SON DAKİKA... MSB: Ülkemizin menfaatleri doğrultusunda gerekli tüm tedbirleri alıyoruz
Milli Savunma Bakanlığı'ndan yapılan haftalık basın toplantısında gündem Suriye'ydi. Hükümet ile terör örgütü YPG/PYD arasındaki entegrasyon sürecine değinilen açıklamada "Ülkemizin menfaatleri doğrultusunda gerekli tüm tedbirleri alıyoruz. Entegrasyonun Suriye’nin üniter yapısını, tek devlet, tek ordu ilkesini güçlendirecek şekilde gerçekleşmesinden başka bir ihtimalin söz konusu olmadığını hatırlatıyoruz" denildi.
Milli Savunma Bakanlığı'nın haftalık basın bilgilendirme toplantısı, Muhabere Elektronik Bilgi Sistemler (MEBS) Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında düzenlendi. Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, basın toplantısında Türk Silahlı Kuvvetlerinin sınır içi ve sınır ötesi operasyonlarına ilişkin son verileri paylaştı. Aktürk, hafta içerisinde 10 PKK'lı teröristin daha teslim olduğunu bildirerek, "Beka ve güvenliğimize yönelen risk ve tehdit unsurları ile mücadelesini sınırlarımızda ve ötesinde kararlılıkla sürdüren Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kesintisiz devam eden operasyon ve arama-tarama faaliyetleri kapsamında hafta içerisinde 10 PKK'lı terörist daha teslim olmuş; böylece 1 Ocak'tan bugüne kadar teslim olan terörist sayısı 35'e ulaşmıştır" dedi.
Operasyon bölgelerinde arama-tarama ve imha faaliyetlerinin sürdüğünü kaydeden Aktürk, "Mağara, sığınak ve barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmaları etkin şekilde icra edilmiştir" ifadelerini kullandı.

"MENBİÇ'TE TESPİT EDİLEN TÜNEL HATLARININ YÜZDE 94'Ü (457 KM) BAŞARIYLA İMHA EDİLMİŞ"
Suriye harekât alanlarındaki tünel imha faaliyetlerine değinen Aktürk, "Son bir haftada imha edilen 2 kilometre tünel ile birlikte Menbiç'te tespit edilen tünel hatlarının yüzde 94'ü (457 km) başarıyla imha edilmiş, böylece Suriye harekat alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 759 kilometre olmuştur" açıklamasında bulundu.
Hudut güvenliğine ilişkin verileri de paylaşan Aktürk, hafta boyunca 12'si terör örgütü mensubu olmak üzere 176 kişinin yakalandığını belirterek, "1 Ocak'tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 966 olmuş, engellenen bin 735 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 9 bin 714'e ulaşmıştır" dedi.
Bu hafta Hakkâri hudut hattında yapılan arama-tarama faaliyetinde 21 kilo 566 gram uyuşturucu madde ele geçirildiğini aktaran Aktürk, "12 Şubat'ta Foça-Karaburun arasında battığı bildirilen düzensiz göçmen botunu kurtarma çalışmalarına Hava Kuvvetlerimize ait helikopter ile destek sağlanmıştır" diye konuştu.

"NATO'NUN GÜÇLÜ, GÜVENİLİR VE ETKİN BİR ÜYESİ"
TSK'nın uluslararası görev ve ikili ilişkiler kapsamındaki faaliyetlerine de değinen Aktürk, başta Kıbrıs, Azerbaycan, Libya, Somali, Katar, Bosna Hersek ve Kosova olmak üzere birçok ülkeye destek verildiğini söyledi. Aktürk, "Ülkemizin NATO'ya katılışının 74'üncü yıl dönümünü bir kez daha kutluyor, ittifaka katılımından bu yana üstlendiği tüm görevleri başarıyla yerine getiren ülkemizin NATO'nun güçlü, güvenilir ve etkin bir üyesi olarak Avrupa-Atlantik bölgesinin savunma ve güvenliğine bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da katkı sunmaya devam edeceğini vurguluyoruz" ifadelerini kullandı.
Aktürk, NATO'nun 2026 yılındaki en geniş kapsamlı ve en yüksek katılımlı fiilî tatbikatı olan Steadfast Dart 2026'ya ilişkin, "8-25 Şubat tarihleri arasında Almanya'da icra edilmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz yaklaşık 2 bin personel ile tatbikatta aktif olarak yer almakta; bu katılım Türkiye'nin stratejik intikal, hızlı kuvvet aktarımı ve sürdürülebilir lojistik idame kapasitesini somut biçimde ortaya koymaktadır" dedi.
Tatbikatın deniz safhasının Deniz Kuvvetleri Komutanı tarafından TCG Anadolu'dan yerinde takip edildiğini aktaran Aktürk, "Yarın (20 Şubat) gerçekleştirilecek Seçkin Gözlemci Günü'ne Genelkurmay Başkanımız Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ile Kara Kuvvetleri Komutanımız Orgeneral Metin Tokel'in katılımı planlanmaktadır" dedi.
Orta Doğu'daki gelişmelere de değinen Aktürk, İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria'ya yönelik kararını eleştirerek, "İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria'da egemenliğini dayatmayı ve yerleşim faaliyetlerini genişletmeyi amaçlayan son kararı uluslararası hukukun her hâliyle açık ihlalidir ve hükümsüzdür" dedi.

