Bahçeli’den ABD’ye manidar çıkış: Asıl rejim değişikliği İsrail’de olmalı
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'deki grup toplantısında gündeme dair önemli mesajlar verdi. Bahçeli, ABD ve İsrail'in İran'a rejim değişikliği planlarıyla açtığı savaşta gelinen durumu anlattı ve ABD'ye manidar bir çağrı yaptı:
Ramazan ayı boyunca, Türkiye'nin çevresi savaşın ağırlığıyla kuşatıldı. Siyonist, emperyalist cinayet şebekesi ramazan demedi, bayram demedi, mukaddes günlerimizi zindana çevirip zehirlemek için her şiddet yolunu denedi. İsrail gözü kararan, kan içen, can alan, önüne gelene saldıran ölüm aygıtına dönüştü. ABD ile İsrail'in eşgüdüm halinde İran'a karşı icra ettikleri orantısız, haksız ve gerekçesiz saldırılarında komşu coğrafyalar toz duman içinde. İran'ın dini liderlerinin, devlet ve siyaset hayatında sivrilmiş üst düzey isimlerin nokta operasyonlarla hedef alınması husumeti genişletmekle kalmayıp uzun seneler boyunca sürecek ihtilaf ve cepheleşmeleri de derinleştirmektedir. 28 Şubat'tan bu yana İran İslam Cumhuriyeti'nin kolay lokma olmadığı anlaşılmıştır. Rejim ve devlet yönetimi etrafında kenetlenen, tek yürek halinde birleşen İran halkı saldırılara karşı adeta etten duvar örmüştür. Asıl rejim değişikliği, asıl yönetim değişimi İsrail'de yaşanmalı. ABD Başkanı'nın ilk gündemi evvela bu olmalı. İsrail'in ABD'nin yönetim sistemine nüfuz etmesi, karar ve denetim organlarına şu ya da bu yolla istikamet çizmesi büyük tehlike, Amerikan halkına da direkt hakarettir.

MESCİD-İ AKSA SİYONİSTİN OYUNCAĞI OLAMAZ
59 yıl aradan sona ilk kıblemiz Mescid-i Aksa'da bayram namazı kılınamamıştır. Bu alçak muamele Müslüman gönülleri ve İslam âlemini ileri düzeyde rahatsız ve rencide etmiştir .Mescid-i Aksa'nın manevi dokusuyla, tarihsel statükosuyla hiç kimse oynayamaz. Buna teşebbüs edenler de iki cihanda en ağır bedeli ödemeye mahkûm olmaktan kurtulamaz. Kudüs İslam'dır, Mescid-i Aksa İslam'dır, hepimizin ilk göz ağrısıdır, ilk kıblemizdir, siyonizmin oyuncağı olmasına ise asla göz yumulamaz.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİMİZ TEYİT EDİLDİ
Sınırlarımızın diğer yakasında süregelen savaş göstermiştir ki bir halkı, bir milleti içten çözmeden hiçbir muhasım gücün başarı şansı yoktur. İşte bu yüzden 'Terörsüz Türkiye' hedefimizin hem Allah'ın bir lütfu hem de aziz Türk milletinin tarih, kültür ve egemenlik sacayağındaki muazzez ve müessir iradesinin hikmetli aklı olduğu belgelenmiş, hamdolsun teyit edilmiştir. Terörsüz Türkiye hedefi tarihi fırsat kapısıdır. Yola çıktık, inşallah varacağız. Hedef koyduk, ulaşacağız.

DEVLETİMİZİN ÖNÜNE ÇIKANI EZER GEÇERİZ
Milli birliğimizi, gönül ve kültür coğrafyalarımızın şerefini sömürge hesaplarına, siyonist planlara, egemen güçlerin inisiyatifine terk etmeyeceğiz. Buralarda petrol, gaz, su, paylaşacak toprak bitmedikçe savaşlar da bitmeyecektir. Görünen odur ki bu kaynaklar tükenmedikçe gözyaşları dinmeyecektir. Hiçbir tehdide eyvallah etmeyeceğiz. Hakkımızı yere düşürmeyeceğiz, inancımızın, irademizin ve devlet olmaktan kaynaklanan iffetimizin karşısına kim çıkarsa çıksın hepsini ezip geçeceğiz.
BARIŞ İÇİN ÇIRPINIYORUZ
Türk dış politikasının uygulayıcıları, görevlerinde dikkatli ve ciddi, temaslarında saygılı ve hazırlıklı, sözlerinde cesur ve nazik, düşüncelerinde olgun ve yapıcı, eylemlerinde ısrarlı ve seviyelidir. Cumhurbaşkanımızın diplomatik temasları aralıksız sürmektedir. Dışişleri Bakanımız son derece dengeli ve şuurlu bir şekilde Türkiye'nin mesajlarını, hassasiyetlerini ve takip edilen seviyeli siyaseti muhataplarına anlatırken, faal şekilde barış ve uzlaşma atmosferinin tecelli etmesi için çırpınmaktadır. Uluslararası toplum da sıcak savaş ortamını tribünden izlemeyi terk etmeli. Her ülke, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'in "onurlu, ilkeli ve cesur" tavrından ilham almalı.