Oyun kurucu olduğumuzu dosta düşmana gösterdik
Başkan Erdoğan, Milli Güvenlik Konferansı'nda konuştu: Milli güvenliğimiz riske girdiğinde gözümüzün hiçbir şeyi görmeyeceğini Irak'ta, Suriye'de ortaya koyduk. Türkiye, başkalarının senaryolarında kendisine rol biçilen bir ülke değil, kendi hikâyesini yazan, kendi geleceğini şekillendiren bir ülke haline geldi
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Milli Güvenlik Konferansları Açılış Töreni'nde konuştu:
Milletçe stratejik önemi yüksek ve zorlu bir coğrafyada asırlardır varlık gösteriyoruz. Her zaman söylediğimiz gibi Türkiye Cumhuriyeti bizim bu topraklarda kurduğumuz ilk değil, en son devletimizdir. Bunu bilhassa şunun için söylüyorum, kurduğumuz devletlerin adları ve yöneticileri zamanla değişmekle birlikte 'ebed müddet' vasfı her zaman baki kalmıştır.
Karar alma aşamasından uygulama safhasına kadar sınır ötesi operasyon süreci Türkiye'nin bağımsızlığını teyit eden bir rol üstlenmiştir. Milli güvenliğimiz riske girdiğinde gözümüzün hiçbir şeyi görmeyeceğini böylece çok net biçimde ortaya koyduk. Irak ve Suriye harekâtlarımız, ülkemizin tepesine yerleştirilen cam tavanı parçalayarak güvenlik paradigmamızda yeni bir dönemi başlatmıştır.
Türkiye, başkalarının senaryolarında kendisine rol biçilen bir ülke değil, kendi hikâyesini yazan, kendi geleceğini şekillendiren ve bölgesinde oyun kurucu bir aktör haline geldiğini dost düşman herkese göstermiştir. Bugün kendi önceliklerimiz ve yöntemlerimizle yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizin de Körfez bölgesinden Kuzey Afrika'ya ve Doğu Akdeniz'e uzanan kararlı adımlarımızın da gerisinde işte bu artan özgüven, cesaret, planlama ve bağımsız hareket edebilme kabiliyeti vardır. Terörsüz Türkiye süreci, bir güvenlik politikasının ötesinde ülkemizin yeni yüzyılına ilişkin stratejik bir devlet vizyonunun adıdır. İnşallah süreç hedeflerimizle uyumlu bir şekilde başarıya ulaştığında iç cephemizi güçlendirmekle kalmayacak, Türkiye'nin güvenliğini tahkim edecek, milletimizin önünde yeni kapıların açılmasına vesile olacaktır.

GÜÇLÜ OLMAK DIŞINDA SEÇENEĞİMİZ YOK
Türkiye harp sahalarını en iyi okuyan ülkelerden biri olmuştur. Kendimizi sürekli geliştirmeye çalıştık. Savunma sanayiimizi güçlendirerek dışa bağımlılığımızı en aza indirdik. Sahip olduğumuz kapasitenin değerini etrafımızı kuşatan krize baktığımızda çok net görüyoruz. Türkiye Yüzyılı ifadesinde anlamını bulan büyük ve güçlü Türkiye'yi adım adım inşa edeceğiz. İlham kaynağımız milletimizdir. Türk milleti var oldukça devletimiz de var olmaya devam edecektir. Sadece kendi bekamız için değil dost ve kardeş ülkelerin huzuru için de güçlü olmak dışında seçeneğimiz yok. Gardımızı indirirsek bize bu topraklarda hayat hakkı tanımazlar.
KUVVETİMİZİ MİLLETTEN ALIYORUZ
Kutlu mücadelemizde en büyük kuvvet ve ilham kaynağımız milletimizdir. Devleti ebed müddet aziz milletimizin bizatihi kendisidir. Türk milleti var oldukça devletimiz de var olmaya devam edecektir. Bunun için ordumuz, istihbaratımız, emniyetimiz, jandarmamız ve savunma sanayiimiz en yüksek hazırlık seviyesinde olacak. Ama bunlarla birlikte asıl bizi biz yapan, bizi güçlü kılan varlığımızı borçlu olduğumuz değerlere saygı göstereceğiz. Asıl maddi güç unsurlarının üzerinde yükseldiği zemini sağlam tutacağız. O zemin milletimizin ezeli ve ebedi kardeşliğidir.

Başkan Erdoğan'a Cumhurbaşkanlığı Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Vali Okay Memiş tarafından 19'uncu yüzyılın önemli düşünür ve şairlerinden Abdülhak Molla'ya ait ''Hazır ol cenge, eğer istersen sulh-u salah'' yani ''Barış istiyorsan savaşa hazır ol'' sözleri yazan bir tablo hediye edildi.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE DEVLET VİZYONUDUR
Nice zorluklarla karşılaştık, nice ihanetlere maruz kaldık, nice badirelerden geçtik ama her defasında anka kuşu gibi küllerimizden yeniden doğduk. Bugüne kadar vatanımızın bekasını, devletimizin güvenliğini, milletimizin istiklal ve istikbalini güvenceye alma noktasında kendi bileğimizin gücü dışında kimseye umut bağlamadık. Milli Mücadele'yi bu anlayışla yürüttük. Cumhuriyetimizi bu anlayışla kurduk, demokrasimize yönelen saldırıları bu anlayışla püskürttük. 40 yılı aşan terörle mücadelemizi yine bu anlayışla sürdürdük. Tüm bunları yaparken tarihin ve aziz milletimizin şahitliğinde ağır bedeller ödedik. Büyük mücadeleler verdik ve çok önemli kazanımlar elde ettik. Özellikle 15 Temmuz ihaneti sonrası devreye aldığımız terörü kaynağında yok etme stratejisi ile içeride ve dışarıda kritik başarılara imza attık. Bu sayede bir taraftan tüm terör örgütlerine karşı çok yönlü bir mücadele yürütürken diğer taraftan da sınır ötesi harekâtlarla ülkemizin güney sınırları boyunca bir güvenlik hattı oluşturduk. Terörsüz Türkiye süreci ülkemizin yeni yüzyılına ilişkin stratejik devlet vizyonunun adıdır.
YAPAY ZEKÂ GÜVENLİK MESELESİ
Veri güvenliğine çok önem veriyoruz. Doğru kullanıldığında yapay zekâ karar alma sürecini hızlandırmaktadır. Yapay zekâ ciddi riskler de barındırmaktadır. Yapay zekâyı etik, hukuki, toplumsal boyutları olan bir güvenlik meselesi olarak ele almak tercihten öte zorunluluktur.
DEVLETİMİZİ FETÖ'DEN TEMİZLEDİK
Güvenlik kurumlarımız arasındaki eşgüdümümüzü en üst düzeye çıkartarak riskleri bertaraf ettik. Devletimizi Türkiye düşmanlarına maşalık yapan FETÖ'vari yapılardan temizleyerek sızıntıların ve içerden sabotajların önüne geçtik. Demokratik reformlarımızda özgürlük ve güvenlik arasında denge yakaladık.