Başkan Erdoğan'dan önemli açıklamalar: Boraltan faciası CHP'nin kara lekesidir

Son dakika haberleri: Başkan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Türk Dünyası Vizyon Belgesi Tanıtım Programı'nda konuştu. Boraltan faciasının CHP'nin kara lekesi olduğunu söyleyen Başkan Erdoğan, "Tek parti zihniyetinin temsilcisi olan CHP, Türk dünyasına halen yanlış pencereden bakmayı sürdürmektedir." dedi. Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in "Cemevi" provokasyonuna da tepki göstererek, "Alevi canlarımızla ilgili partimize yönelik iftiraları bühtandan öte apaçık provokasyondur. 86 milyonun kardeşliğini kundaklama teşebbüsüdür" dedi.

Başkan Erdoğan’dan önemli açıklamalar: Boraltan faciası CHP’nin kara lekesidir

Son dakika haberleri: Başkan Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde düzenlenen "AK Parti Türk Dünyası Vizyon Belgesi Tanıtım Programı"na katıldı.

Burada konuşan Erdoğan, Türk Dünyası Vizyon Belgesi Tanıtım toplantısının Türk dünyası ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar: Boraltan faciası CHP'nin kara lekesidir

Bugün aynı zamanda UNESCO tarafından ilan edilen 15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi gününün idrak edildiğini ifade eden Erdoğan, "Türk dünyasının ve yeryüzünün farklı köşelerinde aynı dili konuştuğumuz, aynı hayali kurduğumuz, kalplerimizin beraber çarptığı tüm kardeşlerimizin Türk Dili Ailesi Günü kutlu olsun." dedi.

Başkan Erdoğan’dan önemli açıklamalar: Boraltan faciası CHP’nin kara lekesidir

"SON İKİ ASRIMIZ BÜTÜN TÜRK DÜNYASI İÇİN ÇİLELERLE VE İŞGALLERLE GEÇTİ"

Erdoğan, şöyle devam etti:

"İşgalin ve zulmün dayanılmaz boyutlara ulaştığı 1930'larda Özbekistan'ın yiğit evladı Süleyman Çolpan, daha sonra kurşuna dizilerek bedelini hayatıyla ödeyeceği şiirinde, şöyle sesleniyordu, 'Güzel Türkistan sana ne oldu? Seher vaktinde güllerin soldu. Çemenler berbat, kuşlar hem feryat. Hepsi de mahzun olmaz mı dil şad? Bilmem niçin kuşlar ötmez bahçelerinde.'

Son iki asrımız sadece milletimiz için değil, bütün Türk dünyası için zorluklarla, sıkıntılarla, çilelerle ve işgallerle geçti. Kültür coğrafyamızın birçok bölgesinde o toprağın kadim kimlikleri, dilleri, inanç değerleri yasaklandı, halklar parçalandı. Kelimenin tam anlamıyla bir hazan mevsimi yaşadık. Azerbaycanlı şair Rüstem Behrudi, bir dönem adeta Türk dünyasının kaderi haline gelen manzarayı bakın nasıl anlatıyor. 'O hangi millettir, kaderi sırdır. Yüz ada bölündü, yine de birdir.'"

Başkan Erdoğan’dan önemli açıklamalar: Boraltan faciası CHP’nin kara lekesidir

Türklerin birbiriyle kucaklaşmaması, kaynaşmaması, tek yürek, tek bilek olmaması için tüm yolların denendiğine işaret eden Erdoğan, kimliğini savunan, değerlerine sahip çıkan münevverlerin Turancılıkla suçlanarak ya hapse atıldığını ya sürgün edildiğini ya da Süleyman Çolpan gibi nicesinin kurşunların, darağaçlarının kurbanı olduğunu söyledi.

"BORALTAN FACİASI CHP'NİN KARA LEKESİDİR"

Erdoğan, Türk dünyasının varlığından bahsetmenin sadece sınırların ötesinde değil, 1940'ların "tek parti" döneminde Türkiye'de de yasaklandığını hatırlattı.

