SON DAKİKA… CHP mutlak butlan kararına itiraz etmişti! YSK reddin gerekçesini açıkladı
SON DAKİKA… CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve ekibinin, mahkemenin mutlak butlan kararına ilişkin yaptığı başvuru Yüksek Seçim Kurulu’ndan (YSK) döndü. YSK, ret kararının gerekçesinde, mahkemeler tarafından verilen kararların denetim merciinin Yargıtay olduğunu belirterek, “YSK temyiz mercii değildir. Mutlak butlan kararının Kurulumuz tarafından incelenmesi ve denetlenmesi mümkün değildir” dedi.
SON DAKİKA... Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Özgür Özel ve mevcut yönetimin mahkeme kararıyla ihtiyati tedbir kapsamında görevden uzaklaştırılması sürecine ilişkin yapılan "mazbataların geçerliliğinin tespiti ve seçilenlerin görevine devam etmesi" talebini reddetti. Kurulun gerekçesinde, siyasi partilerin seçimli kongrelerinde ilçe seçim kurullarının gözetim ve denetim yetkisinin yalnızca seçim süreciyle sınırlı olduğu, bu yetkinin oy verme işleminin tamamlanması, tutanağın düzenlenmesi ve itirazların kesin olarak karara bağlanmasıyla sona erdiği ifade edildi.

SEÇİM KURULLARININ GÖREV ALANI DIŞINDA
Siyasi parti kongrelerinde organ seçimleri kapsamı dışında kalan gündem maddeleri, alınan kararlar ve kongrenin iptali yönündeki taleplerin seçim kurullarının görev alanı dışında olduğu vurgulanarak "2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 21. maddesinin 10'uncu ve 11'inci fıkralarında seçim sonuçlarını etkileyecek ölçüde usulsüzlüklerin seçim hakimince tespiti halinde seçimlerin iptaline karar verileceği hususuna yer verilmişse de burada belirtilen yetki, seçim günü ve devamı sırasındaki oylamaların usulünce yapılıp yapılmadığı, tutanakların usulünce tutulup tutulmadığı gibi seçim hukuku kapsamındaki usulsüzlüklere ilişkin itirazları inceleyip karara bağlamaktan ibarettir. Bunun haricinde 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 29 ve 121'inci maddeleri gereğince Türk Medeni Kanunu ve Dernekler Kanunu hükümleri çerçevesinde maddi hukuk anlamındaki delillerin değerlendirilmesini gerektirecek nitelikte olan iddiaların tespitine yönelik olarak seçim kurullarının herhangi bir görev ve yetkisi bulunmamaktadır." değerlendirilmesine yer verildi.
Kararda, "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361 ve devamı maddelerine göre bölge adliye mahkemelerinin verdiği kararların inceleme merci Yargıtaydır. Yüksek Seçim Kurulunun hukuk mahkemelerinin verdiği kararların temyiz merci olmadığı ise her türlü izahtan varestedir." ifadeleri kullanılarak tam kanunsuzluk iddiası kapsamında Kurula yapılan başvuruların yalnızca il ve ilçe seçim kurullarınca tesis edilen işlemlerin denetimiyle sınırlı olduğu belirtildi. Başvuranın bu denetim yolu kapsamında Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 21 Mayıs tarihli ve 2026/32 esas, 2026/658 karar sayılı hükmünün incelenmesini talep ettiği, ancak söz konusu kararın temyiz merciinin Yargıtay olduğu belirtildi. Bu nedenle anılan bölge adliye mahkemesi kararının seçim hukuku çerçevesinde Yüksek Seçim Kurulu tarafından denetlenmesine hukuken imkan bulunmadığı ifade edildi. Kararın, devam eden bir kongre veya kurultaya ilişkin olmayıp daha önce gerçekleştirilmiş kongre ve kurultaylara dair olduğu kaydedildi. Bu kapsamda, seçim iş ve işlemlerinin yürütülmesine ya da devamına yönelik olarak Kurul tarafından alınması gereken bir karar bulunmadığı vurgulandı.