Ayrımcılığı reddeden medeniyetin temsilcisiyiz
Başkan Erdoğan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü İftar Programı’nda konuştu: Irk ayrımcılığı, mezhep ayrımcılığı, köken ayrımcılığı bizim kitabımızda yazmadığı gibi cinsiyet ayrımcılığı da yer almaz
Başkan Recep Tayyip Erdoğan dün eşi Emine Erdoğan'la birlikte Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen iftar programına katıldı. Erdoğan, şunları söyledi:
Dünya Kadınlar Günü'nü küresel ölçekte kadın sorunlarının ağırlaştığı bir dönemde karşılıyoruz. Bugün maalesef başta bölgemiz olmak üzere dünyanın farklı yerlerinde çatışmalar var. Bunun acısını en çok kadınlar çekiyor. En fazla kadın emeğini sömürüyor. Gazze'de İsrail'in katlettiği 72 binden fazla kardeşimizin çoğu kadın ve masum çocuklar. Suriye'de 13.5 yıllık zulmün ardından kayıplarını yüreklerine gömerek yeniden hayata tutunmaya çalışanların çoğu kadın ve çocuklar.
Komşumuz İran'a yönelik saldırıların yükünü sırtlanmak zorunda kalanlar da yine kadınlar ve çocuklar. Türkiye, yakın çevresinden başlayarak yeryüzünün farklı noktalarındaki bütün bu zulümlere en güçlü tepkiyi veren, nerede olursa olsun ayrımcılığa ve hukuksuzluğa itiraz eden ülkelerin başında geliyor.

BU SİZLERİN ESERİ
İran'da olduğu gibi, nerede bir yangın varsa oraya su taşımaya, nerede bir yara kanıyorsa ona merhem olmaya çalışıyoruz. Ülkemizin insani değerleri merkeze alan haysiyetli duruşunun en büyük bekçisi hanım kardeşlerimizdir. Umutlarımızı kıran her türlü olumsuzluğa rağmen daha adil bir dünyanın mümkün olduğu inancıyla ülkemizin kutlu mücadelesine verdiğiniz destek için bir kez daha hepinize teşekkür ediyorum.
Biz, kadına yönelik ayrımcılığın her türlüsünü reddeden; kadın ve erkeği bir ve beraber gören bir medeniyetin temsilcileriyiz. Bizim inanç ve ruh dünyamızda şayet insan için bir üstünlük aranacaksa bu sadece ve sadece takva ile, liyakat ile, emek ve üretkenlikledir. Irk ayrımcılığı, mezhep ayrımcılığı, köken ayrımcılığı bizim kitabımızda yazmadığı gibi cinsiyet ayrımcılığı da bizim kitabımızda yer almaz.
Eşref-i mahlûkat olan insanı ötekileştirmenin, sırf cinsiyeti veya etnik kimliği dolayısıyla hor ve hakir görmenin bizim kitabımızda yeri yoktur. Küresel tüketim çarkının kadın emeğini sömürmesine, kadını metalaştırmasına özellikle karşı durmak da insanlığımızın gereğidir.

Hak olarak da sorumluluk olarak da kadın erkeğin arkasında değil, bilakis erkeğin yanı başındadır; omuz omuzadır. Kadın erkek demeden hepimiz bir bütünün ayrılmaz parçalarıyız. Kadın erkek fark etmeksizin hepimiz aynı bağın gülü, aynı sazın telleriyiz. Her kim ne adına ve hangi bahaneyle olursa olsun ayrımcılık yapıyorsa bu milletin asli kimliğini oluşturan değerlere ihanet ediyor demektir. Siyaset sahnesine çıktığımız günden beri kadınların sosyal hayata ve siyasal hayata aktif ve eşit olarak katılmaları için gayret gösterdik.
İRANLI ANNELERİ SELAMLIYORUM
Bu salondaki hanım kardeşlerimden başlayarak muhterem eşim ve sevgili kızlarımla birlikte; bir anne, eş, kardeş, yoldaş ve evlat olarak hayatımıza anlam katan, değer katan tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü şimdiden kutluyorum. Bağırlarına basarak okula gönderdikleri kız çocuklarının bugün mezarına sarılan, yüreği yanık İranlı anneleri ayrıca selamlıyor; ülkemizdeki kadınlar adına taziyelerimizi iletiyor, acılarını yürekten paylaştığımızı ifade ediyorum.
"ÜRETEN KADINLARI KUTLUYORUM"
Bu arada Emine Erdoğan da iftara ilişkin sosyal medya hesabında paylaştığı mesajda şu ifadeleri kullandı: "8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın, 'Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi' temasıyla düzenlediği iftar programına katılmaktan memnuniyet duyduk. İş, sivil toplum, sanat ve spor dünyasında başarılarıyla öncü olan, üreten ve ilklere imza atan güçlü kadınlarla bir araya geldik. Her birini yürekten kutluyor, başarılarının daim olmasını diliyorum."
