Bilal Erdoğan'dan kültürel yozlaşma uyarısı: Sadece Batı dışı toplumları değil Batı’yı da ilgilendiriyor

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) tarafından Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan'ın katılımıyla düzenlenen programda, Avrupa’daki kültür dünyasının yansımaları, sanatın birleştirici gücü ve diaspora bağlamında kültürel üretimin geleceği ele alındı. Bilal Erdoğan, dünyada bir kültürel yozlaşma yaşandığını, bunun yalnızca Batı dışı toplumları değil Batı’yı da ilgilendirdiğini söyledi.

Bilal Erdoğan’dan kültürel yozlaşma uyarısı: Sadece Batı dışı toplumları değil Batı’yı da ilgilendiriyor

YTB tarafından Corendon Hotel'de düzenlenen "YTB Sanatçılar ve Yazarlar Buluşması" adlı programa İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya ve AK Parti Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Bahadır Yenişehirlioğlu panelist olarak katıldı. YTB Başkan Vekili Abdulhadi Turus'un moderatörlüğündeki programda, Avrupa'nın farklı kentlerinden gelen Türk toplumundan sanatçılar ve yazarlar deneyimlerini anlattı.

YTB Başkan Vekili Turus, programın açılışında yaptığı konuşmada, Avrupa'daki Türk diasporasının çok önemli özelliklere sahip misafirlerinin bulunduğunu söyledi.

Turus, söz konusu kişilerin fırçalarıyla, kalemleriyle, enstrümanlarıyla ve akademik çalışmalarıyla Avrupa'nın merkezinde "biz buradayız" mesajı verdiklerini belirtti.

Salonda, hem Batı'nın tekniğini ve disiplinini bilen hem de Anadolu'nun irfanını ve duygusunu kuşanan özel zihinlerin bulunduğunu vurgulayan Turus, iki dünyadan beslenen bu derinliğin ortaya konulan eserlere ve gönüllere yansıdığını anlattı.

Turus, diasporadaki Türk sanatçıların Avrupa'nın dört bir yanında, kendi atölyelerinde ve çalışma alanlarında tek başına üretim yapan yetenekler olarak birbirlerini tanımalarının ve yalnız olmadıklarını bilmelerinin büyük önem taşıdığını dile getirdi.

Yurt dışındaki varlığın yol arkadaşlığı anlayışı üzerine kurulu olduğunun altını çizen Turus, sanatçılara "Siz hayal edin, siz üretin, siz yazın." çağrısında bulundu.

Turus, devletin imkanları ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açtığı yolda, sanatçıların hayallerinin gerçeğe dönüşmesi için ellerinden geldiğince destek olmak istediklerini ifade etti.

"SİZ BELKİ AVRUPA İÇİN YENİ BİR UMUDU CANLANDIRABİLİRSİNİZ"

Bilal Erdoğan, dünyada bir kültürel yozlaşma yaşandığını, bunun yalnızca Batı dışı toplumları değil Batı'yı da ilgilendirdiğini söyledi.

Batı'nın da kendi kültürünü yaşatmaya ve korumaya çalıştığını belirten Bilal Erdoğan, herkesi birbirine benzetmeye çalışan bir anlayışın dayatıldığını dile getirdi.

Bilal Erdoğan, "Aynı şeyleri dinlesin, aynı şeyleri okusun, aynı şeyleri izlesin, aynı şeyleri giysin, aynı şeyleri yesin içsine varıncaya kadar böyle bir yozlaşma." dedi.

Bu yozlaşmadan korunmanın yolunun, dünya milletlerinin ve topluluklarının kendi kültürlerini ve kimliklerini herhangi bir kompleks olmaksızın kuşanarak yaşamasını temin etmek olduğunu vurgulayan Bilal Erdoğan, bunun hem dünyanın kültürel renkliliğine katkı sağlayacağına hem de kendi kimliği ve kültürüyle barışık topluluklar arasındaki diyaloğun daha denkler arasında ve karşılıklı saygı temelinde gerçekleşmesine imkan vereceğine dikkati çekti.

Bilal Erdoğan, "Bir taraf ben kültürel olarak üstünüm, ben daha gelişmiş bir ırkım, siz hepiniz bizden aşağısınız diye düşündüğü zaman ortaya zulüm çıkar, adaletsizlik çıkar, haksızlık çıkar ve bundan savaşlar doğar. Bugün yaşadığımız birçok savaşın kaynağında da bunun olduğunu görüyoruz." diye konuştu.

