Türkiye olarak barışın tarafındayız
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un milletvekillerine verdiği iftara eşi Emine Erdoğan ile birlikte katıldı. Erdoğan konuşmasının başında Atatürk'ün Meclis kürsüsünden okuduğu 'Ölmez bu vatan farz-ı muhal, Ölse de hatta çekmez kürenin sırtı bu tabutu cesimi' dizelerini hatırlattı ve şu mesajları verdi: Evet, bu vatan ölmez. O farz-ı muhal gerçekleşse dahi tüm dünya bu ağırlığın altında kalıp çökecek. Bunun için 'Türkiye, Türkiye'den büyüktür', cümlesi sıradan bir söz, hamasi bir söylem asla değildir.

İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya sistemi tabiri caizse çatır çatır çatırdıyor, temelinden sarsılıyor. Küresel adaletsizlik gittikçe daha derinleşiyor, kronikleşiyor.
Dünyamız hızla kaba kuvvetin ve üstünün hukukunun işletildiği kaotik bir döneme doğru sürükleniyor. Komşumuz İran'a yönelik saldırılarla başlayan süreç bu vesileyle bunlara bir kez daha şahitlik ediyoruz. Yıllardır bize hukukun, insan hak ve hürriyetlerinden bahsedenlerin bizzat kendileri bugün bu değerleri yok sayıyor. Birleşmiş Milletler sisteminin sembolize ettiği prensipler, bizzat bu sistemin kurucuları tarafından acıkınca yenilen putlara dönüştürüldü. Türkiye'nin tavrı bellidir.

Biz bölgemizi ve insanlığı ilgilendiren meselelerde asla tarafsız değiliz, huzurun, barışın ve istikrarın, evrensel değerlerin, adaletin ve kalkınmanın tarafındayız. Çatışma yerine müzakerenin, savaş yerine barışın tarafındayız.
Nasıl bugünlere oyunları bozarak geldiysek, nasıl zalimlere hiçbir zaman boyun eğmediysek adaletsizlikler karşısında dik durmaya devam ediyoruz. 86 milyonun tek bir ferdinin dahi kılına zarar gelmemesi için dikkatli, temkinli, sabırlı fakat haksızlıktan ve haydutluktan karşısında da bir o kadar dirayetli olmaya devam edeceğiz.