Körfez ülkeleri İsrail’in oyununa gelmemeli

İslam ülkelerinin birbiriyle kavga etmesinin tam da İsrail’in istediği bir şey olduğunu belirten Hakan Fidan, “Körfez ülkeleri İsrail’in oyununa gelmemeli” dedi

Körfez ülkeleri İsrail’in oyununa gelmemeli

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, A Haber'de dün akşam gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Fidan, 28 Şubat'ta başlayan ve dünyayı belirsizliğe sürükleyen ABD/İsrailİran savaşı, savaşın bölge ülkeleri üzerindeki etkisi ve Türkiye'nin bu süreçteki stratejisiyle ilgili önemli açıklamalar yaptı. Dışişleri Bakanı Fidan özetle şunları kaydetti:

SAVAŞ BÖLGESEL YAYILMA TEHLİKESİYLE BAŞ BAŞA:

Bölgedeki Müslümanların bir daha çok zor bir araya gelmesini sağlayacak bir fitne tohumu atıldı. Bizim üzüldüğümüz nokta maalesef bölge adım adım İsrail'in senaryosunu yazdığı bir oyunun içine çekilmesi. Zaman zaman sivil hedeflerin vurulduğunu görüyoruz. Şu ana kadar Körfez ülkelerine 8 bine yakın füze atılmış. İslam ülkelerinin birbiriyle kavga etmesi tam da İsrail'in istediği bir şey. Körfez ülkeleri İsrail'in oyununa gelmemeli. Bizim pozisyonumuz hiçbir şekilde müdahale etmeyen ülkelere saldırılmamasıydı. Bizim bölgeye yönelik bir çözümü getirmeye vizyonumuz var.

SAVAŞ NE ZAMAN VE NASIL BİTECEK: İsrail ABD siyaseti üzerindeki etkisini sürdürürse bu savaş devam eder. Sorun dünyanın İsrail üzerinde bir baskı mekanizması uygulayamaması.

SAVAŞIN YAYGINLIK GÖSTERMEMESİ ÖNEMLİ: Bir numaralı hedefimiz savaşın durması. Savaşın daha büyük yaygınlık göstermemesi önemli bizim için. Savaş inşallah öyle veya böyle bir noktada biter ama bölgesel istikrarsızlık, yani nükleer bomba atılmış gibi hani 30 sene 40 sene bir yerde bitki bitmiyor nükleer bombadan sonra, bazı yerlerde savaş olunca toplumlar arasında, kültürler arasında çok ciddi, ülkeler arasında husumetler yıllarca devam ediyor. Bunun olmamasını istemiyoruz.

MÜZAKERELERDE BİR AŞAMAYA GELİNDİ: Şimdi müzakerelerde bir aşamaya gelindi gibi. Yani en azından müzakereler başladı. Pakistan üzerinden mesaj aktarımı var. Şu anki müzakere pozisyonları iki tarafın da savaş öncesi müzakere pozisyonlarından farklı. Benim iki tarafa da ifadem; yani bu açılış pozisyonlarını çok fazla ciddiye almayın ama gerçekte bir niyet varsa iki tarafta da, onlar muhakkak bir yerde buluşturulabilir. İran haklı olarak inanılmaz bir güven kaybı içerisinde Amerika'ya karşı. Daha önce iki defa müzakereler olurken bir hani savaş durumu oldu. Şimdi üçüncüsünde ne olabilir durumu var. Biz diyoruz zaten hani korkulan savaş buydu ama şu anda bunu durdurmak önemli. Amerikalılar da bu noktada isteklilik gösteriyorlar.

BAŞKAN ERDOĞAN'IN YOĞUN TEMASLARI: (Tarafların niyetlerinden bağımsız öngörülemez problemler çıkabilir mi) Olabilir. O konuda da hani bizim bazı düşündüklerimiz var ama belki şu anda onu çok fazla ifade etmeye gerek yok. Burada hem Cumhurbaşkanımızın hem bizim taraflarla yoğun teması da var. İnşallah ifade ettiğim gibi yani bunu bir noktaya gelmesi için canla başla çalışıyoruz. Avrupalılar çok fazla arıyorlar. Güzel olan şu; tıpkı Gazze Savaşı'nda olduğu gibi bütün dünyanın aslında beklentisi bu haksız savaşın bir an önce durması ve olumsuz etkisinin artık son bulması.

HEDEFİMİZ SAVAŞIN DURMASI

Türkiye olarak başından beri birkaç tane kendimize koyduğumuz ana hedef vardı. Birincisi yani mümkünse savaşın çıkmaması ama çıktı, savaşı durdurmak. ikincisi savaşın daha genişlemesini, yayılmasını önlemek. Üçüncüsü Türkiye'yi bu savaşın dışında tutmak. Cumhurbaşkanımız bu konularda çok net vizyon ortaya koydular. Mazisi çok önceki yıllara da dayanan, özellikle nükleer mesele ve diğer konulardan dolayı olan bu artık birikmiş enerji bir savaş hâlinde ortaya çıktı.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!