Türkiye'nin de 200 yıllık bir batılılaşma hezeyanı içinde kültürel yozlaşma yaşadığını vurgulayan Bilal Erdoğan, bu sürecin ağır sonuçları olduğunu hatırlattı. Bilal Erdoğan, "Batılılaşacağız dedik ama bizi geliştirmedi. Batı'nın ilmini, fenni, sanayisini almak dururken biz benzemeye gayret ettik." ifadelerini kullandı.

Bir ülkede azınlık olarak yaşamanın kendine has dinamikleri ve zorlukları bulunduğuna işaret eden Bilal Erdoğan, daha adil bir dünyanın mümkün olabileceği hayaline sarılma çağrısında bulundu.

Bilal Erdoğan, "Avrupa'ya da bir umut lazım. Başka bir paradigma bulması lazım. Bu yaşlanan nüfusla azınlıkları sevmemekle, kendi başarısızlıklarını onların sırtına boca etmekle huzuru bulamayacağını herkesin anlayabileceği bir gerçeklik bulunması lazım. Siz belki Avrupa için yeni bir umudu canlandırabilirsiniz." şeklinde konuştu.

Yapılan her işin dünya çapında ve özgüvenle yapılması gerektiğini vurgulayan Bilal Erdoğan, bunun sadece sanat ve kültürde değil, teknolojide de geçerli olduğunu kaydetti.

Bilal Erdoğan, "Bizim üzerimizden 200 yıl 'yapamazsın' geçmiş." dedi.

"ŞİİR HAYATIMIZIN HER ALANINDA MUHAKKAK OLMALI"

Sırakaya, medeniyet bilinci ve kimlik inşasına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, "Öncelikle kendimize doğru bir yolculuk yaptığımız, kendi medeniyet değerlerimizi tanıdığımız ve bizim kim olduğumuz ve bizim hangi ülkelerden meydana geldiğimizi şekillendirmemiz lazım." dedi.

Bugün gelinen noktayı birinci nesille kıyaslayan Sırakaya, 1961 yılında gelen birinci neslin kendisini ifade etme biçimine dikkati çekti.

Sırakaya, birinci neslin, kendisini ifade etmekten imtina eden, suskunluğuyla, konuşmayarak ve emeğiyle varlık gösteren bir nesil olduğuna dikkati çekerek, "Bugün artık gelmiş olduğumuz noktada sanatıyla kendisini ifade edebilen, şiiriyle kendisini ifade edebilen, biraz önceki görmüş olduğumuz neyden neticesiyle kendisini ifade eden bir konuma gelmiş olması benim için son derece kıymetli ve değerli." diye konuştu.

Bu noktada gençleri tebrik eden Sırakaya, "Onun için ben öncelikle her bir kardeşimizi tebrik ediyorum ama kendilerinden daha fazla tabii kendilerini yetiştiren ebeveynlerini tebrik ediyorum." ifadelerini kullandı.

Burada bulunan her bir gencin kendi öz kimliği, varlığı ve benliğiyle yaşadığı ülkede katma değer oluşturmaya ve köprüler kurmaya çalışan bir medeniyeti temsil ettiğini anlatan Sırakaya, şöyle devam etti:

"Şiirin medeniyet bilincimizin daha özlü olarak kendisini ifade etmiş olduğu bir düzen olduğu düşüncesindeyim. Onun için şiir hayatımızın her alanında muhakkak olmalı. Yazamıyorsak bile kendimizi şiire verdiğimiz zaman daha fazla gönül insanı, daha fazla aşk insanı, daha fazla muhabbet insanı olduğumuzu, olabileceğimizi de ifade edebilir."

"YILLARCA BİZE ENTELEKTÜEL KAVRAMI YANLIŞ DAYATILDI"

Yenişehirlioğlu da Türkiye'de yıllarca "entelektüel" kavramının yanlış dayatıldığını savunarak, "Batının normlarını benimserseniz, batıcıl olursanız, aydınlık, çağdaş ve modern olacağınıza inandırıldınız Türkiye'de yıllarca." şeklinde konuştu.

Yenişehirlioğlu, kişiyi var eden coğrafyanın tüm parametrelerine vakıf olduktan sonra evrensel bir okuma geliştirilmesi halinde entelektüel bir kimlik oluşturulabileceğini kaydetti.

Programa Türkiye'nin Lahey Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan, Amsterdam Başkonsolosu Mahmut Burak Ersoy ve Rotterdam Başkonsolosu Sevgi Kısacık'ın yanı sıra Türk toplumunun Hollanda'daki temsilcilerinden çok sayıda davetli katıldı.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!