Başkan Erdoğan, 1944 yılında sırf Türkiye dışındaki soydaşlarla ilgilendikleri için birçok aydın, yazar, sanat erbabının "Turancı" denilerek tabutluklara konulduğunu ve işkence gördüğünü kaydetti.

Tek parti döneminde Türkiye dışında da "Türk var" demenin suç sayıldığını, yıllarca tabutluklarda işkence görmek anlamına geldiğini belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

"Sadece bununla da kalmadılar. Türkiye'ye sığınan Azerbaycan Türklerini, Boraltan Köprüsü'nde kurşuna dizileceklerini bilerek katillerine teslim etmiş, tarihe 'Boraltan Faciası' olarak geçen bir utanç lekesi bulaştırmışlardır.

Boraltan Faciası, CHP'nin Türkiye'nin tarihine geçmiş bir kara lekesidir. Boraltan Faciası hem milletimizin hem de Azerbaycan Türklerinin zihin ve gönül dünyasında iyileşmesi uzun yıllar alan derin yaralar açmıştır. Tek parti zihniyetinin önümüzdeki temsilcisi olan ve günümüzde de yerini koruyan CHP, Türk dünyasına halen şaşı bakmayı, yanlış pencereden bakmayı sürdürmektedir."

Başkan Erdoğan’dan önemli açıklamalar: Boraltan faciası CHP’nin kara lekesidir

ÖZGÜR ÖZEL'E "CEMEVİ" TEPKİSİ: APAÇIK BİR PROVOKASYONDUR

Karabağ'ın 44 gün süren vatan muharebesinde bunu bir kez daha gördüklerini hatırlatan Erdoğan, ülkenin düşmanlarının servis ettiği söylentileri üzerinden, Türkiye'nin Azerbaycan'a destek vermekle suçlandığını ifade etti.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hatırlayın, CHP'nin dış politikasını yöneten isim çıktı, aynen şunu söyledi. 'Maalesef gelen haberlerde Türkiye'den Azerbaycan'a silah yardımı yapıldığı ve söylentilere göre cihatçı grupların Azerbaycan'a gönderildiği ifade ediliyor.' dedi. Tıpkı 1945 yılında Boraltan Faciası'nda olduğu gibi Karabağ'ın azatlık mücadelesinde de yanlış yaptılar, milletimizi mahcup ettiler, utandırdılar.

Sadece Karabağ'da değil, onun öncesinde Suriye ihtilafında da aynı basiretsizliğe, aynı vicdansızlığa şahit olduk. Suriye halkının tepesine varil bombaları yağarken, CHP'nin devrik Genel Başkanı grup kürsüsünden şunları söylüyordu, 'Bayırbucak'tan söz ediyorlar. Ne bayırı kaldı ne bucağı kaldı. Hala dünyadan haberleri yok bunların.' Ya bu CHP, bu. Başka bir şey beklemeyin. Son yıllarda yaşadığımız iki önemli meselede CHP'nin tavrı bu oldu."

Erdoğan, yeni Genel Başkan'ın geçen günlerde bir televizyon programında, elinde binlerce soydaşın kanı olan Baas diktasını sekülerlik üzerinden aklamaya çalışmasının, daha ileri giderek CHP ile Baas rejimi arasında özdeşlik kurmasının bu zihniyetin halen devam ettiğinin işareti olduğuna dikkati çekti.

Başkan Erdoğan, "Alevi canlarımızla ilgili partimize yönelik iftiraları ise bühtandan öte apaçık bir provokasyondur. 86 milyonun kardeşliğini kundaklama teşebbüsüdür. Partimize oy veren milyonlarla birlikte Alevi vatandaşlarımızı da derinden yaralayan bu çirkin yakıştırmaları biz reddediyoruz." dedi.

