TBMM'de savaş gündemli özel oturum! TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Gelişmeler geçici kriz olarak değerlendirilemez
TBMM ABD/İsrail-İran Savaşı gündemi ile toplandı. Genel Kurul'da açılış konuşmasını yapan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş günlerdir bölgede yaşanan çatışmalarda en çok sivillerin zarar gördüğünü vurguladı. TBMM Başkanı Kurtulmuş "Ateşin büyümesi onu uzaktan izleyenleri de içine çeker. Saldırıların derhal durdurulması bugün herkes için bir zorunluluktur. Türkiye’nin ortaya koyduğu diplomasi trafiğini bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor" ifadelerini kullandı.
TBMM Genel Kurulu, ABD/İsrail-İran Savaşı gündemi ile toplandı...
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından yaşanan gelişmelere ilişkin TBMM Genel Kurulu'nda bilgilendirme yapacak.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Genel Kurul'da açılış konuşmasını yaptı. Numan Kurtulmuş'un açıklamalarında öne çıkanlar şöyle;

"EN AĞIR BEDELİ SİVİLLER ÖDÜYOR"
Gelişmeler geçici kriz olarak değerlendirilemez.
Bugün yaşanan gelişmeler geçici bir kriz olarak asla değerlendirilemez. Uluslararası sistem ağır bir çözülme sürecine girmiştir. Böylesi zamanlarda en ağır bedel her zaman olduğu gibi siviller tarafından ödenmektedir. Mevcut tablo parçalar halinde değil bütünlük içerisinde değerlendirilmelidir. Böyle dönemlerde konuşmak vicdani bir sorumluluktur.
"GAZİ MECLİSİMİZ BÖYLE ZAMANLARDA SUSAMAZ"
Sıradan bir askeri operasyon güvenlik tedbirlerini izah edilemeyecek ölçüde aşmıştır. Gazze ile İran'da yaşanan acılar arasında fark yok. Suskunluk zulmün sığınağıdır. Türkiye Cumhuriyeti böyle zamanlarda susamaz Gazi Meclisimiz böyle zamanlarda susamaz. Uluslararası sistem ağır bir çözülme sürecinde. Enerji güvenliğinden ticaret yollarına göç hareketlerine kadar pek çok başlıkta yeni kırılmaların yaşanması kaçınılmaz hale gelecektir. Ateşin büyümesi onu uzaktan izleyenleri de içine çeker. Saldırıların derhal durdurulması bugün herkes için bir zorunluluktur. Türkiye'nin ortaya koyduğu diplomasi trafiğini bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor. Ne savaşın diliyle teslim alınır ne de suskunluğun konforuna çekiliriz.Adaletten vazgeçmeden barışı, zulmü görmezden gelmeden bölgesel istikrarı savunuruz.
Barış için en ileri çabayı gösterirken güvenliğimiz, sınırlarımızın emniyeti ve milletimizin huzuru konusunda tereddüt göstermeyecek kudrete, iradeye, dirayete ve tecrübeye sahibiz. Burada özellikle ifade etmek isterim ki; Bölgemizde yaşanan her sarsıntının terör örgütleri ve vekalet unsurları eliyle yeni bir istikrarsızlık zeminine dönüştürülmesine ve 'Terörsüz Türkiye' sürecinin akamete uğratılmasına da asla müsaade edilmeyecektir.