Bakan Güler'den 'Terörsüz Türkiye' mesajı: "Devletimizin duruşu açıktır"
Milli Savunma Bakanlığı, '18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi'nin 111’inci yıl dönümü nedeniyle bakanlık karargahındaki Atatürk Kültür Sitesi'nde şehitleri anma programı düzenledi. Programda açıklamalarda bulunan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin, "Bu konuda devletimizin duruşu açıktır ve herhangi bir tereddüt söz konusu değildir. Şüphesiz bugün güven ve huzur içinde yaşayabiliyorsak ve bu tarihi süreci yürütebiliyorsak bu, en başta şehit ve gazilerimizin emsalsiz fedakarlıkları sayesindedir. Bu süreçte atılacak hiçbir adım şehitlerimizin aziz hatırasına asla leke düşürmeyecek, gazilerimizin onuruna, asaletine ve verdikleri emeklere zarar vermeyecektir" dedi.
Milli Savunma Bakanlığı, '18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi'nin 111'inci yıl dönümü nedeniyle bakanlık karargahındaki Atatürk Kültür Sitesi'nde şehitleri anma programı düzenledi. Programa, Milli Savunma Bakanı Güler, Genelkurmay Başkanı Selçuk Bayraktaroğlu, kuvvet komutanları, bakan yardımcıları ile şehit yakınları ve çok sayıda askeri personel katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı okunmasıyla başlayan programda ilk olarak şehit aileleri adına, 12 Aralık 2023'te Irak'ın kuzeyinde Pençe- Kilit Operasyonu bölgesinde şehit olan Piyade Teğmen Eril Alperen Emir'in annesi Halide Serap Emir konuştu. Programda daha sonra bakanlık tarafından hazırlanan video klip gösterildi. Ardından Armoni Mızıkası Komutanlığı tarafından konser verildi.
'BU MÜCADELE RUHU 15 TEMMUZ'DA BİR KEZ DAHA KENDİSİNİ GÖSTERMİŞTİR'
Programda konuşan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Bugün 111'inci yıl dönümünü kutladığımız Çanakkale Zaferi kahraman ordumuzun vatan savunmasındaki azim ve kararlılığının asil milletimizin inanç ve bağımsızlık iradesinin bütün dünyaya ilan edildiği bir direniş destanıdır. Dünyanın en güçlü donanmaları ve ordularıyla ülkemizi işgal etmek isteyen müstevliler karşılarında, vatanı uğruna canını vermekten çekinmeyen kahraman Türk milletini ve onun şanlı ordusunu bulmuşlardır. Anadolu'nun ve gönül coğrafyamızın dört bir yanından gelen Mehmetçiklerimiz Çanakkale'de sergiledikleri kahramanlıklarla asil milletimizin yüksek karakterini ve tarih boyunca taşıdığı bağımsızlık ruhunu bütün dünyaya göstermişlerdir. Kahramanlarımızın sevdiklerini, gençliklerini ve hayallerini hiç tereddüt etmeden vatan uğruna feda etmesi cesaretin ve fedakarlığın en yüce örneklerinden biri olarak tarihimizdeki müstesna yerini almıştır. İstiklal Marşı'mızın şairi Mehmet Akif Ersoy'un, 'Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın' dizelerinde ebedileştirdiği her bir şehidimiz bağımsızlığımızın, birlik ve beraberliğimizin en büyük timsalidir. Bugün, bizler de şehitlerimizin bıraktığı eşsiz mirası yani bu aziz vatanı koruma sorumluluğunu omuzlarımızda taşıyoruz. Şanlı ecdadımızın Çanakkale'de ortaya koymuş olduğu mücadele ruhu; ilk önce İstiklal Harbi'mizde vücut bulmuş, daha sonra Kıbrıs'ta, terörle mücadelede ve 15 Temmuz'da bir kez daha kendisini göstermiştir. Bu asil ruh şanlı milletimizin karakterinde ebediyen varlığını sürdürecek, ülkemize yönelebilecek tüm tehditler Çanakkale'den bugüne kadar olduğu gibi sarsılmaz bir direnişin pençesinde eriyecektir" dedi.
'SINIR HATTINDA VE SİBER HATLARDA TEDBİRLERİMİZİ ARTIRDIK'
Yakın coğrafyalar başta olmak üzere dünya genelinde birbiri ardına gerginliklerin ve krizlerin yaşandığını ifade eden Bakan Güler, "Bunun sonucunda risk ve tehditler de giderek artıyor. Bugün geldiğimiz noktada artık bu risklerin bir ihtimal olmaktan çıkarak fiili çatışmalara dönüştüğünü, uluslararası hukukun çoğu zaman yok sayıldığını yakından takip ediyoruz. Önceleri vekil unsurlar üzerinden yürütülen mücadelelerin artık doğrudan devletlerin birbirini hedef aldığı daha geniş ölçekli bir rekabete dönüştüğü bir çatışma ortamını yaşıyoruz. İsrail'in önce Gazze'ye, ardından Lübnan'a ve İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan kaos ortamı şimdi de ABD ve İsrail'in birlikte İran'a saldırmalarıyla ve İran'ın bölge ülkelerini hedef almasıyla daha da tehlikeli bir hal almıştır. Türkiye olarak bölgemizde büyük bir kaos ve istikrarsızlığa sebep olan her gelişmeyi milli bekamız ile ülkemizin menfaatleri doğrultusunda dikkatle analiz ediyoruz. Bu kapsamda çatışmaların son bulması için yoğun diplomatik çabalarımıza devam ederken askeri olarak da hiçbir ihtimali göz ardı etmeden gerekli tüm tedbirleri de alıyoruz. Son gelişmelere göre de karada, denizde, havada, sınır hattında ve siber alanlarda tedbirlerimizi artırdık" diye konuştu.