Başkan Erdoğan: Barışın önündeki en büyük engel İsrail

Başkan Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı'nda PAB 152. Genel Kurulu onuruna verilen yemekte konuştu. İsrail hükümetinin uluslararası toplumun tüm çabalarına rağmen durmadığını belirten Başkan Erdoğan, "Barış önündeki en büyük engel İsrail. Gazze'ye insani yardım girişine de engel oluyor." dedi.

Başkan Erdoğan: Barışın önündeki en büyük engel İsrail

Başkan Erdoğan, Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152. Genel Kurul Toplantısı için İstanbul'da bulunan meclis başkanları ile delegasyon temsilcileri onuruna Dolmabahçe Sarayı'nda akşam yemeği verdi.

Programda konuşan Erdoğan, "Hem kendi halkı, hem Filistin hem de bölgemiz için barışın ve huzurun önündeki en büyük engel olan İsrail hükümeti, uluslararası toplumun tüm çabalarına rağmen durmuyor, durdurulamıyor. Filistin'de adil ve kalıcı barışın tek formülü olan iki devletli çözümün bir an önce hayata geçirilmesi için tüm parlamenterleri güç birliği yapmaya, barışın sesini yükseltmeye davet ediyorum." dedi.

Başkan Erdoğan: Barışın önündeki en büyük engel İsrail

Başkan Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar:

Parlamentolar Arası Birliğin 152. Genel Kurulu vesilesiyle sizleri Türkiye'de ağırlamaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Kıtaları ve kültürleri birbirine bağlayan, renkleri ve motifleri aynı desende buluşturan güzel İstanbul'umuza hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz. Asya'dan Afrika'ya, Latin Amerika'dan Avrupa'ya yaklaşık 155 ülkeden Genel Kurul'a katılan ve programımızı teşrif eden tüm misafirlerimize şükranlarımı sunuyorum. İradelerini temsil ettiğiniz dost ve kardeş halklarımızın tamamına, 86 milyon vatandaşım adına selamlarımı ve sevgilerimi gönderiyorum. Türkiye ve İstanbul olarak Parlamentolar Arası Birliğin Genel Kurulu'na bir kez daha ev sahipliği yapmaktan duyduğumuz memnuniyeti sözlerimin hemen başında ifade etmek istiyorum.

"Gelecek nesiller için umudu yeşertmek, barışı sağlamak ve adaleti temin etmek" temasıyla toplanan 152. Genel Kurul'un tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Genel Kurul kapsamında alınacak kararların, yapılacak tartışmaların; buradaki tespit, tenkit ve tekliflerin; aynı şekilde icra edilecek komite toplantıları, forum oturumları ve yan etkinliklerin aramızdaki dostluk ve dayanışmayı daha da güçlendirmesini, Gazze'deki mezalim başta olmak üzere mevcut krizlerin çözümüne katkı vermesini temenni ediyorum. 2026'nın ilk Genel Kurulu'na başarıyla ev sahipliği yapan Türkiye Büyük Millet Meclisimizi, Sayın Meclis Başkanımızı ve milletvekillerimizi ayrıca tebrik ediyorum. Son olarak, Genel Sekreterlik görevini 12 yıldır başarıyla yürüten Sayın Martin Chungong'a birliğe yaptığı katkılar için teşekkür ediyor, bu önemli vazifeyi devralacak arkadaşımıza muvaffakiyetler diliyorum.

Parlamentolar Arası Birlik tam 137 yıldır çok önemli bir işlevi yerine getiriyor. "Herkes için demokrasi" anlayışıyla parlamenter demokrasiye açılan bu birliğin siz kıymetli mensuplarına bu akşam bir kez daha teşekkür ediyorum. Diyalog ve iş birliği imkânlarının artırılması, barış ve adalet odaklı girişimlerin yoğunlaştırılması temelinde birliğin üstlendiği misyonu çok kıymetli buluyorum. 152. Genel Kurul'un parlamenter diplomasi zemininde daha adil ve güvenli bir dünyanın, yeni ümitlerle yeşeren huzur ve barış dolu bir geleceğin inşasına önemli katkılar sunacağına yürekten inanıyorum.

