşme, gecekondulaşma ve hazine arazilerinin işgali gibi kronikleşmiş sorunlar bulunuyordu. Bunları görmezden gelmek yerine üzerlerine kararlılıkla gittik. Altyapı sorunlarını önemli ölçüde çözdük. Kentsel dönüşüm ve konut seferberliği ile dirençli kentleşme konusunda tarihi adımlar attık. Karşılaştığımız tüm engellere rağmen 2 milyonun üzerinde bağımsız birimi dönüştürmeyi başardık.
TOKİ VASITASIYLA 1 MİLYON 750 BİN KONUT ÜRETTİK: TOKİ projeleri sayesinde insanımız sadece ev sahibi değil, aynı zamanda iş sahibi oldu, bu projelerde istihdam edildi. Eser ve hizmet siyasetimizle vatandaşlarımızın hayat kalitesini yükselttik. Biz, bu adımları atarken; "kentsel tasarım", "kentsel estetik" veya "kentsel dönüşüm" gibi kavramlar kimsenin gündeminde değildi. Zira o yıllarda başta İstanbul ve Ankara olmak üzere Türkiye'nin şehirleri, henüz en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamıyordu. Yolların çukurlarla dolu olduğu, temiz suyun evlere ulaşmadığı, şehirlerin adeta kaderine terk edildiği günlerden bahsediyoruz.
23 YIL ÖNCESİYLE KIYAS DAHİ EDİLEMEZ: Bugün, şehirlerimizi geleceğe hazırlayan onlarca reformumuz sayesinde artık çok farklı bir noktadayız. Yeni nesil şehircilik anlayışımızın gerektirdiği altyapı yatırımlarının büyük kısmını tamamlamış bir Türkiye'ye kavuştuk. Bölünmüş yollarla birbirine bağlanan şehirlerimizle, dağları delen tünellerimizle, kıtaları birleştiren köprülerimizle, dünya ölçeğinde havaalanlarımızla, yüksek standartlarda spor tesislerimizle, dünyada örnek gösterilen şehir hastanelerimizle, 81 ilimize kazandırmakta olduğumuz millet bahçelerimiz ve daha nice eserimizle 23 yıl öncesiyle kıyas dahi edilemeyecek bir yerdeyiz. Şehircilik vizyonumuzu sürekli ileriye taşıyor, köklerimizden beslenerek özgün ve yenilikçi projeleri hayata geçiriyoruz.

MUHALEFETİN YÖNETTİĞİ ŞEHİRLERİN TEMEL SORUNLARI: Bir şehrin sınırlarını büyütmek, parselleri çoğaltmak, yapı izinleri vermek kolaydır. Ama sağlıklı şehirleşme vizyon ister, emek ister, güçlü bir irade ister. Sadece bina dikmekle bir kenti güzelleştiremeyiz, dönüştüremeyiz; içinde yaşayanlara huzuru getiremeyiz. O binaya nefes olacak yolu, parkı, meydanı yapmak; sosyal donatıları inşa etmek, yani o şehri yaşatacak hayat damarlarını açmak gerekir. Bugün, muhalefetin yönettiği birçok şehrimizde en temel sorun budur. İhmal, duyarsızlık ve vizyonsuzluk şehirlerimizin kaderi olmuş durumda.
ŞEHİRLERİMİZİN ÇORAKLAŞMASINA SEYİRCİ KALIYORLAR: Yöneticisi olduğu belediyeyi arpalık olarak gören zihniyet, şehirlerimizin göz göre göre çürümesine, çökmesine, çoraklaşmasına seyirci kalıyor. "Ne kadar çok yol yaparsak, trafik o kadar sıkışır" diyerek trafik sorununu çözeceğini zannedenlerin elinde metropollerimiz, 6-7 yıldır kelimenin tam manasıyla yeni bir "fetret devri" yaşıyor.
