Özgür Özel'i ziyaret eden TBB Başkanı Erinç Sağkan'dan skandal çıkış! Yargıyı hedef aldı, adeta CHP sözcülüğüne soyundu
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel’e, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan’dan destek ziyareti geldi. Görüşme sonrası adeta CHP sözcülüğüne soyunarak bağımsız yargı kararını hedef alan Sağkan, Demirtaş ve Kavala davalarına da atıfta bulunarak "Yargı eliyle siyasete müdahale ediliyor" iddiasında bulundu.
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, mahkemenin aldığı "mutlak butlan"kararı ile CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel'i ziyaret etti. Ziyaret sonrası açıklama yapan Sağkan bağımsız yargıyı hedef alarak skandal sözlere imza attı.
Konuşmasında terör suçlarından tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş ve Gezi Parkı davası hükümlüsü Osman Kavala gibi isimlerin davalarına atıfta bulunan TBB Başkanı Sağkan, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmadığını ileri sürdü. Rüşvet ve yolsuzluk suçlamalarıyla gerçekleştirilen İBB operasyonlarını da hedef alan Sağkan, soruşturma süreçlerinde ağır hak ihlalleri yaşandığını, masumiyet karinesinin yok sayıldığını ve ceza hukukunun temel prensiplerinin tamamen çiğnendiğini öne sürdü.
"YARGI ELİYLE SİYASET DİZAYN EDİLİYOR" İFTİRASI
Mevcut durumu "olumsuz bir tablo" olarak nitelendiren Sağkan, bu tablonun yargı eliyle siyasetin dizayn edilme çabasını gösterdiğini iddia etti. Kamuoyunda hukuka olan güvenin tamamen yok olduğunu savunan Sağkan, "Bizler temel hak ve özgürlüklerimizin korunması konusunda yargıya güvenmek durumundayken maalesef yargının bu hak ve özgürlükleri bizzat sınırlandırdığı bir iklimin içerisinde yaşıyoruz." diyerek iddialarını sürdürdü. Sağkan, bu sürece şimdi de Cumhuriyet Halk Partisi'ne yargı eliyle müdahale edilmesinin eklendiğini savundu.
SKANDAL SÖZLER: "DEMOKRATİK SİSTEMİN DİBİNE DİNAMİT KOYMAKTIR"
Yaşananların hukuksal tartışmalarla değerlendirilemeyeceğini savunan TBB Başkanı Sağkan, şaibeli kurultayı aklama çabasına girişti. Sağkan, partinin seçilmiş delegelerinin kendi oylarıyla belirledikleri genel başkanlarını artık yargı eliyle başkalarının belirleyebileceğine ilişkin bir algının ortaya konulmak istendiğini öne sürdü. Bu durumun çok partili demokrasinin sonu anlamına geleceğini iddia eden Sağkan, "Bu aslında çok partili demokrasinin sonu demektir. Bu demokratik sistemin dibine dinamit koymakla eş değer bir süreçtir." şeklinde konuştu.