SON DAKİKA | AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten Özgür Özel'e tepki: Cumhurbaşkanımız kırmızı çizgimizdir!
Son dakika haberi: AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, düzenlediği basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Ömer Çelik, CHP Genel Merkez Binası'nın tahliyesi sonrası Özgür Özel'in provokatif sözleriyle ilgili, "Cumhurbaşkanımız bizim kırmızı çizgimizdir, siyasi zorbalığa izin vermeyiz. Siyasi eleştiriyi aşan bütün ifadeleri Özel'e iade ediyoruz." dedi.
Son dakika... AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, düzenlediği basın toplantısında konuştu. Ömer Çelik, "Özgür Özel kendi zaaflarını kendi siyasi yetersizliklerini örtbas etmek konusunda Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alan haddini aşan bir siyasi üslubu takip ediyor." ifadelerini kullandı.
Ömer Çelik'in açıklamalarından satırbaşları:
Cumhurbaşkanımız bizim kırmızı çizgimizdir, siyasi zorbalığa izin vermeyiz. Siyasi eleştiriyi aşan bütün ifadeleri Özel'e iade ediyoruz.
İlk iddialar CHP'de aktif siyaset yapanlarca dillendirildi. Biz bu olayların herhangi bir yerinde değiliz. İddialar Özgür Özel'in önüne geldi ama atmadı.
Özgür Özel kendi zaaflarını kendi siyasi yetersizliklerini örtbas etmek konusunda Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alan haddini aşan bir siyasi üslubu takip ediyor.
(Özel'e tepki) TOMA'nın üzerine neden çıkıyorsun?
"HUKUK ÖNÜNDE HESAPLAŞACAĞIZ"
Tabii arzumuz sağduyunun, sükunetin, aklın, siyasi aklın, basiretin, ferasetin ve gerçeklerin konuşulduğu bir ortamın hakim olmasıdır. Tercih onlarındır. O protesto hakkını kullanan, eleştiri hakkını kullanan vatandaşlarımıza saygımız büyüktür. Protesto hakkını kullanmak, eleştiri hakkını kullanmak üzere orada bulunan Cumhuriyet Halk Partisi'ne gönül vermiş vatandaşlarımıza saygımız büyüktür. Fakat onların içerisine karışarak bu çirkin üslubu kullananlara, Cumhurbaşkanlığı makamına, partimize, arkadaşlarımıza dönük bu tehdit, şantaj ve hakaret üslubunu kullananlarla da hukuk önünde hesaplaşacağız.
"BUGÜN GELİNEN NOKTA CHP'LİLERİN İÇ ÇATIŞMASI"
Değerli arkadaşlarım, bugün gelinen nokta esasında bir sürü gündem bu işin içine karıştırılsa da CHP'lilerin iç çatışması, iç mücadelesi neticesinde ortaya çıkan birtakım iddiaları yargının araştırmasından ve sonuca bağlamasından ibarettir. Yargı kararı konusunun sonrasında ortaya çıkan tablo nasıl başladı? Hiçbir şekilde hiçbir siyasi parti, AK Parti, Cumhur İttifakı ya da diğer muhalefet partileri bu olayın tarafı değillerdi. Halen de biz bu olayın herhangi bir yerinde değiliz. İlk iddialar Cumhuriyet Halk Partisi'nde milletvekilliği yapmış, belediye başkanlığı yapmış, Cumhuriyet Halk Partisi'nde yöneticilik yapmış ve halen Cumhuriyet Halk Partisi'nde aktif siyaset yapan kişiler tarafından gündeme getirildi. Özgür Özel yönetimindeki Cumhuriyet Halk Partisi'nin o zamanki yönetimi bunları ciddiyetle ele almak, değerlendirmek yerine başka bir yol tercih etti. Bu iddiaların üzerine yine Cumhuriyet Halk Partililer, Cumhuriyet Halk Partisi'nin belediye başkanları, milletvekilleri, yöneticileri tarafından gündeme getirilen bu iddialar karşısında yargı harekete geçti. Yargının bulduğu deliller, yargının yaptığı değerlendirmeler sonucunda bu tablo ortaya çıktı. Dolayısıyla ikide bir burada sanki bu konunun tarafı bizmişiz gibi bir gündem oluşturmaya çalışmak, Özgür Özel yönetiminin baştan beri, Özgür Özel ekibinin baştan beri kendi yetersizliklerini örtmek için kullandığı bir yöntemdir.
Şimdi sık sık şunu söylüyor Sayın Özgür Özel. Diyor ki siyaset yargı eliyle dizayn ediliyor. Bakınız, biz AK Parti kurulduğundan beri siyasetin yargı eliyle dizaynında iki kavram üzerinde hassasiyetle durduk. Bir tanesi yargı vesayeti, diğeri yargısal aktivizm. Ve AK Parti'nin siyasi mücadelesinin ve Türkiye'nin en önemli demokrasi mücadelesinin AK Parti tarafından ortaya koyulan iradesi askeri vesayete karşı olmak kadar, yargı vesayetine ve yargısal aktivizme de karşı olmaktır. O sebeple sivil siyasetin üstünlüğünü ve sivil siyasetin dokunulmazlığını her zaman en güçlü biçimde biz savunduk. Yargısal aktivizm ve yargı vesayeti ya da yargı faaliyeti yoluyla siyasetin dizayn edilmesi siyaset değildir. Anti siyasettir. Dolayısıyla demokrasiye aykırıdır. Bunun mücadelesini biz verdik. Tabii biz yargısal aktivizme ve yargısal vesayete karşı olduğumuz kadar siyasetin ekonomik yolsuzluk yoluyla, siyasi çökme yoluyla dizayn edilmesine de karşı çıktık.