SABIKALI BELEDİYECİLİK ANLAYIŞI YENİDEN HORTLADI: Rüşvet, irtikap, iltimas, usulsüzlük, yolsuzluk iddialarının ardı arkası hiç kesilmiyor. Biz, "imar mantığından tasarım disiplinine" geçmekten bahsederken, ana muhalefet partisi mevcut kazanımları bile koruyamıyor. Bizim 30 sene önce tarihe gömdüğümüz sabıkalı belediyecilik anlayışı, ne yazık ki yeniden hortladı. Toplanmayan çöpler, bozuk yollar, akmayan sular, elinde bidonla su bekleyen insanlar, muhalefet belediyelerinin tekrar rutini haline geldi.
ŞEHİRLERİ 90'LARIN KARANLIK GÜNLERİNE ÇEVİRDİLER: Eski Türkiye güzellemesi yapa yapa, yönettikleri şehirleri 90'ların karanlık ve buhran dolu günlerine yeniden çevirdiler. Atalarımız ne demiş: At binenin, kılıç kuşananın. Biz bunlara aldırmayacak, bunların beceriksizliğinden medet ummayacak, milletin emanetine gözümüz gibi bakmaya devam edeceğiz. Şehirlerimizi bu işbilmezlerin, bu tembellerin insafına terk etmeyeceğiz. Sorun çıkaran değil çözüm üreten, yara açan değil yara saran bir şehircilik anlayışıyla çalışmayı gece gündüz sürdüreceğiz.
500 BİN KONUT PROJEMİZE İLGİ BÜYÜK
81 ilde inşa edeceğimiz 500 bin sosyal konut projemizin başvuruları başladı. Vatandaşlarımız projemize gerçekten büyük ilgi gösteriyor. Yine ilk kez İstanbul'da hayata geçireceğimiz kiralık konut uygulamamızla enflasyonu körükleyen kira fiyatlarını dengelemeyi arzu ediyoruz.
ÜÇ BOYUTLU KENTSEL TASARIM
Ülkemizin, iki boyutlu imar planı anlayışını yavaş yavaş geride bırakıp, Türkiye Yüzyılı'nın şehirlerine hayat verecek "3 boyutlu kentsel tasarım" yaklaşımına geçmeye hazır olduğu görülüyor. Şehircilik Zirvesi boyunca, diğer başlıklar yanında, bu konunun da enine boyuna tartışılmasında fayda var.
81 ŞEHİRDE TASARRUF KÜLTÜRÜ
Eşim Emine Erdoğan'ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projemizle 81 şehrimizde tasarruf kültürünü olabildiğince yaygınlaştırıyoruz. Yürürlüğe giren İklim Kanunu ile çevre dostu yeni bir ekonomik modele geçişin altyapısını kuruyoruz. Vatandaşlarımızın acil ihtiyaçlarını giderecek projeleri devreye alıyoruz.

7.5 MİLYAR FİDAN DİKİLDİ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Etimesgut'ta gerçekleşen 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü Programı'nda açıklamalarda bulundu. Erdoğan şu mesajları verdi:
81 il 922 ilçede, 7'den 70'e birlik olduğumuz bu özel günde 'Yeşil Vatan Seferberliği'ne katılmaktan duyduğum memnuniyeti belirtmek istiyorum. Bugün burada sadece bir tören için değil, geleceğimize nefes olmak, vatanımıza can katmak için bir aradayız. Toprağı fidanlarla buluşturma gayesiyle ağaç dikme alanlarına akın eden tüm vatandaşlarımıza buradan teşekkürlerimi gönderiyorum. Her zaman söylüyorum; biz "Yarın kıyametin kopacağını bilseniz bile elinizdeki fidanı dikin" buyuran bir inancın mensuplarıyız. Son 23 yılda 7.5 milyar fidan ve tohumu toprakla buluşturduk. Orman varlığımızı 23.4 milyon hektara çıkardık ve bugün ülkemizin yüzde 30'u ormanlarla kaplı hale geldi. Birleşmiş Milletler'in yayımladığı rapora göre Türkiye, 2020'de orman alanını en çok artıran ülkeler arasında 6. sıradaydı. 2025'te dünyada 4. sıraya yükseldik. Ayrıca yıllık ağaçlandırma alanı en yüksek ülkeler sıralamasında yerimizi bir basamak artırarak 3'üncü sıraya çıktık. Orman yangınlarında ne yazık ki, 17'si bu yaz olmak üzere geçmişten bugüne 160 kahraman orman şehidimizi toprağa verdik. Onların emanetlerine sahip çıkmaya devam ediyoruz. İşte bugün burada, "Şahidimiz Toprak, İmzamız Fidan, Sevdamız Yeşil Vatan!" diyerek yeni bir seferberlik başlatıyoruz. Tarım ve Orman Bakanım, 1 yıl boyunca hedefi 550 milyon fidan ve tohum olarak açıklamıştı. Orman teşkilatımızın gayreti ve vatandaşlarımızın desteğiyle, inanıyorum ki bu rakam 600 milyona çıkacaktır. 81 il 922 ilçedeki fidan dikim alanlarında vatandaşlarımızın yoğun katılımıyla bir günde fidan dikme rekorunu da bugün inşallah kıracağız.
