Bakan Işıkhan: Geri ödeme listelerinde bulunan ilaç sayısı 8 bin 913'e ulaştı
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Sağlık Politikaları ve Finansmanı İşbirliği Protokolü" imza töreninde konuştu. Geri ödeme listelerinde bulunan ilaç sayısına ilişkin açıklamalarda bulunan Bakan Işıkhan, "27 Ocak 2026 tarihi itibarıyla geri ödeme listelerinde bulunan ilaç sayısı 8 bin 913'e ulaşmıştır; bunların 919'u kanser, 53'ü MS tedavisinde kullanılan ilaçlardır" dedi.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Ankara Üniversitesi ve TÜSEB arasında genel sağlık sigortası uygulamaları ve sağlık politikalarına yönelik bilimsel araştırma, eğitim, analiz, çalıştay, raporlama ile üretime yönelik olanlar da dahil olmak üzere proje faaliyetleri gibi hususlarda işbirliği yapılması amacıyla "Sağlık Politikaları ve Finansmanı İşbirliği Protokolü" hazırlandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın katılımıyla SGK Başkanlığı'nda protokole ilişkin imza töreni düzenlendi.
Programda konuşan Işıkhan, insanı ilgilendiren böyle hassas bir konuda, akademi camiasıyla ilgili kamu kurumlarını ortak bir platformda buluşturarak, ortak hareket anlayışını güçlendirecek bir işbirliği protokolüne imza atmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Ortak hedeflere giden yolda birlik ve beraberlik varsa başarının kaçınılmaz olduğunu belirten Işıkhan, işbirliğinin var olduğu yerde çözümün, dayanışmanın, katma değer ve üretimin olduğunu söyledi. Işıkhan, protokolün bu dayanışmaya iyi bir örnek teşkil edeceğine inandığını belirterek, hem sosyal güvenlik hizmetlerini hem de sürekli standartları ve kalitesi yükselen sağlık hizmetlerini ilgilendiren bu konuda, akademi camiasının inisiyatif alarak sorunların çözümüne katkıda bulunmasını değerli bulduğunu kaydetti.
Sosyal güvenlik sistemi ve sağlık hizmetleri hususunda son çeyrek yüzyılda Türkiye'yi dünyaya rol model yapacak, "devrim" niteliğinde adımlar attıklarını bildiren Işıkhan, "SGK olarak, Genel Sağlık Sigortası kapsamında yer alan hizmetleri sunmakla kalmadık, sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştıran, kaliteyi artıran ve vatandaş memnuniyetini esas alan çok önemli düzenlemeleri hayata geçirdik. Bugün özellikle sağlık alanında gelişmiş olarak görülen birçok ülkenin dahi vatandaşına sunamadığı hizmetleri vatandaşlarımıza düşük maliyetlerle yüksek standartlarda ulaştırabiliyoruz." diye konuştu.

"GERİ ÖDEME LİSTELERİNDE BULUNAN İLAÇ SAYISI 8 BİN 913'E ULAŞTI"
Sağlık ve sosyal güvenlik alanında yakın zamanda hayata geçirilen uygulamaları hatırlatan Işıkhan, şöyle devam etti:
"Kanserle mücadelede de önemli bir eşik aşılmıştır. Kamuoyunda kanser ilaçları olarak bilinen 5 farklı immünoterapi ilacı, Temmuz 2025'ten itibaren 25 farklı kanser türünde geri ödeme kapsamına alınmıştır. Son 6 ayda 22 bin kanser hastası vatandaşımıza bu kanser ilaçları sağlanmıştır. 31 Aralık 2025 itibarıyla geri ödeme listelerinde 96'sı yurt dışından şahsi tedavi için tedarik edilen, 820'si ülkemizde ruhsatlı olmak üzere toplam 916 kanser ilacı yer almaktadır. 27 Ocak 2026 tarihi itibarıyla geri ödeme listelerinde bulunan ilaç sayısı 8 bin 913'e ulaşmış, bunların 919'u kanser, 53'ü MS tedavisinde kullanılan ilaçlardır."
Bakan Işıkhan, yoğun bakımlarda oluşturulan sağlık verilerinin, e-Nabız sistemine aktarılması sağlanarak hastaların yoğun bakım verilerinin anlık takibinin mümkün hale getirildiğini belirterek, Uyuşturucu ile Mücadele Ulusal Strateji Belgesi kapsamında, Çok Disiplinli Çocuk ve Genç Ruh Sağlığı Merkezleri hizmetlerinin geri ödeme listesine alındığını hatırlattı.
Kontrast maddeyle çekilen MR ve BT işlemlerinde vatandaşların eczaneden temin ederek hastaneye getirdiği ilaçların artık hastaneler tarafından temin edilmesini sağladıklarını söyleyen Işıkhan, "1 Ocak 2025-31 Aralık 2025 tarihleri arasında toplam 474 ilaç geri ödeme listesine eklenmiş, bunların 69'u kanser tedavisinde kullanılan ilaçlardır." dedi.

