Sıkıntılar bize yeni imkânlar sunuyor
ALLY for Future Kurucusu ve İslam İşbirliği Teşkilatı Kadın Danışma Konseyi Başkanı Dr. Esra Albayrak, “Kendi kültürel ve entelektüel zemininden beslenen yeni bir dil, yeni bir düşünme biçimi, yeni bir anlayış, yeni bir gelecek tasavvuru içine girmeliyiz” dedi
"ALLY for Future: Genç Müslüman Kadınlar Liderlik Programı" Ankara'da başladı. Başkentteki otelde düzenlenen etkinlikte "Fark Yaratan Kadınlar: İnsan Hakları Mücadelesinde Liderlik Örnekleri" başlıklı konuşma yapan ALLY for Future Kurucusu ve İslam İşbirliği Teşkilatı Kadın Danışma Konseyi Başkanı Dr. Esra Albayrak, programa 25 ülkeden genç kadınların geldiğini, 10 yıl önce kuruluşuna emek verdikleri İslam İşbirliği Teşkilatı Kadın Danışma Konseyi ile temellerini attıkları kadın liderlik programında 3. kez buluştuklarını söyledi.
Albayrak, katılımcılara telefon ışığıyla ameliyat yapan bir doktor ile hemşirenin, kısıtlı imkânlarla temiz su getirmeye çalışan mühendisin, savaş ortamında çocuğunun rutinini korumaya çalışan annenin görüntülerini izletti. Dünyanın en zor şartlarında topluma liderlik eden kadınların dünyanın hâkim liderlik anlatısında neredeyse hiç görülmediğine dikkati çeken ve "Kadınları neden bu hâkim anlatının içinde görmüyoruz?" sorusunu sormak zorunda olduklarını vurgulayan Albayrak, bunun cevabının modern dünyanın kuruluşuna kadar uzandığını söyledi. Dillerinin, renklerinin ve kültürlerinin farklı görünebileceğini ama ufka aynı inançla baktıklarını ve aynı çağın yükünü hep birlikte omuzladıklarını vurgulayan Albayrak, şunları kaydetti:
"Bir yandan savaşların, göçlerin, yükselen İslamofobi'nin ağırlığını tarihin her döneminde olduğu gibi yine en çok biz kadınlar taşıyoruz. Bir yandan da başkasının tanımlarıyla çizilmiş bir haritanın içinde kendimizi anlatma mücadelesi veriyoruz. Aranızda bu yüklerin ağırlığını omuzlarında yoğun hisseden birçok genç kadın görüyorum. Sevgili genç arkadaşlar, şunu unutmayın ki o yük, sizin yegâne imkânınızdır. Sizi ezen değil ayağa kaldıran, dimdik yürüten, adaletsiz dünyaya karşı duracak çelikten iradeyi var eden hazinenizdir o yük. Tarihin yönünü değiştirenlere baktığınızda omuzlarındaki yükü kaldırma cesareti gösterenleri görürsünüz yani bir derdi olanları, her sabah onu erkenden yatağından kaldıracak derdi olanları. Hepimiz aynı bedeli ödemek zorunda kalmayabiliriz ama uğruna ölümü göze almak isteyeceğimiz bir davamız olmalı, bir derdimiz olmalı."

İNSAN OLDUĞU İÇİN...
Başka merkezlerin gündemlerinden ithal edilmiş yapay dertlerden söz etmediğinin altını çizen Albayrak, "Kendi hikâyemizi kurma, kendi anlatımızı inşa etme, insanın sadece insan olduğu için değerli gören bir anlayışı yeryüzünde hâkim kılma davasından bahsediyorum" dedi.
"Bu dert, bulunduğumuz dönemde çok daha kritik çünkü tarihin iki büyük eşiğinde duruyoruz şu anda" ifadelerini kullanan Albayrak, şunları dile getirdi:
"Sıkıntıları konuşuyoruz ama aynı sıkıntıların bir imkân oluşturduğuna şahit oluyoruz. Bir tarafta Gazze... Kurulu küresel düzenin ve sözde evrensel değerlerin ahlaki iflasını bize açıkça gösteriyor. Başından beri konuştuğumuz o harita, gözlerimizin önünde adeta çatırdıyor. Bu, tarihi bir eşik. Öte yanda henüz yazılmamış bir başlangıç. Yapay zekâ, yapay zekâ ile beraber yeniden inşa edilebileceğini gördüğümüz teknokolonyal düzen. İnsanlık, matbaadan bu yana belki de en büyük dönüşümün başlangıç günlerinde. Bu dönüşüm ya var olan adaletsiz sistemi daha da derinleştirecek ve gücü daha da az sayıda elde toplayacak ya da daha adil bir dünyanın önünü açmak için bir fırsata dönüşecek. Eski harita çöküyor, yeni harita henüz çizilmedi, ahlaki kodları henüz yazılmış değil ama yeni düzenin masasında olma imkânımız olabilir. Biz gençler olarak buna aday olmalıyız."
Albayrak, programda kendilerini bir araya getiren Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na, destek veren Dışişleri Bakanlığı ile İslam İşbirliği Teşkilatı ve diğer kurumların temsilcilerine teşekkür etti.
KALKINMA YÜRÜŞÜNÜN EN ASLİ ÖZNELERİ
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ise açılıştaki konuşmasında "Bir dönem üniversite kapılarında, kamu kurumlarında, çalışma hayatında inancı ve kıyafeti nedeniyle dışlanan kadınlar, bugün Türkiye'nin kalkınma yürüyüşünün en asli özneleri hâline geldi" dedi. Göktaş şunları kaydetti: - 2002'de yüzde 14 olan üniversiteli kız öğrenci oranı, 2025'te yüzde 53 oldu.
- 2002'de yüzde 36 olan kadın öğretim görevlisi oranı bugün yüzde 53.
- TBMM'deki kadın temsiliyeti yüzde 19.8 seviyesine taşındı.
- Hâkim ve savcıların yüzde 40'ını kadınlar oluşturuyor.