Aile Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'tan kadınlara doğum izni müjdesi: Meclis'e sunulacak!
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri'nde gazete ve televizyonların temsilcileriyle bir araya geldi. 2025 Aile Yılı’nda yapılan çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Göktaş, Türkiye’de azalan doğum artış hızına dikkat çekti. “Bugün Türkiye’de hanelerimizin yüzde 57’sinde ne yazık ki hiç çocuk bulunmuyor” diyen Bakan Göktaş, kadınlara verilen doğum izninin 24 haftaya çıkartılacağı kanun teklifinin önümüzdeki günlerde Meclis’e sunulacağını belirtti.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri'nde gazete ve televizyonların temsilcileriyle bir araya geldi. 2025 Aile Yılı'nda yapılan çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Göktaş, Aile ve Gençlik Fonu'ndan faydalanan 4 bin 715 gencin 4 bin 765 çocuğunun dünyaya geldiğini belirtti.
"AİLE TOPLUMUMUZUN EN GÜÇLÜ DAYANAĞI"
Göktaş, ailenin kadınıyla, erkeğiyle, çocuğuyla, genciyle ve yaşlısıyla toplumumuzun en güçlü dayanağı olduğunu belirterek, "Biliyoruz ki; güçlü aile olmadan güçlü toplum, güçlü toplum olmadan güçlü devlet olmaz. Bu anlayış doğrultusunda da tüm politikalarımızın merkezine aileyi yerleştiriyoruz. Biz sosyal politikalarımızı; aileyi güçlendiren bir anlayışla inşa ediyoruz" ifadelerini kullandı.
"TÜRKİYE, DOĞURGANLIK HIZINDA KRİTİK BİR EŞİĞİN ALTINA DÜŞMÜŞ DURUMDA"
Mahinur Özdemir Göktaş'ın açıklamaları şöyle:
"Bugün tüm araştırma sonuçları gösteriyor ki; Türkiye, doğurganlık hızında kritik bir eşiğin altına düşmüş durumda. Bu düşüş sadece demografik bir veri değil; ekonomiden sosyal yapıya, çalışma hayatından milli güvenliğe kadar pek çok alanı doğrudan etkileyen bir gelecek meselesidir."
"Bu nedenle, nüfus meselesini, günübirlik tartışmaların ötesinde, uzun vadeli ve kararlı bir devlet politikası olarak ele alıyoruz. Birleşmiş Milletler'in çok düşük senaryosuna göre, mevcut eğilimler devam ederse Türkiye nüfusu 2100 yılında 25 milyona kadar gerileyecek. TÜİK'in düşük senaryosuna göre ise 54 milyona gerileyecek. Bugün baktığımızda ise 2001 yılında 2,38 olan doğurganlık hızımız, bugün itibarıyla 1,48'e gerilemiş durumda."
"Ülkemiz, bu doğurganlık hızıyla Avrupa ülkelerinin düşük doğurganlık oranlarına yaklaşmış hatta Fransa'nın gerisinde kalmıştır. Bu oran, nüfusun kendini yenileme eşiği olan 2,1'in altındadır ve bu Türkiye'yi Avrupa'nın en düşük doğurganlık oranlarına sahip ülkeleriyle aynı seviyeye getirmiştir. Sadece istatistikten ibaret olmayan bu durum üretimden savunmaya, sosyal güvenlikten kalkınmaya kadar her alanı etkileyecek stratejik bir meseledir."
"Bu yüzden nüfus meselesini milli güvenlik ve beka sorunu olarak ele alıyor, çok boyutlu stratejilerle nüfus artışını teşvik eden politikalar yürütüyor ve yasal düzenlemeleri birbiri ardına hayata geçiriyoruz."