"EKONOMİK KALKINMAMIZIN GELECEĞİ AÇISINDAN DA OLDUKÇA MÜHİM"
Işıkhan, bütün bu adımların, sağlık hizmetlerinin etkinliğini artırmak, vatandaşların ilaca ve tedaviye erişimini kolaylaştırmak ve sağlık finansman yapısını dengeli biçimde sürdürmek amacıyla hayata geçirildiğini ifade ederek, şunları kaydetti:
"Sosyal Güvenlik Kurumumuz, güçlü altyapısı ve kararlı uygulamalarıyla genel sağlık sigortası sistemini daha erişilebilir, daha kapsayıcı ve daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşturma iradesini kararlılıkla sürdürmektedir. Günümüzde toplumun sağlıklı bireylerden oluşması ve bunun devamının sağlanması ekonomik kalkınma açısından önemli bir gösterge olarak kabul edilmektedir. Bu sebeple hiçbir vatandaşımızı dışarıda bırakmayan Genel Sağlık Sigortası ve nüfusumuzun nereyse tamamını kapsayan sosyal güvenlik sistemimiz, sadece sosyal kalkınmamızın değil aynı zamanda ekonomik kalkınmamızın geleceği açısından da oldukça mühim bir husustur."
Işıkhan, bir taraftan ekonomiyi büyütüp kamu kurumlarını geliştirirken diğer taraftan da gelecek nesillere daha sağlıklı bir ülke bırakmak için yeni projeler ürettiklerini dile getirerek "Kamusal alanda sağlıkta tek geri ödeme kurumu olarak hedefimiz, sadece sağlık finansmanını sağlamak değil, aynı zamanda sigortalılarımızın tüm beklentilerini karşılayacak kaliteli, sürdürülebilir, güvenilir ve kontrol edilebilir bir sağlık sistemi inşa edebilmektir. Bu amaçla geri ödemede sağlık hizmetlerine her yıl artan tutarlarda harcama yapıyoruz." diye konuştu.
Genel sağlık sigortası uygulamaları ve sağlık politikalarına ilişkin çalışmaları bilimsel ve teknik danışmanlık desteğiyle yürütmeye önem verdiklerini vurgulayan Işıkhan, üniversiteleri eğitimin yanı sıra bilgi üreten ve kamu politikalarına yön veren stratejik yapılar olarak gördüklerini ifade etti.

"KAMU HİZMETİNE DOĞRUDAN KATKI SUNDUĞU ÖRNEK BİR MODEL"
Sağlık gibi dinamik ve sürekli gelişen bir alanda üniversitelerin bilimsel yaklaşımı ve akademik birikimiyle yürütülen işbirliklerini son derece kıymetli bulduğunu kaydeden Işıkhan, şu ifadeleri kullandı:
"Sosyal Güvenlik Kurumumuz ile Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Üniversitesi ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı arasında tesis edilen bu işbirliği, teorik bilginin uygulamayla buluştuğu, akademik üretimin kamu hizmetine doğrudan katkı sunduğu örnek bir modeldir. Üniversitelerimizin ve TÜSEB'in bilgi birikimi ve akademik kapasitesinin, GSS uygulamalarının geliştirilmesine katkı sağlamasını amaçlıyoruz. Bu çerçevede üniversitelerimizin katkısı yalnızca mevcut uygulamaların değerlendirilmesiyle sınırlı kalmayacak, aynı zamanda GSS sistemimizin geleceğine yön verecek politika ve uygulamaların geliştirilmesine ışık tutacaktır."
Üniversiteleri doğal ve vazgeçilmez çözüm ortağı olarak gördüklerini ve bu tür işbirliklerinin güçlenerek devam etmesini büyük bir memnuniyetle desteklediklerini belirten Işıkhan, üniversitelerin ve SGK'nin ortaya koyduğu bu sinerjinin, sağlık hizmetlerinin niteliğini arttıracağına ve GSS sisteminin sürdürülebilirliğini güçlendireceğine inandığını söyledi.