Dünya Kadınlar Günü'nü küresel ölçekte kadın sorunlarının ağırlaştığı bir dönemde karşılıyoruz. Bugün maalesef başta bölgemiz olmak üzere dünyanın farklı yerlerinde çatışmalar var. Bunun acısını en çok kadınlar çekiyor. En fazla kadın emeğini sömürüyor. Gazze'de İsrail'in katlettiği 72 binden fazla kardeşimizin çoğu kadın ve masum çocuklar. Suriye'de 13.5 yıllık zulmün ardından kayıplarını yüreklerine gömerek yeniden hayata tutunmaya çalışanların çoğu kadın ve çocuklar.
Komşumuz İran'a yönelik saldırıların yükünü sırtlanmak zorunda kalanlar da yine kadınlar ve çocuklar. Türkiye, yakın çevresinden başlayarak yeryüzünün farklı noktalarındaki bütün bu zulümlere en güçlü tepkiyi veren, nerede olursa olsun ayrımcılığa ve hukuksuzluğa itiraz eden ülkelerin başında geliyor.
BU SİZLERİN ESERİ
İran'da olduğu gibi, nerede bir yangın varsa oraya su taşımaya, nerede bir yara kanıyorsa ona merhem olmaya çalışıyoruz. Ülkemizin insani değerleri merkeze alan haysiyetli duruşunun en büyük bekçisi hanım kardeşlerimizdir. Umutlarımızı kıran her türlü olumsuzluğa rağmen daha adil bir dünyanın mümkün olduğu inancıyla ülkemizin kutlu mücadelesine verdiğiniz destek için bir kez daha hepinize teşekkür ediyorum.
Biz, kadına yönelik ayrımcılığın her türlüsünü reddeden; kadın ve erkeği bir ve beraber gören bir medeniyetin temsilcileriyiz. Bizim inanç ve ruh dünyamızda şayet insan için bir üstünlük aranacaksa bu sadece ve sadece takva ile, liyakat ile, emek ve üretkenlikledir. Irk ayrımcılığı, mezhep ayrımcılığı, köken ayrımcılığı bizim kitabımızda yazmadığı gibi cinsiyet ayrımcılığı da bizim kitabımızda yer almaz.
Eşref-i mahlûkat olan insanı ötekileştirmenin, sırf cinsiyeti veya etnik kimliği dolayısıyla hor ve hakir görmenin bizim kitabımızda yeri yoktur. Küresel tüketim çarkının kadın emeğini sömürmesine, kadını metalaştırmasına özellikle karşı durmak da insanlığımızın gereğidir.
Hak olarak da sorumluluk olarak da kadın erkeğin arkasında değil, bilakis erkeğin yanı başındadır; omuz omuzadır. Kadın erkek demeden hepimiz bir bütünün ayrılmaz parçalarıyız. Kadın erkek fark etmeksizin hepimiz aynı bağın gülü, aynı sazın telleriyiz. Her kim ne adına ve hangi bahaneyle olursa olsun ayrımcılık yapıyorsa bu milletin asli kimliğini oluşturan değerlere ihanet ediyor demektir. Siyaset sahnesine çıktığımız günden beri kadınların sosyal hayata ve siyasal hayata aktif ve eşit olarak katılmaları için gayret gösterdik.İRANLI ANNELERİ SELAMLIYORUM
Bu salondaki hanım kardeşlerimden başlayarak muhterem eşim ve sevgili kızlarımla birlikte; bir anne, eş, kardeş, yoldaş ve evlat olarak hayatımıza anlam katan, değer katan tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü şimdiden kutluyorum. Bağırlarına basarak okula gönderdikleri kız çocuklarının bugün mezarına sarılan, yüreği yanık İranlı anneleri ayrıca selamlıyor; ülkemizdeki kadınlar adına taziyelerimizi iletiyor, acılarını yürekten paylaştığımızı ifade ediyorum."ÜRETEN KADINLARI KUTLUYORUM"
Bu arada Emine Erdoğan da iftara ilişkin sosyal medya hesabında paylaştığı mesajda şu ifadeleri kullandı: "8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın, 'Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi' temasıyla düzenlediği iftar programına katılmaktan memnuniyet duyduk. İş, sivil toplum, sanat ve spor dünyasında başarılarıyla öncü olan, üreten ve ilklere imza atan güçlü kadınlarla bir araya geldik. Her birini yürekten kutluyor, başarılarının daim olmasını diliyorum."