Başkan Erdoğan’dan önemli açıklamalar: Boraltan faciası CHP’nin kara lekesidir

"DAYANIŞMAYI VE KARDEŞLİK İKLİMİNİ ATTIĞIMIZ ADIMLARLA BİZ GERÇEĞE DÖNÜŞTÜRÜYORUZ"

Erdoğan, Türkiye'yi soydaşlarıyla birlikte gönül coğrafyasındaki tüm kardeşlerinden, hatta bütün dünyadan izole ederek yönetmeye çalışanların bu büyük ülkeyi yıllarca içine kapattığını, yalnız hale getirdiğini anımsattı.

Başkan Erdoğan, 1974'teki Kıbrıs Barış Harekatı ile 1980'lerdeki Jivkov'un asimilasyon dayatmasına kadar sınırlar dışındaki Türklerle yeterince ilgilenilmediğini söyledi.

Bu ilgisizliğe son veren kişinin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal olduğunu ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"1990'ların hemen başında Sovyetlerin dağılmasıyla birlikte yeni bir dönem başladı. 1991 yılında Türk Cumhuriyetleri bağımsızlıklarına kavuşurken, kardeş cumhuriyetlerin bağımsızlığını tanıyan ilk ülke Türkiye oldu. 1992 senesinde Türkiye'nin girişimleriyle Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları Zirveleri düzenlenmeye başlandı. Merhum Turgut Özal'ın 'Türkiye'nin önünde hacet kapıları açılmıştır. 21. asır Türk ve Türkiye asrı olacaktır' sözleri çok anlamlıdır. Merhum Özal'dan sonra rahmetli Demirel de Türk dünyasıyla ilişkilerin geliştirilmesine büyük önem vermiştir. Elbette ülkemizde bu mücadelenin bayraktarlığını son nefesine kadar, Cumhur İttifakı ortağımız MHP'nin kurucusu ve ilk genel başkanı rahmetli Alparslan Türkeş yapmıştır. Bu vesileyle Türkiye'nin Türk dünyasıyla kucaklaşma için kalemiyle, kelamıyla gayret gösteren herkesi bir kez daha rahmetle yad ediyorum. Onların özlemini çektiği birlikteliği, dayanışmayı ve kardeşlik iklimini son 23 yıldır attığımız adımlarla biz gerçeğe dönüştürüyoruz."

"TÜRK DÜNYASI İLE ARAMIZDA YENİ KÖPRÜLER KURDUK"

İsmail Gaspıralı'nın işaret ettiği "Dilde, fikirde, işte birlik" şiarına uygun şekilde Türk devletleri ile işbirliklerini her alanda güçlendirdiklerini dile getiren Erdoğan, 2009 yılında, 9. Türk Dili Konuşan Ülkeler Zirvesi'nde, Türk Konseyi'nin kuruluşuna dair Nahçıvan Antlaşması'nın imzalandığını hatırlattı.

Türk Konseyi'nin kurucu belgesi Nahçıvan Antlaşması'nın Türk dünyası açısından bir dönüm noktasını teşkil ettiğini belirten Erdoğan, şunları ifade etti:

"2021 senesinde Türk devletlerinin bağımsızlığının 30. yıl dönümünün kutlandığı İstanbul Zirvesi'nde işbirliğimizi bir üst aşamaya çıkardık ve Türk Devletleri Teşkilatı olarak yola devam etme kararı aldık. Zirvede, ayrıca, Türk Dünyası 2040 Vizyon Belgesi'ni kabul ettik. Teşkilatımızın gözlemci üyelerinden Macaristan'da düzenlenen zirvede ise teklifimiz üzerine 2021 Mart'ın Türk Devletleri Teşkilatı Nevruz Anma ve Kutlama Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdık. Geride bıraktığımız 34 yıllık süreçte, Türk devletleri olarak eğitimden ticarete, güvenlikten enerjiye, kültürden sanata kadar her alanda geçmişle kıyas dahi yapılamayacak sıkı bağlar geliştirdik. TİKA, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Türkiye Maarif Vakfı, Türkiye Diyanet Vakfı, Yunus Emre Enstitüsü gibi kurumlarımız aracılığıyla Türk dünyası ile aramızda yeni köprüler kurduk."

