Berat Albayrak'ın stratejik 'altın' hamlesi! 'Bu bir ekonomi tercihi değil, bağımsızlık kararıydı'

Küresel finans sistemi çalkantılı bir dönemden geçerken; altın ve diğer değerli madenler bu süreçte öne çıkıyor. Rekor serileri yakından takip edilirken; ülkelerin mevcut rezervlerinin önemi de daha fazla anlaşılıyor. Takvim Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Faruk Erdem, Türkiye'nin yurtdışındaki altınlarını ülkeye getiren Hazine ve Maliye eski Bakanı Berat Albayrak'ın adımlarını bugünkü köşesinde kaleme aldı. Faruk Erdem, "Bu bir ekonomi tercihi değil, bağımsızlık kararıydı. Aynı dönemde rezervleri güçlendirmeye yönelik adımlar da bugün daha iyi anlaşılıyor. Bu sayede Türkiye, küresel sistemin sertleşeceğini erken okuyan ülkelerden biri olmuştu." vurgusunu yaptı.

Berat Albayrak’ın stratejik ’altın’ hamlesi! ’Bu bir ekonomi tercihi değil, bağımsızlık kararıydı’

Takvim Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Faruk Erdem, ABD'nin finansal sistemi uzun süredir bir silah gibi kullandığını belirterek, "Altınları ülkeye getirme konusunda benzer bir hamleyi Almanya ve İtalya bugün yerine getirmeye çalışıyor. Tabi ABD izin verirse..." ifadelerini kullandı.

İşte Faruk Erdem'in Takvim Gazetesi'ndeki 'Altında stratejik hamle' başlıklı yazısı:

Aylardır altını ve diğer değerli madenleri konuşuyoruz. Hızlı yükselişler, anlam verilemeyen düşüşler, fiyatlamalar... Akşam fakir yatıp sabah zengin kalkma hayalleri... Sonra dönüp TV'lere, gazetelere bakıyoruz, yorumları inceliyoruz. Hala bu fiyatlamaların, 'arz-talep' dengesiyle anlatılmaya çalışıldığını görüyoruz. Hadiseye bu gözlükle bakınca haliyle dün anlatılanlar bugün 'masal' haline geliyor. Ekonomiyi politikadan ayrı okumak bu hatayı yaptırıyor. Dünya ekonomisi bir süredir rakamlarla değil, reflekslerle yönetiliyor.

Berat Albayrak’ın stratejik ’altın’ hamlesi! ’Bu bir ekonomi tercihi değil, bağımsızlık kararıydı’

'ABD FİNANSAL SİSTEMİ SİLAH GİBİ KULLANIYOR'

Faiz kararları, enflasyon hedefleri, büyüme tahminleri artık tek başına ikna edici değil. Çünkü sistemin merkezinde güven sorunu var. İşte bu yüzden altın yeniden sahnede. Hem de sadece bir yatırım aracı olarak değil, küresel siyasetin sessiz ama en güçlü aktörlerinden biri olarak. Altındaki yükselişlere biraz farklı gözle bakmaya çalışalım... Ekonomistlerin 'anlam veremediği' bu fiyatlamaların küresel güç mücadelesinin sonuçları olduğunu görelim. Dünya paranın değil, otoritenin kavgasını yaşıyor. ABD, finansal sistemi uzun süredir bir silah gibi kullanıyor. Yaptırımlar, rezerv dondurmalar, ödeme sistemlerinden çıkarma tehditleri, gümrük vergileri...

Berat Albayrak’ın stratejik ’altın’ hamlesi! ’Bu bir ekonomi tercihi değil, bağımsızlık kararıydı’

Merkez bankaları dolardan kaçıyor, altına sığınıyor. Hatta artık şirketler de altına yönelmeye başladı. Görüldü ki, rezervdeki para sizin değilse, risk sizindir. Merkez bankalarının dolar bağımlılığını azaltmak için altına yönelmesi ile değerli maden bir yatırım aracı olmaktan çıkıp sigorta poliçesi haline geliyor. Bütün bunlar olurken dijital para sistemlerinin hızla gündeme sokulduğunu göz ardı etmeyelim. Getirilmek istenen yeni düzen, nakitsiz ticaret, müdahale edilebilir, izlenen ekonomiyi hedefliyor. Yeni ekonomi düzeninde dijital para devreye sokulurken bir yandan devletler altın biriktiriyor. Parayı disipline ederken, krizlere karşı tedbir alıyor.

Berat Albayrak’ın stratejik ’altın’ hamlesi! ’Bu bir ekonomi tercihi değil, bağımsızlık kararıydı’

ALBAYRAK'IN HAMLESİ

Türkiye bu yeni düzende en kritik ülkelerden biri. Çünkü hem coğrafi olarak fay hatlarının üzerinde hem de ekonomik olarak küresel sistemle iç içe. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın son yıllarda altın rezervlerine verdiği önem tesadüf değil. Bu yalnızca portföy tercihi değil; jeopolitik bilinç. Bu tabloya bugünden bakınca, geçmişte atılan adımların değeri daha iyi anlaşılıyor. Berat Albayrak'ın Hazine ve Maliye Bakanlığı döneminde, Türkiye'nin yurt dışındaki altınlarının getirilmesi çok konuşulmuştu.

"BU BİR BAĞIMSIZLIK KARARIYDI"

Bu tarihi operasyon ile ABD, İsviçre ve İngiltere gibi ülkelerdeki altınlarımız Türkiye'ye getirildi. Bu stratejik hamle sonucunda Merkez Bankası'nın 2018 sonunda 488,9 ton olan altın rezervi, 2020 sonunda 712,2 tona yükseldi. Dünya rezervlerin bir kalemle dondurulabildiği bir çağa girdi. Böyle bir düzende altının kimin kasasında olduğu hayati bir mesele haline geldi. Sayın Albayrak'ın yaptığı tam da buydu. Altını fiilen Türkiye'ye almak. Bu bir ekonomi tercihi değil, bağımsızlık kararıydı. Aynı dönemde rezervleri güçlendirmeye yönelik adımlar da bugün daha iyi anlaşılıyor. Bu sayede Türkiye, küresel sistemin sertleşeceğini erken okuyan ülkelerden biri olmuştu.

Berat Albayrak’ın stratejik ’altın’ hamlesi! ’Bu bir ekonomi tercihi değil, bağımsızlık kararıydı’

Sayın Albayrak o dönemde şunları söylemişti: "Devletimizin, bütün altın rezervleri Türkiye'de. Hiçbir tane altını yurt dışında değil, hepsi Türkiye'de. Böyle bir sıkıntımız yok şükürler olsun. Berat Albayrak'ın ne yaptığı ileride çok daha iyi anlaşılacak. İşi bilenlerin birçoğu farkında, o kadar önemli şeyler yapıyoruz ki ekibimizle, finansal güvenlik anlamında önümüzdeki süreç çok daha iyi anlaşılacak..." Geldiğimiz noktada, sadece altında değil finans sistemiyle ilgili ve enerji konusunda yıllar önce atılan birçok adımın önemi yeni anlaşılıyor. Altınları ülkeye getirme konusunda benzer bir hamleyi Almanya ve İtalya bugün yerine getirmeye çalışıyor. Tabi ABD izin verirse... Bugün merkez bankalarının altın alımları rekor kırıyorsa, o dönem Türkiye'de atılan adımların ne kadar 'öngörülü' olduğu ortaya çıkmış oldu.