Ankara’daki su krizine tankerli çözüm

Ankara'nın Pursaklar ilçesinde yaşanan susuzluk nedeniyle vatandaşlar isyan etti. AK Parti İlçe Başkanlığı ise sahaya çıkarak su dağıttı. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin (ABB) yönetimindeki ASKİ’nin yetersiz kaldığı su krizi, Başkent sokaklarını 80’li yılların kuyruk görüntülerine geri döndürdü. Pursaklar ve Sincan’da günlerdir süren kesintiler vatandaşı isyan ettirirken, AK Partili belediyeler ve teşkilatlar tankerlerle su seferberliği başlattı.

Ankara’daki su krizine tankerli çözüm

Ankara'nın Pursaklar ilçesinde son dönemde kronikleşen su kesintileri, bölge halkını canından bezdirdi. Günlerdir musluklarından su akmayan mahalle sakinleri, hem temel ihtiyaçlarını karşılayamamaktan hem de yetkililerin sessizliğinden şikayetçi. Vatandaşın yükselen tepkisi üzerine harekete geçen AK Parti Pursaklar İlçe Başkanlığı, ilçede geniş kapsamlı bir su dağıtım operasyonu başlattı.

Başkent Ankara'nın Pursaklar ve Sincan ilçeleri başta olmak üzere birçok noktasında yaşanan uzun süreli su kesintileri, vatandaşın sabrını taşırdı. Temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelen mahalle sakinleri, seslerini duyurmaya çalışıyor. ABB yönetiminden çözüm bekleyen halkın imdadına, mahalle mahalle su dağıtan AK Parti teşkilatları yetişti.

PURSAKLAR'DA "BİDONLU" YAŞAM MÜCADELESİ

Pursaklar'da yaşanan su krizi, özellikle yaşlı ve hasta vatandaşları çaresiz bıraktı. Sokaklara kurulan geçici su noktalarında bekleyen vatandaşlar, içinde bulundukları durumu şu sözlerle anlattı:

ARİF AKYOL: "OYU ALIRKEN 'SU BEDAVA' DEMİŞTİ"

"75 yaşındayım, ömrü hayatımda böyle bir şey görmedim. Öğretmenlik yaptım, ders verdim; böyle bir dünya görmedim. Oyu alacağım diye 'Suyu bedava vereceğim' dedi. Hani suyu bedava mı verdi? Üç aydır vallahi su akmıyor. Şöyle serçe parmak kadar akmıyor. Üç dört gündür buraya geliyorum; sakat sakat üç dört tane bidon alıyorum, götürüyorum. Ya ne yapayım? 'Banyo ihtiyacını nasıl karşılıyorsunuz?' derseniz; banyo mu kaldı? Yetmiş beş yaşındayım, banyo yapmıyorum. Nasıl banyo yapayım? Hiçbir yerde bulamıyorum ki banyoyu nereden yapayım? Şu zamanda hava var, su yok. Melih Gökçek'e atıyorlar suçu. Melih Gökçek o büyük barajdan su getirdi. Büyükşehir Belediyesi yetkililerine tavsiyem; oradan gitmeleridir.

Bu adamın derhal gitmesi lazım. Gerekirse aç dururum ama bu gitsin. DSİ'ye sesleniyorum; devlet bu işe el koysun. Suya yüzde elli indirim dedi, sonra yüzde elli zam koydu. İki kişiyiz, 960 lira fatura gelmiş. Bir hanımım bir de benim; ben nerede 960 liralık su kullanıyorum? Hem fatura ödüyoruz hem su yok! Allah'tan buradan su buldum, burada da olmasa ne yapacağım?"

MEHMET TEKİNOĞLU: "NEREDE SU VARSA ORAYA YIKANMAYA GİDİYORUZ"

"Beş gündür evimize su gelmiyor. Dün beş dakika aktı, bir daha yok. Kaç gündür arabayla bidon taşıyoruz. Oy alırken iyiydi; hediyeler saçmak, vaatler vermek güzel ama oy aldıktan sonra insanların dertleriyle ilgilenmek lazım. Bu sorun koskoca Türkiye'de sadece Ankara'da mı var? Herhalde Çankaya'da yoktur. Bir tek Pursaklar, Keçiören ve Sincan gibi yerlerde var.

50 yaşındayım; eskiden köyde kara tencereleri ocağa koyardık, onlarla yıkanırdık. Şimdi yine aynısını yapıyoruz. Veya oğlum Mamak'ta oturuyor; orada su varsa oraya yıkanmaya gidiyoruz. Rezillik bu. Yapamayacaksan bırakıp gideceksin. Mansur Bey'e önerim; bir an önce bıraksın da işi ehline versinler. Melih Gökçek zamanında 45 günde tüneller, yollar açılıyordu; bunlar şurada bir kilometrelik boruyu döşeyemiyorlar."

CAHİT ÜNAL: "BAŞKENT BURASI AMA SU FATURASI ELEKTRİĞİN İKİ KATI"

"Pursaklar herhalde cezalandırılıyor. On beş günden beri sular akmıyor. Kamyonlarla su getiriyorlar, 80'li yıllara döndük. Taşıma suyla hayat döndürmeye çalışıyoruz. Bu çeşmeler akıyor da en azından gelip dolduruyoruz. Başkent burası ama su faturası elektriğin iki katı geliyor. 460 lira elektrik gelmiş, 1.390 lira su faturası gelmiş. Kullanmadığımız suyun faturasını ödüyoruz.