"TÜRK DEVLETLERİ ARASINDA ÇOK BOYUTLU İŞBİRLİKLERİNİN GÜÇLENDİRİLMESİNİ AMAÇLIYORUZ"

Başkan Erdoğan, bugün, bütün bu çabaları çok daha güçlü bir şekilde geleceğe taşıyacak yeni bir adım attıklarının altını çizdi.

AK Parti Türk Dünyası Vizyon Belgesine ilişkin "Türk halklarının birikimini, tecrübesini aynı ufukta buluşturan belge, gelecek yüzyılın inşasında önemli rehber niteliğindedir" ifadesini kullanan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Merhum Erol Güngör, 'Türk dünyasının birliğinin ortak bir tarih ve kültür şuuruna dayanması gerektiğini' vurgulamıştı. Mümtaz Turhan Hoca da 'Türk dünyasının birliği için önce ortak bir alfabe ve ortak bir edebiyat dili oluşturmanın şart olduğunu' ifade etmiştir. Bu anlayışla vizyon belgemizi 6 lehçede ve ortak alfabe ile hazırladık. Belgemiz AK Parti'nin küresel sorumluluk bilinciyle Türk dünyasında birlik ve beraberliği pekiştirme iradesinin en somut göstergesidir. Türk devletleri arasındaki entegrasyonun derinleştirilmesini ve çok boyutlu işbirliklerinin kurumsal bir çerçevede güçlendirilmesini amaçlıyoruz. Ekonomik kalkınma, kültürel dayanışma, stratejik işbirlikleri ve bölgesel barışın sağlanması vizyon belgemizin merkezinde yer alıyor. Belge hazırlanırken mevcut uluslararası anlaşmaları, ikili ve çok taraflı işbirliklerini, bölgesel ve özellikle küresel gelişmeleri dikkate aldık. Türk Devletleri Teşkilatı'nın kurumsal yapısını, Türk dünyasındaki siyasi ve ekonomik dönüşümleri, partimizin dış politika perspektifini, belgeyi hazırlarken rehber ettik."

Başkan Erdoğan’dan önemli açıklamalar: Boraltan faciası CHP’nin kara lekesidir

"ORTAK PROJELERİN TAKİBİNİ MÜMKÜN KILAN BİR YÖNETİM MODELİ SUNUYORUZ"

Başkan Erdoğan, Türk Dünyası Vizyon Belgesi'nin, birbirine bağlı 61 alt başlıkta bütüncül bir yaklaşım geliştirdiğini dile getirdi.

Ekonomik entegrasyon hedeflerinden kültürel işbirliklerine, enerji güvenliğinden ulaştırma ağlarına, eğitimden gençlik politikalarına kadar geniş bir yelpazede düzenlenmiş bölümlerin, Türk devletlerinin mevcut potansiyelini verimli biçimde harekete geçirmeyi hedeflediğini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Özellikle son dönemde attığımız karşılıklı adımlarla ülkelerimiz arasında artan güven, bu hedeflerin uygulanabilirliğini daha da güçlendiriyor. Böylece, Türk dünyasının geleceğine yönelik planlar soyut önerilerin ötesine geçerek somut projelere dönüşüyor. Belgenin bir diğer önemli yönü kapsamlı bir kurumsal yapılanma teklifidir. Koordinasyonu güçlendiren, karar alma mekanizmalarını hızlandıran ve ortak projelerin takibini mümkün kılan bir yönetim modeli sunuyoruz. Bu adımlar sayesinde işbirlikleri daha sistematik bir çerçeveye kavuşacak, alınan kararlar daha hızlı ve etkili şekilde hayata geçirilecektir."