Başkan Erdoğan: Barışın önündeki en büyük engel İsrail

"GAZZE'YE İNSANİ YARDIM ENGELLENİYOR"

Kıymetli konuklar, akıl ve vicdan sahipleri olarak şu gerçeği hepimiz çok iyi biliyoruz: 80 yıl önce galipler eliyle tesis edilen uluslararası sistem bugün büyük bir meşruiyet kriziyle yüz yüzedir. Sistemin temelini teşkil eden değerler, ilkeler, kurallar ve teamüller küresel ölçekteki anlam ve itibarını kaybetmenin eşiğindedir. Uluslararası hukukun bağlayıcı hükümleri, işledikleri savaş ve insanlık suçlarına her gün yenilerini ekleyen aktörler üzerindeki tesirini maalesef yitirmiştir. Sağduyunun askıya alındığı, diyaloğun devre dışı bırakıldığı; diplomasi ve müzakerenin yerini silah, füze ve bombaların aldığı böyle bir ortamda kimse güvende değildir.

Bakın, burada şunu çok açık ve net ifade etmek isterim: Türkiye olarak insani değerler üzerine bina ettiğimiz dış politikamızın önceliği, hangi coğrafyada olursa olsun ihtilafların barışçıl yollarla çözüme ulaştırılmasıdır. Bölge ülkelerinin ana aktör olmadığı hiçbir denklemin barış ve güven arayışına cevap veremeyeceği açıktır. Bizim Gazze'de, Ukrayna'da, İran'da, Afrika'da ve daha birçok bölgede üstlendiğimiz barış girişimlerinin özü; ilkeli ve gerçekçi yaklaşımdır. Tabii milletlerin iradesinin tezahür ettiği kurumlar olan parlamentolara da bu anlamda son derece kritik sorumluluklar düşüyor. Uluslararası kamuoyu, Orta Doğu'daki trajedileri durdurma iradesi gösterse de hükümetlerin bu noktada çok geriden geldiklerine tanık oluyoruz. İşte son iki ayda yaşananları hep birlikte takip ettik. Dünyanın odağı İran'daki savaşa kaymışken Filistin ve Lübnan'da binlerce kişi İsrail hükümetinin saldırılarında hayatını kaybetti.

Başkan Erdoğan: Barışın önündeki en büyük engel İsrail

Aynı saldırılarda bir milyondan fazla Lübnanlı yerlerinden edildi. Öldürülenlerin ve göçe zorlananların sayısı günden güne artıyor. Hem kendi halkı, hem Filistin hem de bölgemiz için barışın ve huzurun önündeki en büyük engel olan İsrail hükümeti, uluslararası toplumun tüm çabalarına rağmen durmuyor, durdurulamıyor. Bunun üzerinde uzun uzun düşünmemiz gerektiği kanaatindeyim. Aynı hukuk ve kural tanımazlık Filistin'de de katmerlenerek devam ediyor. İsrail güçleri, ateşkesin imzalandığı 10 Ekim 2025'ten bugüne 755 Filistinliyi şehit etti, 2 bin 100 kişiyi yaraladı. 7 Ekim 2023'ten bu yana 73 bin Filistinli hayattan kopartılırken, Gazze'de yaralananların sayısı 172 bini geçti. Ateşkes çerçevesindeki taahhütlerine uymayan İsrail yönetimi, Gazze'ye insani yardım girişlerine de engel oluyor. Kudüs, Mescid-i Aksa ve Batı Şeria'ya yönelik mütecaviz politikalar ile yasa dışı yerleşimci terörü aynı şekilde tüm şiddetiyle sürüyor.