ASKİ çözemiyor bari devlet çözsün. Bolu Dağı'na kar yağıyor, her tarafta su var; Ankara'da nasıl su yok? Kesikköprü'yü, Kızılcahamam tarafını kullanamıyoruz. Başkan herhalde Pursaklar'ı çok seviyor(!) ki bize bu çileyi yaşatıyor. Diğer yerlerde aktığını duyuyoruz ama burada yok. 15-20 gündür bu sıkıntı var.

Banyoyu unuttuk zaten. Bulaşığı da eski kovalarla taşıdığımız suyla yıkıyoruz, ne kadar hijyen olursa artık. Bu devirde su kesintisi 1-2 gün olur anlarız ama bu kadarı fazla. Okula giden var, hastası olan var. Başkanımız önceden "Su hava kadar önemli bir ihtiyaç, para bile alınmaması lazım" derken, şimdi hem su yok hem fatura pahalı. Allah'tan kışa denk geldik, yaz olsa hastalık çıkardı. Yazık.''

BAŞKENT ESNAFI: "30 SENE ÖNCESİNE GERİ DÖNDÜK"

Su kesintileri nedeniyle iş yapamaz hale gelen bölge esnafı ise duruma tepkili. Pursaklar'da kadın kuaförü işleten Hacı Ali Beşer, 1,5 aydır su sıkıntısı çektiklerini belirterek,

Beşer : "100 litrelik bir depo aldık. Onun içine dolduruyoruz, elektrikli ısıtıcıyla ısıtıyoruz. Müşteriye hizmet vermeye çalışıyoruz. Bazen suyumuz bitiyor, müşteri mağdur olmasın diye marketten alıyorum. Evimiz aynı şekilde. 4 gün duş almadığımız zaman oluyor. Su bulamıyorsun, 5 litrelik bidonlarla falan alıyorsun, dolduruyorsun, öyle bir üstün körü bir duş alıyorsun. Suyla ilgili çok büyük mağduriyet yaşıyoruz. Elimizden geldiğince dışarıdan su tedariğiyle temizliğimizi, hijyeni ön planda tutmaya çalışıyoruz. Böyle devam ederse çeşmelerin önünde kavgalar başlayacak. Çeşmelerden su alamayacaksın."

"ÇOCUKLAR İSHAL OLUYOR"

Osman Süsener, uzun zamandır suların gelmediğini, geldiğinde ise bulanık ve pis olduğunu belirterek, "Ortalama bir haftadır su sıkıntısı yaşıyoruz. Gece gidiyor, sabah geliyor. Bazen sabahları geliyor, akşamları gidiyor. Geldiğinde ise bayağı bir çamur renginde akıyor. Çocuklar suları içtiğinde ishal oluyor. Çocuklarla hastanelik olduk. Belediye buna hiç çözüm bulamıyor. İhtiyaçlarımızı dağlardan gelen sularla gideriyoruz. İhtiyaçlarımızı mahalleden gideremiyoruz. Arabası olan dağlara gidip çeşmelerden su dolduruyor. Hastanelik olan sadece biz olduk. Bu duruma bir an önce bir çözüm üretmelerini bekliyoruz. Yani bu şekilde olmaz. Hastalık var, çoluk çocuk var. En yakın su kaynağı 4-5 kilometre uzaklıkta. Bidonlarla gidiyoruz, dolduruyoruz ve geliyoruz ama arabası olmayan yürüyerek gidiyor" diye konuştu.

Muhtar Yasin Gülmez ise: ''Bir haftadır ara ara sular kesiliyor. Akşam 21.00'de verileceği söylenmişti, şu anda saat 21.00'i geçti hâlâ su yok. Çok mağdur olduk. Verileceği saatte gelse, vatandaş ona göre tedbirini alıyor, ona göre suyunu alıyor; ama verileceği zaman gelmediğinde de büyük mağduriyetler yaşanıyor. Biz de Sincan Belediyesi'nden su tankeri ettik, acil ihtiyaçların karşılanması için... Belediyemiz gönderdi, vatandaşlarımız sularını buradan alıyorlar.'' şeklinde konuştu.

SİNCAN'DA GECE YARISI SU NÖBETİ

Sincan'da da manzara değişmedi. Kesintilerin hayatı felç ettiği ilçede, vatandaşlar gece yarılarına kadar su tankerlerinin başında bekledi. Büyükşehir'in koordinasyon eksikliği nedeniyle mağdur olan Sincanlılar, bidonlarla su taşımanın zorluğunu yaşarken, AK Partili Sincan Belediyesi tankerlerle mahalleleri gezerek krizi hafifletmeye çalıştı.

"Krizi Yönetemediler" Vatandaşlar, özellikle planlı bir bilgilendirme yapılmamasından ve çözüm sürecinin uzamasından şikayetçi. Sosyal belediyecilik vaadiyle yola çıkan CHP'li yönetimin, Ankara'yı "su kuyruklarına" mahkûm etmesi, Başkent tarihine kara bir leke olarak geçiyor.