"ENERJİ KORİDORLARI, TÜRK DÜNYASINI YÜKSELEN BİR EKONOMİK GÜÇ ODAĞINA DÖNÜŞTÜRECEKTİR"

Başkan Erdoğan, ekonomik alandaki stratejilerin vizyon belgesinin bel kemiğini oluşturduğunu belirterek, ticaret hacminin genişletilmesi, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve ortak pazar hedefinin mevcut ekonomik ilişkileri yeni bir düzeye taşıyacağını söyledi.

Başkan Erdoğan, "Enerji koridorları, lojistik hatlar ve dijital altyapı çalışmalarının birbirini tamamlayan unsurlar haline gelmesi, Türk dünyasını küresel düzlemde yükselen bir ekonomik güç odağına dönüştürecektir. Türk devletleri ile dış ticaretimizi inşallah orta vadede 60 milyar dolara, uzun vadede 100 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz." dedi.

Başkan Erdoğan’dan önemli açıklamalar: Boraltan faciası CHP’nin kara lekesidir

Ulaştırma ve lojistik stratejilerinin de bu vizyonun önemli halkalarından olduğunu ifade eden Erdoğan, orta koridor, Bakü'den Nahçıvan'a uzanan koridor ve Hazar geçişli hatların bütünleşik bir sistem haline getirilmesinin Türk devletleri arasındaki ticaret akışını hızlandıracağını belirtti.

Erdoğan, dil, tarih, edebiyat ve sanat alanlarındaki birçok katmanlı çalışmaların kültürel bağların canlı tutulmasına katkı sağlayacağını belirterek, "Gençlik programları, değişim mekanizmaları ve ortak akademik ağların kurulması, gelecek kuşakların birbirini daha iyi tanımasını ve ilişkilerin sürekliliğini güvence altına alacaktır. Belgenin güvenlik perspektifi ise bölgesel barışın pekiştirilmesine yönelik detaylı bir yaklaşım sunuyor. Terörle mücadele başta olmak üzere çeşitli tehditlere karşı ortak hareket etme iradesi, Türk devletleri arasındaki dayanışmayı somutlaştırıyor." diye konuştu.

"VİZYON BELGESİNİN EN DİKKAT ÇEKİCİ YANI..."

Türk dünyası olarak güçlenen birlikteliği, tüm insanlığın barış, huzur ve dayanışmasının da güçlenmesi olarak gördüklerini vurgulayan Erdoğan, çevre, iklim, sürdürülebilirlik başlıklarının çağın gereklilikleri doğrultusunda ayrıntılı biçimde belgede ele alındığını aktardı.

Başkan Erdoğan, yeşil dönüşüm hedeflerinin koordineli şekilde yürütülmesinin ekolojik hassasiyetin politikalarında güçlü bir yer edinmesini sağlayacağını belirterek, su kaynaklarının korunmasının, doğal afetlere karşı dayanıklı şehirlerin inşasının ve karbon nötr hedefinin desteklenmesinin Türk dünyasının çevre politikalarında ortak bir duruş geliştirilmesine imkan verdiğini dile getirdi.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Vizyon belgesinin en dikkat çekici yanı, dil ve kültürel ortaklığa dayalı genişleyen bir coğrafi ufka sahip olmasıdır. Soydaş ve akraba topluluklarımızla birlikte Türk dünyasının etki alanını genişleten bir bakış açısı ortaya koyuyoruz. Bu stratejik bakış, gönül coğrafyamızda insan ve kalkınma odaklı kültürel derinliğe dayalı bir diplomasi anlayışını esas almaktadır. Türk Devletleri Teşkilatının kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi, ortak dış politika mekanizmalarının oluşturulması ayrıca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin uluslararası tanınırlığının artırılması gibi hedeflere de belgemizde yer verdik. Bununla birlikte bölgesel entegrasyonun sürdürülebilir olması için finansal mekanizmaların kurulması hayati önem taşıyor."

