Bahçeli’den Terörsüz Türkiye mesajı: Terörü bitirmek artık farz oldu
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü öneriyorum” dedi: Terörü bitirmek artık farz olmuştur. Kalkınma irademize pusu kuran, ekmeğimizi küçülten, yatırımların, ihracatın önüne mayın döşeyen terör illetinden kurtulmak haysiyet meselesi
Partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuşan Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, konuşmasının büyük kısmını terörsüz Türkiye sürecine ayırdı. Toplantı çıkışında, CHP'ye yönelik 'mutlak butlan davası' ile ilgili soruya yanıt veren Bahçeli, "CHP, cumhuriyetin kurulduğu günden bu yana var olan önemli bir siyasi kurum. Bu kurumun içinin karıştırılmasına, parçalanmasına, hukuki yönden zedelenmesine veyahut başka amaçlarla kullanılmasına müsaade edilmemesini temenni ederiz. Onun için CHP, ayrımdan, sert eleştirilerden, beraber olanları küçümseyerek yoluna devam edeceği yerde milletle buluşmayı tercih etsin. CHP üzerine düşen tarihi sorumluluğu üstlenmiş olsun" ifadesini kullandı. Bahçeli toplantıda ise şunları söyledi:
BU YOLA BAŞ KOYDUK
Terörün tasfiye edildiği, güvenliğin kalıcı biçimde sağlandığı, şehirlerin ve kırsal alanların huzur iklimine kavuştuğu Türkiye'de kalkınma hamlesinin önündeki en büyük engellerden biri ortadan kalkacak.
Barış için çıktığımız bu kutlu yola baş koyduk. Terörsüz Türkiye, terör örgütüyle pazarlık değil. Hiç kimse MHP'nin adını terörle yan yana getiremez. Terörsüz Türkiye, Türk milletinin kanlı musibetten kurtulması.
Terörü bitirmek artık farz olmuştur. Kalkınma irademize pusu kuran, ekmeğimizi küçülten, yatırımların, ihracatın önüne mayın döşeyen terör illetinden kurtulmak haysiyet meselesi. Yıllar boyunca terörle mücadeleye ayrılmak zorunda kalınan devasa kaynakları artık çocuklarımıza okul; yaşlılarımıza hastane ve bakım hizmeti olarak döndürmeliyiz. Dağlardaki korku, sofralarımıza çöreklenmemeli. Terörsüz Türkiye ile Diyarbakır denildiğinde evlat nöbeti tutan annelerin feryatları değil; kültür turizminin, gastronominin merkezi akla gelecek.

SIRT ÇEVRİLMEMELİ
Sırada siyasi ve hukuki düzenlemeler var. Gazi Meclis'imizde gerekli yasama faaliyetleri hız kazanacak. Teklifler değerlendirilecek, her partiden madde önerileri alınacak, kanunlaştırma sürecinin çerçevesi millet iradesiyle oluşturulacak. Günlük siyasi kazançların, küçük hesapların telaşıyla bu tarihi yükümlülüğe sırt çevrilmemeli.
BARIŞ SÜRECİ VE SİYASALLAŞMA KOORDİNATÖRLÜĞÜ ÖNERİSİ
Abdullah Öcalan'ın statü meselesinin konuşulması da önemli. Bu mesele yokmuş gibi davranarak sürecin sağlıklı işlemesi mümkün değil. Sürecin yürütülmesini istiyorsak, çağrımızın bağlayıcı olmasını temenni ediyorsak, örgütün tüm unsurlarıyla feshi ve silahların teslimini takip eden bu süreçte bunun hukuki, siyasi ve vicdani ölçüler içinde açıkça değerlendirilmesi gerekir. Abdullah Öcalan için statü açığı varsa bu açık Türkiye Cumhuriyeti lehine, Terörsüz Türkiye hedefinin başarısına hizmet edecek biçimde ele alınmalı. Bu tartışmalara son vermek için bunun adının "Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü" olmasını öneriyorum. Temennimiz PKK'nın kurucu önderliğinin bir tanım altında görev yapması.
'ÇOKLAR DİYE KORKMA AZIZ DİYE ÇEKİNME'
Bahçeli'nin taktığı yüzük ve rozette, kapüşon kesim, ışığa göre renk değiştiren labradorit taşı kullanıldı. Bakara Suresi'nin 249. ayetindeki "Nice küçük topluluklar, Allah'ın izniyle büyük kalabalıklara üstün gelmiştir" ibaresi ve Tonyukuk yazıtının batı yüzü 9'uncu satırında yer alan "Çoklar diye korkma, azız diye çekinme" ibaresi günümüz Türkçesi ile gravür edildi. Tonyukuk Yazıtı'na ait ifade ise Göktürk alfabesi kullanılarak tasarlandı.
NAPOLYONCULUK HEVESİNE KAPILMASIN
Kıbrıs Türkiye'nin güvenlik derinliği, Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanları, Kıbrıs Türkü'nün varlık hakkı ve Türk milletinin stratejik hafızası. Macron'un siyasi ölçeğini aşan Napolyonculuk hevesine kapılması, dost ve hatta çoğu zaman müttefik olan Türk ve Fransız milletleri arasındaki yüzyıllara sâri kadim ilişkilere fayda sağlamaz.
DEPREM POTANSİYELİ
Gündemimizi işgal eden ABD/İsrail-İran gerilimi, yalnızca üç ülke arasında geçen bir askeri veya diplomatik çekişme değil. Bu gerilim Türkiye'nin sınır güvenliğinden enerji maliyetlerine, tarımsal üretimden sanayi girdilerine, lojistik hatlardan dış ticaret dengelerine kadar geniş bir alanı etkileyebilecek büyük bir deprem potansiyeli taşıyor.