Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin: İstanbul'daki asrın hırsızlığını saklamak için 'karne' yalanına sarılıyorlar!
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Asrın hırsızlığı var İstanbul'da. Asrın hırsızlığını saklamak için 'Yusuf Tekin karnelerden Atatürk'ü kaldırdı' yalanına sarılıyorlar. Yani gerçekten ayıp. Ama onlara sesleniyorum. Bu hırsızlık, bu tür yalanların arkasında saklanacak kadar küçük bir hırsızlık değil." dedi.
AK Parti Teşkilat Başkanlığınca Erzurum'da düzenlenen Kuzey Doğu Anadolu Bölge Strateji Toplantısı'na katılan Tekin, yaptığı konuşmada, AK Parti'nin kuruluşundan itibaren, parti içinde çeşitli kademelerde görevler yaptığını belirterek, istişare kültürünün önemine vurgu yaptı.
2001'e kadar gerçekleşen bazı cinayetleri, katliamları, ekonomik sorunları, siyasi tartışmaları ve eğitim alanında yaşananları aktaran Tekin, "Bunlar sanki çok eski dönemlerde yaşanmış şeylermiş gibi görüyoruz. O Türkiye'de insanlar etnik kimliklerinden, dini kimliklerinden dolayı maalesef aşağılanıyorlardı, ötekileştiriliyordu. Bugün Türkiye'de biz bu anlamda herkesin insanca yaşadığı, yaşayabildiği, temel hak ve hürriyetlerini kullandığı, bütün insanların insan olmaktan kaynaklanan değeri addedildiği bir Türkiye'yi hep beraber inşa ettik." diye konuştu.
Muhalefetin de süreç içinde dönüştüğünü işaret eden Tekin, "Geçen Meclis'te, bütçe konuşmasında da Cumhuriyet Halk Partisine aynı şeyi söyledim. Niye 2002 yılında seçim beyannamenizde herkese ücretsiz bir öğün yemeği 2002 yılında söylemediğiniz de şimdi söylüyorsunuz. 2002 yılındaki seçim beyannamenizde bunlar yok. Çünkü 2002 Türkiye'sinde bunları konuşmak komikti. Ama şimdi geldiğimiz nokta itibarıyla bunlar konuşulabilir hale geldi artık. Bizim sayemizde siz de artık bunları konuşuyorsunuz. 2002 yılında seçim beyannamenizde PİSA, TİMSS sınavlarında, Türkiye'nin OECD ya da Avrupa'nın birincisi olacağını diyemiyordunuz. Ama bugün bizim PİSA ve TİMSS skorlarımızı eleştiriyorsunuz. 'O gösterge açısından birinci olduk ama şu açıdan da onuncuyuz' diyorsunuz. Muhalefetin de dili değişti. Artık çok bambaşka şeyleri konuşur hale geldik." ifadelerini kullandı.
"ASRIN HIRSIZLIĞI VAR İSTANBUL'DA"
Türkiye'de muhalefetin ezberleri olduğuna dikkati çeken Tekin, şunları kaydetti:
"Ezberleri bozulunca, bir şeyleri saklamak istedikleri zaman hemen klasik şeylere müracaat ediyor. Çünkü bir şey üretemiyorlar. Ürettikleri hiçbir şey yok. Benim çok sevdiğim bir karikatür var. Yiğit Özgür diye bir karikatürist. Sahne berberde. Adamın birisi berbere gidiyor. Berber arkaya Atatürk posteri tutuyor. Müşteri, aynaya bakıyor, Atatürk'ü görüyor. Berber diyor ki "Evet büyük önderimiz, yüce kurtarıcımız, her şeyimizi ona borçluyuz.' Müşteri bakıyor, 'Enseyi yamuk kestin demi' diyor. Şimdi bunu niye anlattım.
Asrın hırsızlığı var İstanbul'da. Asrın hırsızlığını saklamak için 'Yusuf Tekin karnelerden Atatürk'ü kaldırdı' yalanına sarılıyorlar. Yani gerçekten ayıp. Ama onlara sesleniyorum. Bu hırsızlık bu tür yalanların arkasında saklanacak kadar küçük bir hırsızlık değil. İstanbul'un parası, İstanbullunun parası, evinden akacak suyun, sokakta çektiği trafik çilesini çözecek problemlerin kaynaklarını kumara, uyuşturucuya, fuhuşa harcayan kişilerin, yaptıkları hırsızlıkları, Atatürk'ün arkasına sığınarak lütfen saklamaya çalışmayın. Komik oluyorsunuz. Türkiye'de birçok şey değişti. Muhalefet de aslında değişme eğiliminde ama maalesef zaman zaman böyle ne yapacaklarını bilmeden, eski ezberlerine yeniden müracaat ediyorlar."
Eğitimde eski dönemleri ve şu anki dönemi kıyaslayan Tekin, gerçekleştirilen hedeflerin AK Parti'nin kuruluş metinlerinde olduğunu kaydetti.
Geçen yıl başlatılan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne de değinen Bakan Tekin, "Eğitim öğretimin niteliğini hem çağdaş parametreleri uygun hale getirelim hem de vatandaşın bizden beklentilerine uygun milli birliğimizi, beraberliğimizi güçlendirecek, milli ve manevi değerlerle çocuklarımızı mücehhez hale getirecek yepyeni bir eğitim öğretim sistemi inşa etmeliyiz dedik. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne, o yolculuğa bu vesileyle çıkmış olduk." şeklinde konuştu.
Konuşmanın ardından program, basına kapalı devam etti.