Başkan Erdoğan’dan önemli açıklamalar: Boraltan faciası CHP’nin kara lekesidir

"MERKEZİMİZİN TÜRK DÜNYASINA ŞİMDİDEN HAYIRLI OLMASINI DİLİYORUM"

Kamu-özel sektör işbirliği modelleri, dijital finans çözümleri ve uluslararası yatırımcıların bölgeye çekilmesi gibi kritik hususların üzerinde durduklarını aktaran Erdoğan, Türkiye'nin sanayi, teknoloji, tarım, enerji ve lojistik alanlarında sahip olduğu birikimin bu noktada önemli imkanlar sunduğunun altını çizdi.

Erdoğan, vizyon belgesinin ayırt edici yönlerinden birinin işbirliğini derinleştirmeye dönük pek çok somut öneri ortaya koyması olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

"Türk Dünyası Verimlilik Ajansı, Yapay Zeka ve Dijital Dönüşüm Merkezi, Çevre Fonu, Acil Müdahale ve Sağlık Destek Birimiyle Ortak Dil Platformu kurulması gibi teklifler, müşterek ve müreffeh geleceğimizin inşasında önemli alternatifler olacaktır. Şu müjdeyi de paylaşmak isterim; bu kapsamlı vizyon belgesini hayata geçirebilmek gayesiyle bir düşünce ve araştırma merkezini kurmayı planlıyoruz. Merkezimizin Türk dünyasına şimdiden hayırlı olmasını diliyorum."

"KIYMETLİ BİR ADIM ATIYOR, KARARLILIĞIMIZI ÇOK NET ORTAYA KOYUYORUZ."

2026 yılının Türkiye için uluslararası zirveler yılı olacağına işaret eden Erdoğan, COP31 Zirvesi vesilesiyle 200'e yakın ülkeyi Antalya'da ağırlayacaklarını, temmuzda ise NATO Zirvesi'ni Ankara'da gerçekleştireceklerini anımsattı.

Başkan Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı'nın 13. Zirvesi'ne de ev sahipliğini yapacaklarını belirterek, şunları kaydetti:

"Türk dünyası olarak bizi birbirimize bağlayan sadece tarih kitaplarında okuduğumuz satırlar değildir. Bizleri bir arada tutan, aynı semaya bakan gözlerin, aynı rüzgarı hisseden gönüllerin kardeşliğidir. Her ziyaretimizde, her zirvemizde şunu çok net görebiliyoruz. Türk dünyası, Balkanlar'dan Hazar'a oradan Taşkent'e, Bişkek'e kadar uzanan geniş coğrafyada düşünen, üreten ve yön veren bir merkez olma potansiyeline ziyadesiyle sahiptir. Bu potansiyeli harekete geçirecek irade, azim, vizyon ve cesaret de Türk dünyası liderlerinde ve halklarında hamdolsun fazlasıyla vardır. Biz bunun için samimiyetle çalışmaya inşallah devam edeceğiz. AK Parti Türk Dünyası Vizyon Belgesi'yle bugün işte bu yönde kıymetli bir adım atıyor, kararlılığımızı çok net ortaya koyuyoruz."

Başkan Erdoğan’dan önemli açıklamalar: Boraltan faciası CHP’nin kara lekesidir

Programda, Türk Dünyası Sanat Topluluğu'nun dinletisi ve gösterisi gerçekleştirildi. Topluluktaki çocuklar, sahnede Ali Şir Nevai, Yunus Emre, Mahtumkulu Firaki gibi şairlerin dilin önemini ifade eden sözlerini dile getirdi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, Başkan Erdoğan'a hediye takdim etti.

Programa, bakanlar, AK Parti Genel Başkan yardımcıları, AK Parti MYK üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.