AY YILDIZLI TABLO
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, programda Cumhurbaşkanı Erdoğan'a çeşitli ağaçların yaprak ve tohumlarından oluşan ay yıldızlı motifli tablo hediye etti.
İSTANBUL'DA YAKILAN MEŞALEYİ 23 YILDA TÜM TÜRKİYE'YE TAŞIDIK: Zengin mirasın ve müktesebatın rehberliğinde, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan itibaren şehirlerimizi sadece inşa değil, daha önemlisi ihya etmek için canla başla çalıştık. Çöp dağlarının cephanelik gibi patladığı bir şehri, görev süremiz boyunca tüm Türkiye'de örnek gösterilen bir konuma getirdik. Dört buçuk yıl gibi kısa sürede musluklardan temiz su akmaya başladı, kokudan yanına yaklaşılmayan İstanbul Boğazı'nın incisi Haliç temizlendi, çöp dağları kaldırıldı, İstanbul yeniden rahat bir nefes aldı. İnsanı merkeze alan, hizmet ve eser odaklı yerel yönetim vizyonuyla İstanbul'da yaktığımız bu meşaleyi, son 23 senede tüm Türkiye'ye taşıdık.
2002 YILINDA ON YILLARIN BİRİKMİŞ SORUNLARI VARDI: Hem İstanbul'da emaneti yüklendiğimizde hem de 2002 Kasım'ında tüm Türkiye için kolları sıvadığımızda, karşımızda on yılların birikmiş sorunları vardı. Bunların en başında da 1950'lilerde başlayıp 1970 ve 1980'lerde zirveye çıkan düzensiz göç, çarpık kentleşme, gecekondulaşma ve hazine arazilerinin işgali gibi kronikleşmiş sorunlar bulunuyordu. Bunları görmezden gelmek yerine üzerlerine kararlılıkla gittik. Altyapı sorunlarını önemli ölçüde çözdük. Kentsel dönüşüm ve konut seferberliği ile dirençli kentleşme konusunda tarihi adımlar attık. Karşılaştığımız tüm engellere rağmen 2 milyonun üzerinde bağımsız birimi dönüştürmeyi başardık.
TOKİ VASITASIYLA 1 MİLYON 750 BİN KONUT ÜRETTİK: TOKİ projeleri sayesinde insanımız sadece ev sahibi değil, aynı zamanda iş sahibi oldu, bu projelerde istihdam edildi. Eser ve hizmet siyasetimizle vatandaşlarımızın hayat kalitesini yükselttik. Biz, bu adımları atarken; "kentsel tasarım", "kentsel estetik" veya "kentsel dönüşüm" gibi kavramlar kimsenin gündeminde değildi. Zira o yıllarda başta İstanbul ve Ankara olmak üzere Türkiye'nin şehirleri, henüz en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamıyordu. Yolların çukurlarla dolu olduğu, temiz suyun evlere ulaşmadığı, şehirlerin adeta kaderine terk edildiği günlerden bahsediyoruz.