Batı Şeria'yı yeni Gazze yapma planını açık açık dillendiren İsrail, Filistinli mahkûmlara getirdiği idam cezasıyla apartheid utancını Güney Afrika'da yıkılışından 32 yıl sonra hortlatma peşindedir. İsrail Parlamentosu'nda kabul edilen ve yalnızca Filistinlilere uygulanacak bu karara karşı dünya parlamentolarının en sert şekilde tepki vermesinin gerekli olduğunu düşünüyoruz. Filistin'de adil ve kalıcı barışın tek formülü olan iki devletli çözümün bir an önce hayata geçirilmesi için tüm parlamenterleri güç birliği yapmaya, barışın sesini yükseltmeye davet ediyorum.

Başkan Erdoğan: Barışın önündeki en büyük engel İsrail

SURİYE'NİN YENİDEN İNŞASINA DESTEK

Kıymetli misafirler, bölgemizdeki çatışma ortamı; 13,5 yıllık zulmün ardından özgürlüğüne kavuşan Suriye halkının hak ettiği huzur ve istikrarın önündeki en büyük engeldir. Suriye'nin yeniden ayağa kaldırılmasında uluslararası aktörlerin yapıcı ve devamlı desteğine ihtiyaç vardır. Biz, millî birlik ve toprak bütünlüğü temelinde Suriyeli kardeşlerimize elimizden gelen her türlü desteği bugüne kadar verdik, veriyoruz ve vereceğiz. Aynı şekilde bir başka kardeş coğrafyada, Libya'da sükûnet ve güvenliğin sağlanmasına yönelik aktif çaba sürdürüyoruz. İçinden geçtiğimiz bu kritik dönemde Ukrayna savaşını sonlandırmaya dönük diplomatik çabaların kesintiye uğramaması büyük önem arz ediyor. Hem Rusya'nın hem de Ukrayna'nın güven duyduğu yegâne ülke olarak savaşın sona erdirilmesi için samimi çabalarımızı sürdürüyoruz. Öte yandan Güney Kafkasya'da barış ve refahın hüküm sürdüğü huzurlu bir geleceğin inşası yönünde atılan adımları takdirle karşılıyor, bunun tüm dünyaya örnek olmasını diliyoruz. 1963'ten bu yana gündemimizde olan Kıbrıs meselesinde ise adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme varılmasının zamanı çoktan gelmiştir. Buradan bir kez daha Kıbrıs Türklerinin maruz bırakıldığı hukuksuz izolasyonun artık sona ermesi gerektiği çağrısında bulunuyor, sizlerden de bu konuda destek beklediğimizi dile getirmek istiyorum.

Değerli konuklar, eşit ortaklık anlayışıyla şekillenen Afrika politikamız; dost ve kardeş Afrika ülkelerinin teveccühüyle her geçen gün daha da güçleniyor. Ancak Sudan'daki çatışmalar Afrikalı kardeşlerimiz gibi bizleri de derinden yaralıyor. Sudan'daki istikrarsızlığın sonlandırılması için her türlü diplomatik çabayı destekliyoruz. Bilhassa Etiyopya ile yaşanan problemlerin çözümü için atılan adımların Afrika Boynuzu'ndaki gerginliğin azaltılmasına yaptığı katkıdan memnuniyet duyuyoruz. Son yıllarda istikrar ve güvenlik yolunda önemli bir mesafe alan Somali'nin toprak bütünlüğüne ve kalkınmasına verdiğimiz destek de sürüyor. Sahel bölgesi de dâhil Afrika'nın tamamında istikrar ve güvenliğin sağlanması hepimizin ortak hedefidir. Afrikalı dostlarımızla iş birliği içinde kıtanın daha parlak bir geleceğe kavuşması için ihtiyaç duyulan her türlü desteği vermeye devam edeceğiz. Bu düşüncelerle Parlamentolar Arası Birliğin 152. Genel Kurulu'nun bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum. Programımızı teşrif eden siz kıymetli dostlarıma tekrar teşekkür ediyorum. Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyor; tekrar buluşmak dileğiyle diyorum. Kalın sağlıcakla.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!