AK PARTİ "TÜRK DÜNYASI VİZYON BELGESİ" AÇIKLANDI

AK Parti Türk Dünyası ile İlişkiler Başkanlığınca hazırlanan "Türk Dünyası Vizyon Belgesi" açıklandı.

Vizyon Belgesinin sunuş yazısı AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu tarafından kaleme alındı.

Vizyon belgesi, "Giriş ve Temel İlkeler", "Türk Dünyası Durum Analizi", "İktisadi İşbirliği ve Ortak Kalkınma", "Güvenlik Politikaları", "Uluslararası İlişkiler ve Diplomasi", "Eğitim ve Akademik İşbirliği", "Kültür, Dil ve Kimlik Politikası", "Sosyal Politika ve Demografik Hareketlilik", "Çevre, İklim ve Doğal Kaynaklar", "Hukuki İş Birliği", "Teknoloji ve İnovasyon Alanı", "Ulaştırma, Lojistik ve Altyapı Entegrasyonu", "Kurumsal Yapılanma ve Uygulama Mekanizması", "Bölgesel ve Küresel Vizyon" olmak üzere 14 bölümden oluşuyor.

AK Parti Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanlığı tarafından hazırlanan belgenin, Türk Dünyası'nın ortak hedeflerini, küresel vizyonunu ve stratejik yaklaşımını belirleyen kapsamlı bir çatı politika yayını olduğu vurgulanarak, bu çalışmanın AK Parti'nin küresel sorumluluk anlayışı ve bölgesel liderlik vizyonuyla Türk Dünyası'nda birlik ve beraberliği pekiştirme iradesinin somut göstergesi olduğu dile getirildi.

Başkan Erdoğan’dan önemli açıklamalar: Boraltan faciası CHP’nin kara lekesidir

Belgede, Türkiye'nin Türk devletleriyle olan toplam dış ticaret hacminin 100 milyar doların üzerine çıkarılması hedefi yer buldu.

Vizyon Belgesinde, Türk Dünyası'nın uzun vadeli hedeflerini belirlemek, stratejik yönelimlerini koordine etmek ve karar alma süreçlerini hızlandırmak amacıyla Türk Dünyası Vizyon Kurulu'nun oluşturulmasının büyük bir gereklilik arz ettiği belirtiliyor.

Öte yandan belgede, Türk Dünyası Ortak Terörle Mücadele Merkezi'nin kurulması, bu merkezin tehdit analizleri yaparak terörle mücadelede koordinasyonu sağlayan bir yapı haline getirilmesi hedefi de yer buldu.

Türk Dünyası Ortak Dil Platformu'nun kurulması hedefinin de yer aldığı belgede, e-Devlet sistemlerinin entegrasyonu sağlanarak Türk Dünyası vatandaşlarının sınır ötesi işlemlerini kolaylaştıracak mekanizmaların geliştirilmesi ve ortak bir dijital kimlik sistemi oluşturulması gerektiği vurgulandı.

Türk Dünyası ülkeleri arasındaki hukuki işbirliğinin güçlendirilmesinin, ekonomik, ticari ve güvenlik alanlarında daha sağlam ve uyumlu bir yapı oluşturmak için kritik bir gereklilik olduğu kaydedilen belgede, Türk Dünyası Adalet ve Hukuk Konseyi oluşturulması, Ortak Tahkim Merkezleri kurulması hedefleri arasında yer aldı.

Türk Yatırım ve Kalkınma Fonu'nun kurulması ve ortak projelerin finansmanında etkin kullanılması hedefinin yer aldığı belgede, Türk Dünyası Kalkınma ve İmar Bankası'nın oluşturularak üye devletlerin uzun vadeli yatırımlarına finansal destek sağlanması hedefine işaret edildi.

Belgede, Türk İnsan Hakları Konseyi'nin kurulması ve insan hakları uygulamalarının ortak standartlara kavuşturulması, Türk Dünyası Hukuk Akademisi'nin kurulması ve ortak hukuk eğitimi verilmesi de hedefler arasında yer aldı.