23 YIL ÖNCESİYLE KIYAS DAHİ EDİLEMEZ: Bugün, şehirlerimizi geleceğe hazırlayan onlarca reformumuz sayesinde artık çok farklı bir noktadayız. Yeni nesil şehircilik anlayışımızın gerektirdiği altyapı yatırımlarının büyük kısmını tamamlamış bir Türkiye'ye kavuştuk. Bölünmüş yollarla birbirine bağlanan şehirlerimizle, dağları delen tünellerimizle, kıtaları birleştiren köprülerimizle, dünya ölçeğinde havaalanlarımızla, yüksek standartlarda spor tesislerimizle, dünyada örnek gösterilen şehir hastanelerimizle, 81 ilimize kazandırmakta olduğumuz millet bahçelerimiz ve daha nice eserimizle 23 yıl öncesiyle kıyas dahi edilemeyecek bir yerdeyiz. Şehircilik vizyonumuzu sürekli ileriye taşıyor, köklerimizden beslenerek özgün ve yenilikçi projeleri hayata geçiriyoruz.
MUHALEFETİN YÖNETTİĞİ ŞEHİRLERİN TEMEL SORUNLARI: Bir şehrin sınırlarını büyütmek, parselleri çoğaltmak, yapı izinleri vermek kolaydır. Ama sağlıklı şehirleşme vizyon ister, emek ister, güçlü bir irade ister. Sadece bina dikmekle bir kenti güzelleştiremeyiz, dönüştüremeyiz; içinde yaşayanlara huzuru getiremeyiz. O binaya nefes olacak yolu, parkı, meydanı yapmak; sosyal donatıları inşa etmek, yani o şehri yaşatacak hayat damarlarını açmak gerekir. Bugün, muhalefetin yönettiği birçok şehrimizde en temel sorun budur. İhmal, duyarsızlık ve vizyonsuzluk şehirlerimizin kaderi olmuş durumda.
ŞEHİRLERİMİZİN ÇORAKLAŞMASINA SEYİRCİ KALIYORLAR: Yöneticisi olduğu belediyeyi arpalık olarak gören zihniyet, şehirlerimizin göz göre göre çürümesine, çökmesine, çoraklaşmasına seyirci kalıyor. "Ne kadar çok yol yaparsak, trafik o kadar sıkışır" diyerek trafik sorununu çözeceğini zannedenlerin elinde metropollerimiz, 6-7 yıldır kelimenin tam manasıyla yeni bir "fetret devri" yaşıyor.
SABIKALI BELEDİYECİLİK ANLAYIŞI YENİDEN HORTLADI: Rüşvet, irtikap, iltimas, usulsüzlük, yolsuzluk iddialarının ardı arkası hiç kesilmiyor. Biz, "imar mantığından tasarım disiplinine" geçmekten bahsederken, ana muhalefet partisi mevcut kazanımları bile koruyamıyor. Bizim 30 sene önce tarihe gömdüğümüz sabıkalı belediyecilik anlayışı, ne yazık ki yeniden hortladı. Toplanmayan çöpler, bozuk yollar, akmayan sular, elinde bidonla su bekleyen insanlar, muhalefet belediyelerinin tekrar rutini haline geldi.
ŞEHİRLERİ 90'LARIN KARANLIK GÜNLERİNE ÇEVİRDİLER: Eski Türkiye güzellemesi yapa yapa, yönettikleri şehirleri 90'ların karanlık ve buhran dolu günlerine yeniden çevirdiler. Atalarımız ne demiş: At binenin, kılıç kuşananın. Biz bunlara aldırmayacak, bunların beceriksizliğinden medet ummayacak, milletin emanetine gözümüz gibi bakmaya devam edeceğiz. Şehirlerimizi bu işbilmezlerin, bu tembellerin insafına terk etmeyeceğiz. Sorun çıkaran değil çözüm üreten, yara açan değil yara saran bir şehircilik anlayışıyla çalışmayı gece gündüz sürdüreceğiz.500 BİN KONUT PROJEMİZE İLGİ BÜYÜK
81 ilde inşa edeceğimiz 500 bin sosyal konut projemizin başvuruları başladı. Vatandaşlarımız projemize gerçekten büyük ilgi gösteriyor. Yine ilk kez İstanbul'da hayata geçireceğimiz kiralık konut uygulamamızla enflasyonu körükleyen kira fiyatlarını dengelemeyi arzu ediyoruz.
