Özel okulda LGBT'li öğretmen skandalı
İstanbul’daki özel bir okulun yönetimi, erkek öğretmenin artık kadın olarak görevine devam etmesine izin verdi. Velileri de ‘cinsel kimlik gelişimi’ seminerine davet etti. Büyük tepki toplayan travesti öğretmen skandalına ilişkin şikayetler üzerine Milli Eğitim Bakanlığı inceleme başlattı.
İstanbul Sarıyer'deki özel bir okulda skandal bir gelişme yaşandı. Sarıyer Açı Ortaokulu'nda 6'ncı sınıf İngilizce öğretmeni olan Burak Ü., İstanbul 36. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvurarak cinsiyetini hukuk yoluyla kadına çevirdi. Adını "Zoe Lila" olarak değiştiren öğretmen, derslere yeni hali, giysileri ve aksesuarlarla girmeye başladı.

NORMALLEŞTİRME ÇABASI
Durumu öğrenen veliler, okul yönetimini arayıp endişelerini dile getirdi. Bunun üzerine ise okul yönetimi, velilere bir bilgilendirme maili gönderdi. Mailde, İngilizce öğretmeni Burak Ü.'nün yasal başvuru kapsamında cinsiyet uyum sürecinde isim değişikliği yaptığı ve artık 'Zoe Lila' adıyla görevine devam edeceği belirtildi. Mailde ayrıca veliler, aynı gün düzenlenecek "Cinsel Kimlik Gelişimi" seminerine davet edildi. Ancak olay kısa sürede okul yönetimine yönelik ciddi tepkilere dönüşürken, veliler okul yönetiminin tutumunu, 'durumu normalleştirme çabası' olarak değerlendirdi. Veliler, cinsiyet değiştirme gibi hassas bir konunun pedagojik zemin hazırlanmadan ve ailelerle sağlıklı iletişim kurulmadan çocukların gündemine taşınmasını eleştirdi.

MÜFETTİŞ GÖREVLENDİRİLDİ
Okul yönetiminin yapacağı seminer öncesinde il ya da ilçe milli eğitim ve kaymakamlık düzeyinde gerekli izin süreçlerinin de tamamlanmadığı kaydedildi. Gelen şikâyetler üzerine Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) inceleme başlattığı ve müfettiş görevlendirdiği öğrenildi. Hem idari süreç hem de okul yönetiminin pedagojik yaklaşımı mercek altına alınacak.

VELİLER: DAYATMA YAPILDI
Bazı veliler, kendilerine yalnızca bilgilendirme yapıldığını, görüşlerinin alınmadığını ve seminerin adeta zorunlu bir süreç gibi sunulduğunu savundu. Özellikle ortaokul çağındaki çocukları ilgilendiren hassas konularda aile-okul işbirliğinin vazgeçilmez olduğu vurgulandı. Veliler, okul yönetiminin önce ailelerin kaygılarını dinlemesi, ardından pedagojik çerçevesi net bir iletişim modeli kurması gerektiğini belirtti.
'TRAVMAYA SEBEP OLABİLİR' PSİKOLOG
Mehmet Büyükçorak, "Bu konuyu ve tartışmayı kişinin bireysel tercihi ya da özel yaşamı olarak değil, oldukça fazla kalabalık yaş grubunda, erken ergenlik döneminde olan öğrencilere hizmet veren bir durum olarak değerlendirmek lazım. 12-13-14 yaş grubundaki bir öğrenci grubuna siz 'Cinsiyetini değiştirdi ve bundan sonra böyle devam edecek' dediğiniz zaman kültürel değerler ile kişisel tercihleri çatıştırmaya başlarsınız. Kurumun sorumluluğu öğrenciyi fiziksel tehditlerden koruduğu kadar psikolojik ve zihinsel tehditlerden de korumaktır. Eğer siz çocuklara taşıyabileceğinden çok fazla bir yükü bir anda böyle bırakırsanız ve bir de bunu normalleştirirseniz travmatik sebepler ortaya çıkabilir. Çocuklar kendi cinsel yönelimleriyle ilgili çözemeyeceği birtakım sorularla karşılaşabilir" dedi.
PEDAGOJİK OLARAK TEPKİ ÇEKTİ
Eğitim uzmanları, ergenliğe geçiş dönemindeki çocukların kimlik gelişimi açısından son derece hassas bir süreçten geçtiğini belirtiyor. Bu yaş grubuna aktarılacak her bilginin gelişim düzeyi, psikolojik hazır oluş ve aile dinamikleri dikkate alınarak planlanması gerektiği ifade ediliyor. Uzmanlara göre pedagojik hazırlık yapılmadan atılan her adım, çocuklarda kafa karışıklığına ve ailelerde güven krizine yol açabiliyor.