ÜÇ BOYUTLU KENTSEL TASARIM
Ülkemizin, iki boyutlu imar planı anlayışını yavaş yavaş geride bırakıp, Türkiye Yüzyılı'nın şehirlerine hayat verecek "3 boyutlu kentsel tasarım" yaklaşımına geçmeye hazır olduğu görülüyor. Şehircilik Zirvesi boyunca, diğer başlıklar yanında, bu konunun da enine boyuna tartışılmasında fayda var.
81 ŞEHİRDE TASARRUF KÜLTÜRÜ
Eşim Emine Erdoğan'ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projemizle 81 şehrimizde tasarruf kültürünü olabildiğince yaygınlaştırıyoruz. Yürürlüğe giren İklim Kanunu ile çevre dostu yeni bir ekonomik modele geçişin altyapısını kuruyoruz. Vatandaşlarımızın acil ihtiyaçlarını giderecek projeleri devreye alıyoruz.

7.5 MİLYAR FİDAN DİKİLDİ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Etimesgut'ta gerçekleşen 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü Programı'nda açıklamalarda bulundu. Erdoğan şu mesajları verdi:
81 il 922 ilçede, 7'den 70'e birlik olduğumuz bu özel günde 'Yeşil Vatan Seferberliği'ne katılmaktan duyduğum memnuniyeti belirtmek istiyorum. Bugün burada sadece bir tören için değil, geleceğimize nefes olmak, vatanımıza can katmak için bir aradayız. Toprağı fidanlarla buluşturma gayesiyle ağaç dikme alanlarına akın eden tüm vatandaşlarımıza buradan teşekkürlerimi gönderiyorum. Her zaman söylüyorum; biz "Yarın kıyametin kopacağını bilseniz bile elinizdeki fidanı dikin" buyuran bir inancın mensuplarıyız. Son 23 yılda 7.5 milyar fidan ve tohumu toprakla buluşturduk. Orman varlığımızı 23.4 milyon hektara çıkardık ve bugün ülkemizin yüzde 30'u ormanlarla kaplı hale geldi. Birleşmiş Milletler'in yayımladığı rapora göre Türkiye, 2020'de orman alanını en çok artıran ülkeler arasında 6. sıradaydı. 2025'te dünyada 4. sıraya yükseldik. Ayrıca yıllık ağaçlandırma alanı en yüksek ülkeler sıralamasında yerimizi bir basamak artırarak 3'üncü sıraya çıktık. Orman yangınlarında ne yazık ki, 17'si bu yaz olmak üzere geçmişten bugüne 160 kahraman orman şehidimizi toprağa verdik. Onların emanetlerine sahip çıkmaya devam ediyoruz. İşte bugün burada, "Şahidimiz Toprak, İmzamız Fidan, Sevdamız Yeşil Vatan!" diyerek yeni bir seferberlik başlatıyoruz. Tarım ve Orman Bakanım, 1 yıl boyunca hedefi 550 milyon fidan ve tohum olarak açıklamıştı. Orman teşkilatımızın gayreti ve vatandaşlarımızın desteğiyle, inanıyorum ki bu rakam 600 milyona çıkacaktır. 81 il 922 ilçedeki fidan dikim alanlarında vatandaşlarımızın yoğun katılımıyla bir günde fidan dikme rekorunu da bugün inşallah kıracağız.
AY YILDIZLI TABLO
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, programda Cumhurbaşkanı Erdoğan'a çeşitli ağaçların yaprak ve tohumlarından oluşan ay yıldızlı motifli tablo hediye etti.